Hilal Tv’de bir hanımefendi

Bu yil Ekim ayi sonunda, Sultanbeyli Belediyesi için hazirlanan, Kadin Bulusmalari programinda, bir Hanimefendi ile tanistim. Kendisiyle, ” göç ve kadin, göçün kadin üzerindeki etkisi” konulu söylesiyi gerçeklestirirken, ikimiz de gördük ki, biz insani anlatan, daha çok konuda konusmak istiyoruz, kavillestik, bir baska zaman ve zemin için. Aralik ayinin ilk haftasinda, HILAL TV de hazirlayip sundugu ”HANIMEFENDI” isimli programina beni ve Ikbal GÜRPINAR’ i davet etti, çok mutlu olarak , programa gittim.
Uzun yillardir görmedigim eski bir dostu, ve yeni kazandigim bir dostu görmenin, ayni saygi ve sevgi dilini konusmanin hazzini yasadim.

Hanimefendi’ nin adi Saliha ERDIM, 1956 Samsun dogumlu, yigit bir Karadeniz kizi, 6 çocuklu güzel bir anne, çok çaliskan bir Türk kadini. Çocuk-aile-egitim-ruhsal gelisim seminerleri veriyor, radyo ve TV de program hazirlayip sunuyor, siir yaziyor, taki tasarimi yapiyor ve en mühimi esiyle mutlu olmayi yakalamis, yuvasinda huzurlu bir kadin. Allah nazardan saklasin diyorum ve Allah herkese huzurlu hayati nasip etsin diye dua ediyorum.
Ikbal GÜRPINAR, güzel sesi ve yorumuyla ve müthis hafizasiyla ezbere siirler okuyan, kitap yazan, TV de programlar hazirlayip sunan, 2 çocuk annesi, çok çaliskan bir kadin. Iki kez bosanmayla sonuçlanan evlilikler yasamis, henüz mutlulugu yakalamamis güzel bir kadin.
Ben de, siirler-sarkilar-yazilar yazan,kitaplar yazan, konserler veren, mazide radyolarda programlar hazirlayip sunan, 1 çocuklu, 2 kez bosanmayla sonuçlanan evliliklerimin ardindan, 1 kez de kollarimda bu hayata veda eden kocamin ardindan dul kalmis, 3 evlilik yasamis bir kadinim.
Ikbal GÜRPINAR’ la seneler evvel KIZ KULESI’ ndeki Katibim siir senliginde biraraya gelmistik, Kiz Kulesinin duvarlarini siirlerle-sarkilarla boyamistik. Ayla ALGAN, Cem KARACA siir ve sarki denilince hep hatirladiklarim arasindadir.
Hanimefendi Programinda, yine siirler okuduk, ilahiyi Cem KARACA söyledi, ”Allah Yar” dedi, biz de hazirlanan klibi izledik. Aramizdan ayrilali 7 sene geçmis, kimi zaman 7 asir gibi, kimi zaman 7 dakika gibi, kimi zaman hiç yasanmamis gibi geliyor insana… Ölenler hep hatirlaniyor, fakat hiç özlenmiyor, geri dönmeyeceklerini çok iyi bildigimiz için mi böyle oluyor bilemiyorum, ben de böyle oldu.
Cem’ in bana yazdigi siirlerden okumak yerine, Yigit dostu, Cüneyt ARKIN’ in sevgili karisi Betül ARKIN’a yazdigi siiri okudum.
Ikbal de, kendisinden çok istenen, dinleyenleri aglatan bir siiri okudu. Sanatçi yüregiyle, benim üzülecegimi hissettigi misralarda elimi tuttu, sakin aglama der gibi. Ben zaten, he yastigimda aglarim, dertlerim birikince kimi geceler, sessizce… yalnizligimin yalniz bana ait olmadigini bilir, güzel günler yasadigimin tesellisi ve her gelen günün bana daha büyük güzellikler getirdigine hep sahit oldugum için, hayallerimle uyurum, ninnim siirler ve sarkilar olur…
Ikbal’ in siiri, sesi ve yorumu Saliha ERDIM’i aglatti ama, gizlice gözyaslarini silerken gördüm.
Hepimiz kendimiz gibi konustuk, sorulari samimiyetle cevapladik, mutlu olduk, adeta Saliha ERDIM’ in evinde, sanki çay saatindeydik. Unutmadan söylemeliyim ki, yayina hazirlanirken bana ikram edilen limonlu ihlamur çok lezzetliydi, zaten iki bardak içtim.
Saliha hanim, bosanmalarin çocuklarin çok etkilendigini anlatti, Ikbal hanim, simdiki aklim olsa ilk bosanmami gerçeklestirmezdim, fakat demek ki 2. evliligimden 2. çocugum dogacakmis, iyi ki dogmus dedi. Ben de, ilkin anlasma yoksa yani vazgeçilmezlik olusmamis ise esler arasinda, çocuklarin varligina ragmen, ne kadar erken bosanilirsa o kadar isabetli olur, bosanmalari destekliyorum dedim, pek kabul görmedi bu fikrim zannimca, fakat yasadiklarimin ve çevremde gördüklerimin isiginda böyle düsünmem çok dogal. Her bosanmamdan sonra yaptigim evlilikte mutluluga daha çok yaklastim, mutlulugun bir hayal olmadigini biliyorum. Ve ilkin insanin kendisini sevmesi gerektigini çok iyi biliyorum. Leonardo da VINCI diyor ki ”BILEN SEVER” …bayiliyorum bu söze.
Esler arasindaki diyalogun önemine de degindik, özel günleri karsilikli hatirlamanin güzelligine degindik, mesela Saliha Hanim’ in 11 Aralik’taki evlilik yildönümlerinde bu yil 27 tane gül almis esi… yani her yil için bir gül, ne hos…
Yasayan degerli ozanlarimizdan olan Neset ERTAS’ in ”Gönül Dagi” türküsünde söyledigi gibi, ”Gönül dagi yagmur yagmur boran olunca, akar gözyaslari sel gizli gizli, kalpten kalbe bir yol vardir görünmez…”
Insanlarin birbirine hitap edis tarzlarindan da bahsettik, sevgiden de, saygidan da bahsettik. Programin sonunda Saliha ERDIM, konuklarina kendi el emegi ve göznuruyla tasarladigi, ikimize bir örnek, turkuaz renkli küpeler hediye etti. Tesekkürle aldik, kulagimiza taktik, Ikbal GÜRPINAR dedi ki, ” bugünkü konusmalarimiz kulagimiza küpe olsun”, üçümüz de gülüstük, gözlerimiz piril pirildi, telefonla yayina katilan hanimlarin sesi de mutlu geliyordu, demek ki hersey yolundaydi…

