Hijyenik yumurtalı akıtma…

Hijyenik yumurtalı akıtma…

0
PAYLAŞ

çıkartılabileceğini düşünemezdik. 1 milyon tavuğun ve sayısız göçmenin, bedelini canlarıyla ödedikleri trajik, travmatik ve bürokratik ihmalkarlık sektörü, ünlü Türk büyükleri nezdinde yeni bir kazanç kapısı yarattı, sadece kendi değirmenlerine un akıtanlar için.  Yani bir nevi şöyle oldu… Hükümetin ihmalkarlığı, servet beyanında kemale ermiş bir hükümet üyesine ve aslan oğluna yeni iş kapıları açtı… Pazarlarda hijyenik pastorize yumurta satacak çocukcağız… Sırf  Horoz Nuri’nin civcivleri rahat geçinebilsinler ve yemlenebilsinler maksadıyla, Üsküdar Belediyesi de yağ tedarik ediverdi,  hijyenik yumurtalı un akıtmaları doyurucu olsun diyerekten…


Eh böylece, Üsküdar’ın katibinin eteği biraz çamurlandı ama ünlü Türk büyüğümüzün villaları da kurtuldu… Çocuklarım artık rahat edecekler demişti babaları… Sözünü tuttu ve götürdü malı… Darısı evine akşamları iki lokma ekmek götüremeyen insancıklarımızın çocuklarının başına… Zaten, boğaz manzaralı ancak % 6 imarlı, gurk tavuğun kümesi kadar bir yermiş topu topu, anca 2 villa bir folluk sığdırılmıştı… Şimdi imar planı % 20 ye çıkınca hiç olmazsa tünemelerine gerek kalmayacak, ayaklarını uzatıp oturabilecekler ve kafalarını yastığa koyduklarında uyuyabilecekler geniş geniş… Halkının sefaletine, yetimin sütüne, emeklinin ekmeğine kaygılanmadan…  Artık yeni hijyenik villalarında, hijyenik biçimde yaşayıp, babalarının damağına layık hijyenik yumurtalar üretirler. Sonra bir yumurtayı sütle çalkalayıp, kızarmış ekmek, biraz da peynir ile ailece yerler, ülkeyi yedikleri gibi… İnsanlarımızı yedikleri gibi ve beynimizi yedirdikleri gibi…


Suratından şirinlik ve dürüstlük akan ve devletimizin parasını, pulunu emanet ettiğimiz tonton Maliye Bakanımız, ne kadar zeki ve iş bitirici bir iş adamı ve nasıl şefkatli bir baba olduğunu ve paramızı ne kadar ehli birisine teslim ettiğimizi bir kez daha ispatladı. İçimiz artık rahat olabilir. İnsanın fesat aklına fesat şeyler de geliyor ama olacak iş değil… Yani hijyenik yumurta tekeli kurmak için ne gerek vardı bunca tavuğu telef etmeye gibisinden… Yarın, küvezde tüp civciv ve zevkten dörtköşe biçimde yumurta da üretirler zahir bunlar, dört başı mağmur, köşe durumlarına paralel olaraktan… Bir de hijyenik kanatçılığa başladılar mı artık bakanlık yapmaya da gerek kalmaz…


Artık, kayısı kıvamında, cıvık, rafadan veya yağda yumurtalarımızı içimize sinerek yiyebileceğiz. Çünkü bunlar öz be öz Maliye Bakanlığının yumurtaları… Çünkü bunlar bakanımızın namuslu duruşları ve servet kanalları kadar hijyenik, naylon vuruşları kadar pastorize… Peki, bu durumdan vazife çıkartma süratine ve sırf halkımız yumurtasız, proteinsiz kalmasın diye anında hijyen tesisleri kurup, horozlara viagra dağıtarak, fedakar Türk tavuklarına seri hijyen yumurta yumurtlatan devlet gücüne ne demeli? Yani sırf başkaları da yumurtalı un akıtma işine girmesinler diye, horozlara bedava prezervatif dağıtma kampanyası da yaparlar bunlar yakında… Hem de Üsküdar Belediyesinin sponsorluğunda… Namus konularına böyle geniş açıdan bakan da ancak böyle kaliteli fikirler yumurtlardı…


Pastorize bile olamadan soyukırılan bunca Türk tavuku, vatanları için ölürken bile, pastorize yumurta sanayinin gelişmesine nasıl hizmet edebiliyorlarsa, bunca işsiz ve aç üniversite mezunumuz da  işsizlikten sürünürken, zeki birileri çıkıp, her fırsatın değerlendirilerek nasıl sürünülmeyeceği dersini veriyor gafil açlarımıza… Ve çok güzel örnek oluyorlar yükselen yeni nesillerimize… Aç tavuk arpa ambarında uyurmuş, bunlar sürekli un akıtmaktan dolayı hep uyanıklar. Sadakatli çalışkanlığı sayesinde, imar planında yapılanma oranını üçe katlayarak, Maliye Bakanını mutlu etmek suretiyle ülkeye büyük hizmetler sunan Üsküdar Belediyesinin, setresi uzun, eteği çamur katiplerinin ve yumurta AKı kıvamında vıcık vıcık ve yarı akışkan ak pak başkanının, bu yumurtalı un akıtma projesine de sahip çıkmasını bekliyoruz. Hani nasıl Kanlıca’nın yoğurdu var, Çengelköy’ün hıyarı var, Beykoz’un paçası, Sarıyer’in böreği… İşte Üsküdar’ın da artık yumurtalı un akıtması olsun… Un akıtma merkezleri kursunlar boğaza nazır… Ve başörtüsüz, cübbesiz girilemesin. Yoksa namus kalmaz ortada…


Maliye Bakanı, mal varlığı beyan etmek durumunda kalırsa, önce kendini beyan etmeli, sonra zekasını… Sonra da yumurtalarını…
Beykoz’da imara açtıracağı 50 dönümlük ormanının bile mal değeri, kendi değeri kadar etmez.


Bir an önce ununu eleyip, eleğini duvara asması dileğiyle…


Metin Sözüçetin metinsozucetin@yahoo.co.uk

BİR CEVAP BIRAK