HES şirketi Erdoğan’ın genelgesini FETÖ’cü vali ile aşmış!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Erdoğan’ın kısa ömrünün kaldığı anlatılan FETÖ’cü sohbetlere katılan kamu görevlileri, Başbakanlık genelgesine takılan HES şirketinin tahsis işini şıp diye çözmüş…
 
Isparta’da Köprüçay üzerinde inşa edilen Kasımlar Barajının yok ettiği yolun yerine yapılan yeni yol için kamu arazilerinin tahsisi dönemin Başbakanı Erdoğan’ın imzasıyla yayınlanan genelgeye takıldı. Baraj şirketi ise Erdoğan’ın genelgesine takılan tahsisle ilgili işlemleri hızlandırmak için bugün her ikisi de FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan eski Isparta Valisi Memduh Oğuz ve BAKA Genel Sekreteri Tuncay Engin’i devreye sokarak aştı. Yüklenici firmanın konuyla ilgili yazdığı teşekkür mektubuyla ortaya çıkan olayın araştırılmasını talep eden Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu, “HES şirketi yetkilileriyle bugün FETÖ’den tutuklanan dönemin kamu görevlileri arasında ne tür bir ilişki kurulduğunun ortaya çıkarılmasını bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
 
Isparta’nın Sütçüler ilçesi sınırlarındaki Kasımlar I HES ile Manavgat sınırındaki Kasımlar II HES için oluşturulacak baraj gölünün altında kalan Kesme- Ayvalıpınar yolunun yeniden yapılabilmesi için bölgedeki kamu arazilerinin tahsisi gerekiyordu. Ancak bugün stabil olarak kullanılan yolla ilgili tahsis işlemleri, 16 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Başbakanlık Genelgesi’ne takıldı.
 
ERDOĞAN’IN İZNİNE TAKILAN TAHSİSLERDE KUYRUK OLUŞTU
Kamuoyunda ’16 Haziran Genelgesi’ olarak anılan ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan genelgeyle, kamuya ait tüm taşınmaz malların satışı, kirası, devri ve takası için Başbakanlık’tan izin alınması şartı getirilmişti. Büyük bölümü Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Hazinenin tasarrufunda bulunan arazilerle ilgili izinlerde büyük bir yığılmaya neden olan genelge, enerji ve madencilik başta olmak üzere yatırımcılar arasında panik yaratmıştı.
GENELGENİN ARKASINDA PARALEL ENDİŞE Mİ VARDI?
Bir metrekarelik kamu arazisinin tahsisinin dahi Başbakan Erdoğan’ın onayına tabii kılan genelge, Başbakan Tayip Erdoğan’a yönelik eleştirileri de beraberinde getirmişti. Ancak kamu arazilerinin Erdoğan’ın denetimi dışında, özellikle ‘paralel yapı’ ve başka çıkar gruplarına tahsis edilmesinin önünü kesmeye yönelik olduğu şeklinde yorumlanan genelgeyi aşmak için paralel yapıyı kullanan kimi yatırımcılar sonuç almayı başardı.
ARAZİ TAHSİSİ GENELGEYE TAKILAN ŞİRKET, BAKA’YI DEVREYE SOKTU
Yol için talep edilen kamu arazilerinin tahsisi Erdoğan’ın genelgesine takılan Kasımlar Barajı ve HES projesinin yüklenici firması GÜLSAN Holding, işlemlerin uzaması nedeniyle Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA)’dan destek istedi. Bunun  üzerine harekete geçen BAKA yetkilileri, o günlerde “Okyanus ötesindeki en büyüğü hürmetle selamlıyorum” sözleriyle Fethullah Gülen’e selam göndererek tartışma yaratan dönemin Isparta Valisi Memduh Oğuz’un da desteğiyle tahsis işlemlerini HES şirketinin lehine sonuçlandırdı.
Kamu görevlileri, Başbakanlık genelgesine takılan HES şirketinin tahsis işini şıp diye çözmüş…
Kamu görevlileri, Başbakanlık genelgesine takılan HES şirketinin tahsis işini şıp diye çözmüş…
 
