Hipnoz dedikleri…

Hipnoz dedikleri…

0
PAYLAŞ

– Bülent Bey, hipnoza ilginiz nasıl ve nerde başladı?
– Ben kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım. Benim hipnozla ilgim 6- 7 yıl önce ağrısız doğum için yaptığım araştırmalar sırasında başladı. Amacım sadece ağrısız doğum yapmaya bir çare aramak iken hipnozu ve etkisini öğrenmeye başladım. Özellikle bir çok hastalığın iyileşmesinde hipnoz ortamında yapılan iyileştirme çalışmalarının etkili olduğu konularında yazılar okudukça ilgim arttı. 30 yıllık hekimlik hayatımda bir çok yerleşik tıbbi tedavinin etkisizliğini görmüştüm. Hipnozun yaklaşım felsefesi benim düşüncelerime çok uygun geldiği için bu alanda daha ayrıntılı bilgi toplamaya başladım. Bu çalışmalar bu alanda eğitim veren bir çok yurt dışı kuruluştan eğitim almamla sonuçlandı. Bu eğitimler ve öğrenme süreci sonucunda Bülent Uran hipnoz merkezini kurmakla sonuçlandı. Şu anda bu merkezimizde bireysel hipnoz uygulamaları, her düzeyde hipnoz eğitimleri, gruplara yönelik otohipnoz çalışmaları yapılıyor.

– Yurtdışında eğitim almak için ne kadar süre harcamak gerekir?
– Ben ABD’de eğitim aldım. Üniversitelerde bu tip bir eğitim yok. Eğitimleri özel kurumlar veriyor. Eğitimin içeriğine göre 2 günden 6 aya kadar süren eğitimler var. Neyi, ne kadar öğrenmek istediğinizle ilgili bir şey. Hipnoz uygulamaları çok farklı alanlarda olabiliyor. Sprituel hipnozdan, basit telkin hipnozuna kadar geniş bir yelpaze var.

– Herkes hipnoz uygulayabilir mi?
– Amerika’da evet. Orada isteyen herkes kurslara katılıp öğrendikten sonra uygulama yapabilir. Çoğu kişi evinde yapıyor zaten. Yasalar müsait. Yasalar vatandaşı koruyor orada. Herhangi bir yanlış uygulamada çok ağır tazminatlar ödersiniz. Siz ben şunu yapıyorum diye beyan ediyorsunuz ve verginizi vermek koşuluyla işinizi yapıyorsunuz. Vergi veren vatandaş oluyorsunuz. Bu çok önemli ABD için.
Hipnoz kavramı Türkiye’de doğru bir yere oturtulamamış bir kavram. Türkiye’de hipnozun kullanılması ve uygulanması ile ilgili bilinen bir yasa ya da resmi bir düzenleme yok. Sağlık Bakanlığı bir yasa çıkarmadan kendi kendine gelin güvey olmaya çalışıyor bu konuda. Herkes hipnoz ya da başka isimler altında hipnoz uygulamaları yapabiliyor. Hipnozun etkisinden dünya da hemen her alanda yararlanılıyor. Tıbbi uygulamalarda yararlanılıyor. Eğitim uygulamalarında yararlanılıyor. Satış tekniklerini geliştirme de yararlanılıyor. Hitabet sanatını etkili kullanmkta yararlanılıyor. Barack Obama’nın kitleleri gizli hipnoz tekniklerini kullanarak etkilediği Amerikan Basınında tartışılmıştır. Motivasyonda yararlanılıyor. Reklamcılıkta yararlanılıyor. Kişisel gelişimde yararlanılıyor.
Yani çok geniş bir uygulama alanı var. Bu nedenle hipnozu sadece bir sağlık uygulaması olarak görmek çok yanlış. Hipnozu sınırlayan bir yasa çıktığı zaman insanların konuşmasını sınırlamak gerekecek.

– Bir kimseyi farkında olmadan hipnoz yapmak mümkün müdür?
– Gizli hipnoz teknikleri adı altında bir çok uygulama yapma tehlikesi var. Ancak hiç kimse hiç kimseyi karşıdakinin rızası olmadan hipnoz yapamaz. Böyle bir şey yok. Bilinçli bir rıza olması gerekir. Karşıdakinin söylediklerini yapmak da bir şekilde bir bilinçli rızadır. Ancak çok saf, kendi bilincinin farkında olmayan insanları kandırmak mümkündür. Hipnozun en kabul edilen tanımı bilincin kritikal faktörünün baypas edilmesi ve bilinçaltında kabul edilebilir telkinlerin kalıcı olarak kabul edilmesidir. Yani en derin hipnoz altındayken bile bir kişiye istemediği, kabul etmediği bir telkini kabul ettiremezsiniz. Bunu zaten hep deneyimlerimizden de biliyorum. Bir çok verdiğimiz telkin karşıdaki kişi kesin olarak hipnozda olmasına rağmen bilinçaltı tarafından kabul edilmemektedir. Yani kişiye ilaç verilmemişse, kimyasal ya da başka fiziksel yollarla beyninin işleyişi engellenmemişse onda istismar yapmak mümkün değildir. Yani hipnoz altındayken bir kişiye verilen telkinlerle banka hesaplarını kendi hesabımıza nakletmek mümkün değildir. Kişi hipnozdayken de bilinci açıktır ve verilen telkinin yapılan işlemlerin farkındadır. Zihinsel bir bütünlük sağlanmadan kişinin zihninde kalıcı değişiklik yapmak mümkün değildir. Ancak şu ya da bu şekilde ancak çok inanmış kişilere telkinlerle zararlı şeyler yaptırılabilinir. Ama buradaki kilit kavram inanmış olmaktır. Ya da inandırılmış olmak.