Biz üç kadin farkliydik, farkimiza saygiliydik. Saliha ERDIM, kendisini bildiginden beri, kendi karariyla saçini örtmüs, neredeyse 40 yil olmus,
Ikbal GÜRPINAR, saçini kapatmis, neredeyse 1 yil olmus,
ben de saçimi henüz hiç kapatmadim ( dini mekanlar haricinde ), fakat çok erken beyazlayan saçlarimi hiç de boyatmadim, henüz hiç düsünmedim bir gün saçlarimi kapatir miyim diye, ne büyük konusurum, ne de olmaz derim. Bildigim bir sey var, bu hayatta ”olmaz olmaz deme, olmaz olur”, fakat bizim haberimiz olmayabilir.
Ve bu dünyada Yüce Allah, alnimiza ne yazmissa, yalniz onu yasariz, ben buna yürekten inanirim.
Biz üç farkli kadin, HILAL TV’ de HANIMEFENDI Programinda KO-NUS-TUK. Çünkü, konusmanin GÜ-VEN-MEK oldugunu biliyorduk. Konusmaktan degil Konusamamaktan, Konusturulmamaktan endise ederim. Kadinlar, saçlari açik da olsa, kapali da olsa, hep açik yüreklilikle konusurlar, yeter ki, konusabilsinler…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.