HES ŞİRKETİ VALİ VE BAKA YÖNETİCİSİNE TEŞEKKÜR MEKTUBU YAZDI
Yüzlerce yatırımcı tahsis kuyruğunda beklerken Erdoğan’ın genelgesini bu yolla aşmayı başaran HES şirketi, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Isparta’da yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan eski vali Oğuz ve BAKA Genel Sekreteri Engin’e bir teşekkür mektubu yazmış. HES şirketi yetkililerinin, Vali Oğuz ve BAKA yetkililerine gönderdiği teşekkür mektubunda, “BAKA’ya yaptığımız müracaat ve bunun akabinde ajansın konuyu derhal aktardığı Başbakanlık Yatırım Ajansı’nın yakın ilgileri sayesinde sonuçlandırılmış bulunmaktadır. Boşa akan su sebebiyle ülkemizin her gün kaybettiği 55 bin Dolar göz önüne alındığında tek bir günün bile barajımızın inşaatı için çok önemli olduğunun ajans tarafından müşahede edilmiş olması ve konuyu ısrarlı takibi her türlü takdire şayandır. Bu vesileyle zatıalinizin şahsında, başta Genel Sekreter Tuncay Engin olmak üzere tüm BAKA personeline takdir ve teşekkürlerimizi sunarız” ifadelerine yer verilmesi dikkati çekiyor.
KÖPRÜÇAY KORUMA PLATFORMU’NDAN ŞAİBE İDDİASI
2012 yılında gerçekleştirilen kamu arazilerinin tahsisi konusunda şaibeli bir durumun ortaya çıktığını ileri süren Yukarı Köprüçay Havzası Koruma Platformu’nca yapılan açıklamada, “HES şirketi yetkilileriyle bugün FETÖ’den tutuklanan dönemin kamu görevlileri arasında ne tür bir ilişki kurulduğunun ortaya çıkarılmasını ve kamuoyuna açıklanmasını bekliyoruz. Aksi durumda konuyla ilgili oluşan şaibeler ve soru işaretleri asla ortadan kalkmayacaktır” görüşüne yer verildi.
 
BAKA’NIN ESKİ GENEL SEKRETERİ ENGİN’İN FETÖ İLİŞKİSİ
Baraj şirketinin zorlandığı tahsisleri kısa sürede çözen dönemin BAKA Genel Sekreteri Tuncay Engin’in de aralarında olduğu 5 üst düzey BAKA yöneticisi FETÖ soruşturmasında tutuklandı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan BAKA çalışanı İ.K, 2010 yılında BAKA’da uzman olarak çalışmaya başladığını, 3-5 ay sonra ise yeni kurulan bölümlerden birinin başına geçtiğini anlattı.
 
‘ERDOĞAN VE GÜL’ÜN KISA ÖMÜRLERİ KALDIĞINI SÖYLEDİLER’
İfadesinde, Tuncay Engin’in genel sekreter olarak görev yaptığını anlatan İ.K, özetle şunları söylemişti:
“5- 6 ay sonra Tuncay Engin bana BAKA’da görevli arkadaşlar ile çayda toplanacaklarını, benim de katılmamı istedi. Ben de kabul ettim. İlk kez Ö.M.’nin evine gittik. Tuncay Engin SDÜ’de öğretim görevlisi olan İ.A. ile geldi, bize tanıştırdı. ‘Bundan sonra bir araya gelinecek, İ. hoca zaman zaman sohbetlere katılacak’ dedi… Sohbetlerde Fethullah Gülen’in vaaz kasetleri, genelde bilgisayardan, internet ortamında ‘herkul.org‘ isimli adresten ya da CD’lerde dinleniyordu. Bu toplantılar 2013 yılına kadar dini hassasiyetler üzerineyken 2013 yılı başlarından itibaren ise o dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık problemleri olduğunu, kısa ömürlerinin kaldığını söylenmeye başlandı. Sohbetlerin amacı dışına çıktığını gördüm ve 2013 yaz ayında bıraktım. Sonra da 17- 25 Aralık denilen olaylar ortaya çıktı. Benim sohbetleri bırakmam üzerine sohbetlerde bulunanlar benimle konuşmamaya başladı. Beni dışladılar. Sadece iş nedeniyle konuşmam gerekiyorsa konuştum. Tuncay Engin’in genel sekreterliği döneminde sohbetlere katılan arkadaşlar birim başkanlığına getirildi.
Önceki haber‘Brexit’ için parlamento onay verecek
Sonraki haberHDP’ye operasyon ve akabinde patlayan bomba!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here