– Hipnoz yapmak nasıl oluyor?
– Bir kişiye bazı talimatları izlemesi ve uygulaması isteniyor. Yani aslında kişi kendi kendini hipnoza sokuyor. Eğer o talimatı izlemezse hipnoz olamaz. Dünyanın hiç bir gücü bir kişiyi istemeden hipnoza sokamaz.

– Ama buna benzer örnekler çok görüyoruz.
– Doğru. Ama orada olan şudur. Kişi zaten hipnozdadır. Yani bir kişinin sizi kontrol edebileceğine inanıyorsanız hipnozdasınız demektir. Kitleleri harekete geçiren güç de budur. İnsanlar kitle psikolojisiyle hareket etme eğilimindedir. Çoğunluktan dışa düşme korkusu bir hipnozdur. Çocukluktan itibaren bilinç gelişene kadar hipnozlanarak büyüyoruz. Ve hipnozda yaşadığımızın farkında olmazsak hipnozda yaşayıp ölüyoruz. Bizim Bülent Uran Hipnoz Merkezi olarak esas amacımız hipnozu insanları hipnozdan çıkarmak için kullanmaktır. Bu nedenle de eğitimlerimiz herkese açıktır. Hipnozun ne olduğunu öğrenmeye başlayan insanlar hipnozda kurtulmaya ve başkalarının kendilerini farkında olmadan hipnoz etmelerine karşı gelmeye başlarlar. Eski tarihlerde toplulukların bilinçli bakışı daha zayıf olduğundan o devirlerde hipnoz gerçekten çok güçlü etkiler yaratmıştır. Ama günümüzde bilinçli bir insanı kötü amaçla kandırmak ya da hipnoz etmek mümkün değildir.

– Ya çok saf ve cahil insanlara?
– Saf ve cahil bir insanı kandırma ve bazı zararlı şeyler yaptırmak mümkündür. Ve hergün medyada zaten bunun örneklerini görüyoruz. İnsanlar rahatlıkla gerçek dışı şeylere gerçekmiş gibi inanıp buna göre yaşıyorlar. İşte gerçek hipnoz budur. Yani siz bir insanı bir şeye inandırıp onu o şekilde davranmaya yöneltiyorsanız hipnozlamış olursunuz. O zaman çoğu kişi hipnoz yaptığının bile farkında olmadan insanları etkilemektedir. Yani bir kişi, bir kişiyle konuşarak içsel bir değişiklik yaratıyorsa o anda zaten hipnoz yapıyor demektir. Hipnoz böyle bir şeydir. Bu nedenle hipnoz yapmanın önüne geçmek mümkün değildir.
Ama dediğim gibi bilincinin farkında olan ve hipnozun ne olduğunu bilen ve farkında olmadan hipnozda yaşadığını fark eden hiç kimseyi kötü amaçla etkileyemezsiniz, ya da bir şey yaptıramazsınız. ( Tabi tehdit, korkutma hariç).

– Hipnozun olumlu etkileri nelerdir. Hangi alanlarda başarılı olunur?
– Başarılara gelince hipnozun olumlu etkileri konusunda binlerce makale ya da bilimsel yazı vardır. Bir çok hastalığın iyileşmesine aracılık etmektedir. Buradaki kilit söz aracılık etmektir. Yani kişi zihinsel düzeyde hangi yanlış inançların ya da bilinçaltı programların kendini etkilediğini fark ettikçe hastalık yaratan mekanizmalar kendiliğinden düzelmektedir. ABD de bu şekilde kanseri bile tedavi eden Stephen Parkhill ve onun yöntemlerini uygulayanlar gerçekten mucize sayılacak sonuçlar almışlardır ve almaya devam etmektedirler. Tabi bu tip etkiler bilimsel olarak kanıtlanmamıştır ama insanlar iyileşmektedir. Bilimsel kanıtı yok diye de kimse ölmek istemez zannederim. O nedenle gerçekten kamuoyunun bu konuya daha yakında eğilmesinde insanların birçok iyileşemez denilen sorunlardan iyileşmesine katkısı olacağını düşünüyorum.

