Honduras’da da sular geri akmayacak

Honduras’da da sular geri akmayacak

0
PAYLAŞ

28 Haziranda Amerikan Okulu çıkışlı komutanların komutasındaki ordu seçimle işbaşına gelen Cumhurbaşkanı Manuel Zelaya Rosales’i devirip Costa Rikaya gönderdi. Daha ilk günden Başta Amerika Ülkeler Örgütü ve Birleşmiş Milletler darbecileri kınadı . Zelaya hükümetinin derhal görevi başına dönmesi dünya çapında bir destek bulurken Obama da demokratik seçimle işbaşına gelen yönetimin yerine getirilmesini savundu ancak yeni rejimi ‘darbeci’ olarak nitelendirmedi .

Darbeyle işbaşına getirilen Roberto Micheletti yönetimine daha başından itibaren Darbeye Karşı Direniş Cephesi etrafında mücadele eden işçi,yoksul köylü, yerli ve diğer tüm muhalif kesimler kesintisiz eylemlerde bulundular .Polis ve asker saldırılarında 12yi aşkın ölü ve binlerce tutukluya rağmen mücadeleye devam ettiler.

Çünkü Zelaya ile birlikte ülkenin yüzyılı aşkın bir zamandır sürmekte olan elitler ayrıcalığının yani oligarşisinin sarsıldığını gördüler. Zelaya’nın kendi saflarından uzaklaşmaya başlayıp ( Zelaya da Oligarşinin Liberal Parti kanadından seçilmişti) Latin Amerika yoksullarının sesi haline gelen Alba Ülkeleriyle birlikte tutum almasına Oligarşi tahammül edemedi . Zelaya’nın cumhurbaşkanlığının ikinci bir dönem seçilebilmesi için kamuoyunun görüşünün almak üzere tasarladığı halk oylaması fikri de bardağı taşıran son damla oldu Oligarşinin gözünde. Aslında Darbecilerin Hükümeti kurmak için göreve getirdiği Roberto Micheletti daha başında ‘Zelaya Chavezi reddederse geri makamına gelebilir’ açıklamasıyla ne düşündüğünü açıkça söylemişti.

Eylül ortalarında devrik Cumhurbaşkanı Zelaya’nın ülkeye gizlice girip başkent Tegucigalpa’daki Brezilya büyükelçiliğinde ortaya çıkması darbeye karşı mücadeleye yeni bir ivme kazandırdı . Hergün Brezilya elçiliği önünde toplanan ‘Darbeye karşı direniş cephesi eylemlerinin öldürülmeler, yaralanmalar, kadınlara tecavüz ve her tür işkenceye karşı sürdürüken 30 Ekim de 6 maddelik bir anlaşmayla Zelaya’nın en geç 5 Kasımda görevine başlayabileceğinin duyulması yeni bir çoşkuya yol açtı. Bu kez anlaşma görüşmelerini ABD Dışişleri Bakan yardımcısı ve Batı yarıküresinden sorumlu Thomas Shannon yürütüyordu . Dışişleri Bakanı Hilary Rodham Clinton ‘ demokratik cumhurbaşkanının görevinin başına döneceği’ haberini verirken geçtiğimiz Salı CNN’in İspanyol dünyasına yönelik yayınında konuşan Shannon’un yorumu ‘ Zelaya dönse de dönmese de artık 29 Kasımdaki seçimler gerçekleştirilecek ve ABD de seçim sonuçlarını destekleyecek’ açıklamasıyla sürece yeni bir boyuta getiriyordu. Brezilya büyükelçiliğine atanması beklenen Shannon, bu açıklamasıyla bir yandan Clintonla çelişirken diğer yandan da darbecilerin oyalama taktiklerine güç kazandırmış oluyordu.

Haberi duyar duymaz Zelaya derhal Dışişleri Bakanı Clintona mektup yazıp ABD temsilcileirnden resmi açıklama beklerken durum aciliyetini koruyordu. Saat Türkiye saatiyle Cuma 7yi gösterriken hala yeni bir açıklama yapılmadığı gibi Micheletti hükümetinin temsil eden danışmanlarda ‘şu anda oturumda olmayan Meclisten Zelaya’nın dönüşünü kabul oyunun 29 Kasım seçiminden önce çıkmayacağını belirtiyorlardı.

Hem ABD hem de Oligarşinin sözcülerinin istedikleri neydi? Anlaşma yapılmıştı ama Zelaya neden yerine geçemiyordu? Aslında durum son derece netti. Zelayanın bir gün bile olsa makamına geçmesi :

1. Darbecilerin ve onları destekleyen Oligarşinin izledikleri yolun başarısız olduğunun görülmesi şeklinde algılanacak,
2. Eskiden Komünizm karşıtlığı şeklinde görülen Sol ya da Chavez düşmanlığı bayrağı altında destek toplama girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması demek olacak,
3. Özellikle Venezuela ve Brezilya olmak üzere tüm Latin Amerikada bir araya gelmekte olan ilerici yönetimlerin siyasi etkilerinin kabul edilmesi anlamına gelecek.
4. Latin Amerika soluna karşı sertlik yanlısı Güney Carolina senatörü Jim Demmit ve Otto Reich gibi Cumhuriyetçilerin temsil ettiği çizgiyi geriletmek için önemli bir adım olacaktır .
5. Obama yönetiminin Latin Amerikada istese de istemese de çeşitli sol yönetimlerle çalışmak dışında başka bir demokrat seçeneklerinin olmadığını gösterecekti .
6. ABD destekli askeri darbe modellerinin ömürlerinin giderek kısalaştığı ve yaşayamayacakları tescillenmiş olacak. Chavez’e yönelik darbenin ancak 2 gün sürmesinin ardından Zelayaya karşı darbecilerin 4aydır yönetimi işgal etmeleri darbeciler açısından bir başarı olarak düşünülse bile Honduras gibi Reagon döneminde ABD zulmünün bölgede uygulama merkezi olarak seçilen ve sol geleneğin çok zayıf olduğu ve ordunun son elli yıldır hep Amerikan Okulu mezunu subaylarca yönlendirildiği Hondurasın durumu göz önüne alınırsa bunun o ölçüde bir başarı sayılamayacağı anlaşılacaktır .

Zelaya’nın yeniden cumhurbaşkanlığına getirilmesi direnişi Hondurasta ezilen sınıfın dayanışma gücünü pekiştirirken ulusal boyutta da diğer Latin Amerika ülkelerindeki dayanışma güçleriyle aynı paralel de yürüme sürecini de hızlandırmıştır. Artık Honduraslı direnişciler tarihsel sahnedeki yerlerini almışlardır .

BİR CEVAP BIRAK