– Hipnoz’a inanmanın, ya da inanmamanın saağlayacağı faydasına etkisi olur mu?
– Hipnoz yeni bir inanç yaratma şeklidir. Bir şeye inanmaya başladığınız zaman zihin ve beden o yönde değişim yapmaya başlar. Bu durum, yani bir şeye inanmanın kendisinin bedende ve madde üzerinde fiziksel etkisi olduğu bir çok bilimsel çalışmayla kanıtlanmış bir gerçektir. Yani bir şeye inanmak o yönde değişikliğe neden olur. İnancın fiziksel bir etkisi vardır. Buna ister inanın, ister inanmayın bu böyledir. Yani bu bilimsel bir bilgidir artık, bir söylem değil. O zaman bir şeyin etkisine inanmazsanız o şeyde zaten etkili olmaz. Bir yönüyle hipnozda böyle bir şeydir. Bir şeye inandığınız zaman bir şeyler değişmeye başlar. Hipnoz buna inanmaktır. Yani kişi bir şeylere inandığı zaman bir şeylerin değişeceğine inanırsa zaten rahatlıkla ve kolaylıkla hipnoz hali dediğimiz zihinsel durumun içine girmeye yani kısaca hipnoz olmaya başlar. İnanmadan bir kişiyi hipnoz yapmak bile mümkün değildir zaten. Hipnoz olsa bile değişim sağlamak mümkün değildir.

– Sizin merkezin faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?
– Merkezimiz 2008 ekiminde tarafımdan kuruldu. Merkezin temel amacı hipnozu ve benzeri zihinsel iyileştirme tekniklerinin kişiler tarafından kendi sorunlarını çözmede kullanmasını öğretmektir. Bu amaçla merkezde değişik faaliyetler sürdürülmektedir. Bireysel seanslarda kişilerin sorun yaratan duygularını fark etmesi sağlanmakta ve hipnotik regresyon çalışmalarıyla bu duyguları bedenden boşaltmalarına yardımcı olunmaktadır. Bu şekilde bir çok fiziksel ve ruhsal sıkıntıların ortadan kalkması kolay hale gelmektedir.
Merkezimizde Türkiye’nin en geniş kapsamlı hipnoz eğitimleri verilmektedir. Bu eğitimlerde değişik mesleklerden kişilere kendi mesleklerinde hipnoz, EFT ve NLP gibi teknikleri bir arada kullanması öğretilmektedir. Kişiler kendi ihtiyaç düzeylerine göre bu eğitimleri en temelden başlayarak istedikleri düzeye kadar takip etmektedirler.
Merkezde kişilerin kendi kendine iyileştirme yapmalarına olanak sağlayan 7- PATH oto hipnoz sistemi ve EFT ile potansiyellerinize odaklanın kursları her ay verilmektedir. Bir gün süren bu kurslardan katılanlar bilinç altılarında kendilerine engel olan duyguları fark etmeyi ve temizlemeyi öğrenmektedirler.

– Grip aşısı konusunda sizin itirazlarınız olmuş, hipnotik etkinin hastalığın öldürücü etkisini arttırdığını ileri sürmüşsünüz…
– Hipnozun kitle etkisi bilinen bir şey. Kitle olarak bir şeye inanmaya başladığınız anda bu inancın enerjisi çok güçlü oluyor. Önce bir şeyin tehlikeli olduğuna inanıyorsunuz. O şey başınıza geldiğinizde artık ona karşı savunma mekanizmanız olmuyor. Çünkü zihin neye inanırsa beden onu gerçekleştirme eğilimine giriyor. Şu anda domuz gribi canavarı yaratıldı. Şimdi bu canavarı temizlemek için aşı pazarlanıyor. Bir bilim adamı bir şey söylediği zaman doğru kabul ediliyor. Bu da bir hipnoz. Bilim adamının ağzından çıkan her bilgi doğru olacak diye bir şey yok. Çiçek hastalığının, ya da çocuk felcinin aşıyla etkisizleştirilmesi ayrı bir şey, grip ayrı bir şey. Grip bir sezon içinde bile şekil değiştiriyor ve birinci şekle karşı üretilmiş aşı etkisiz kalmaya başlıyor. Bugüne kadar grip aşısının gribi azalttığı ile ilgili ciddi bir bilimsel kanıt yok. Böyle bir araştırmayı yapmak da bu biyolojik gerçekler ışığında çok zor. Ama insanlar inandırılıyor. Aşının zaralı etkileri biliniyor. Zayıf bedenlerde o aşının etkisi de hastalık kadar zararlı olabilir. Belki hastalığa hiç yakalanmayacak bir kişi aşı yüzünden zarar görebilir. Ama insanlar korktukça gerçekten zararsız olabilecek bir hastalığın zararlı etkileri olabilir. Benim dikkati çekmek istediğim buydu. Bu tip tozun dumana karıştığı durumlarda herkes kendi aklına ve kalbinin sesine güvenmek zorunda ne yazık ki.

_________________

* Dr. Bülent Uran Bülent Uran Hipnoz merkezi
www.hipnozmerkezi.com

İLGİLİ KÖŞE: Sezai Bayar / Hipnoza dair düşünceler…

PAYLAŞ
Önceki makaleKolonya dökmek
Sonraki makaleHasret duyduğum kelime

BİR CEVAP BIRAK