HRW: Cumhurbaşkanı Tek Adam İktidarı İstiyor Meclis Anayasa Değişikliklerini Reddetmeli

HRW: Cumhurbaşkanı Tek Adam İktidarı İstiyor Meclis Anayasa Değişikliklerini Reddetmeli

0
PAYLAŞ
AKP ve DEMOKRASİ
AKP ve DEMOKRASİ

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) bugün yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Cumhurbaşkanının yetkilerini artıracak ve yürütme üzerindeki denge ve denetleme sistemini temelden sarsacak anayasa değişikliklerini oyladığını söyleyerek, bu anayasa değişikliklerinin insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve ülke demokrasisinin geleceğine yönelik büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Kanun teklifi Cumhurbaşkanına denetimsiz yetkiler veriyor. Hükümet bu teklifi, ülkede olağanüstü hâl uygulaması devam ederken, bağımsız basının susturulduğu ve kamuoyu tartışmalarının kısıtlandığı baskıcı bir ortamda, alelacele Meclis’ten geçirmeye çalışıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson “Önerilen anayasa değişiklikleriyle yetkiler Cumhurbaşkanı Erdoğan’da toplanıyor ve yürütmenin üzerindeki, zaten zayıf olan denge ve denetleme sistemleri daha da güçsüzleştiriliyor. Meclis hukukun üstünlüğü ilkesinin içini boşaltacak ve ülke demokrasisinin altını oyacak bu anayasa değişikliklerini reddetmelidir” dedi.

TBMM, başkanlık sistemini getiren 18 maddelik değişiklik paketini 9 Ocak 2017’ta oylamaya başladı ve 15 Ocak’ta tamamlanan birinci tur oylamada Meclis tüm maddeleri kabul etti. İkinci turun 18 Ocak’ta başlaması bekleniyor. Onaylanması halinde, kanun teklifi muhtemelen Nisan başında yapılacak referandumda halka sorulacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) önerdiği şekliyle icracı Cumhurbaşkanlığı’nın getirilmesi halinde bu 1950 yılında çok partili sisteme geçilmesinden bu yana Türkiye’nin politik kurumlarında yapılmış en önemli değişiklik olacak. Bu değişiklik Cumhurbaşkanı’na bakanları atama, kararnameler yoluyla yasa koyma, Meclis’i feshetme ve yeniden kurma ve yargıdaki atamaları kontrol etme yetkileri veriyor. Söz konusu değişikliklerle başbakanlık makamı kalkıyor ve gensoru oylamalarının kaldırılması ve milletvekillerine Cumhurbaşkanına soru sorma imkanının tanınmaması gibi düzenlemelerle, Meclisin yürütme üzerindeki denetim yetkileri zayıflatılıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü bu kadar kapsamlı bir değişiklik için bundan daha kötü bir zamanlama seçilemeyeceğini söyledi. Temmuz’daki darbe girişiminin ardından yürürlüğe konan ve hâlâ devam eden olağanüstü hal yönetimi hükümete ülkeyi kanun hükmünde kararnamelerle, meclisin ve yargısal denetimin zayıfladığı bir ortamda yönetme olanağı veriyor. Gündemdeki anayasa değişikliklerinin yapılması halinde, Cumhurbaşkanının olağanüstü hâl döneminde üstlendiği yetkiler fiilen kalıcı hale gelecek.

Temmuz 2016’dan bu yana 160’dan fazla medya organının ve yayınevinin kapatılması ve 140’ın üzerinde gazeteci ve medya çalışanın tutuklanarak hapse atılmasıyla, Türkiye’deki bağımsız basın neredeyse tamamen susturuldu. 100.000’den fazla kamu görevlisi, herhangi bir hukuki süreç işletilmeden, sorgusuz sualsiz işten çıkarıldı ya da açığa alındı. 40.000’in üzerinde kişi darbe girişimine katılmak ve terör örgütü olarak kabul edilen Fethullah Gülen hareketiyle veya hükümetçe silahlı Kürdistan İşçi Partisi’yle (PKK) ilişkili olarak addedilen Kürt siyasi hareketiyle bağlantılı olmak suçlamalarıyla tutuklanarak hapse atıldı. Hapse atılanlar arasında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) iki eşbaşkanı ile partinin dokuz milletvekili de bulunuyor. Bu bağlam, kamuoyunda anayasa değişikliklerine ilişkin açık ve özgür bir tartışmanın yürütülmesi ihtimalini son derece kısıtlıyor.

Avrupa Konseyi’nin anayasa konularında danışma grubu olan Venedik Komisyonu, olağanüstü hâl dönemi yetkilerinin devlet memurlarının topluca işten çıkarılması ve sivil toplum kuruluşların kapatılması gibi amaçlarla kullanılması konusunda duyduğu kaygıları dile getirmiş ve “tüm olağanüstü rejimlerin en önemli özelliğinin geçici olmalarıdır” vurgusunu yapmıştı.

Türkiye hükümeti değişiklik önerilerine model olarak Amerika Birleşik Devletleri başkanlık sistemine atıfta bulunuyor. Ancak, ABD anayasasında başkanın yetkileri, devletin yasama ve yargı yetkilerini haiz organlarıyla sınırlandırılmıştır ki Türkiye anayasasındaki değişiklik önerileri için bu durum söz konusu değildir.

Değişiklik paketinin kabul edilmesi için 330 milletvekilinin lehte oy vermesi gerekiyor. Mecliste 316 koltuğa sahip  iktidar partisi AKP, Milliyetçi Hareket Partisi’yle (MHP), bu partiye mensup en az 14 milletvekilinİn teklifi desteklemesi konusunda anlaştı. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve HDP teklife güçlü biçimde karşı çıkıyor. Oylamanın gizli yapılması gerekirken, iktidar partisi milletvekillerinin oy pusulalarını göstererek ve teklifi onayladıklarını açıkça belli ederek bu kuralı hiçe saydıkları televizyon ekranlarına yansıdı.

Williamson, “On yıl önce, Türkiye insan haklarına, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne daha fazla saygının olduğu bir yönde ilerler gibi gözüküyordu. İcracı bir Cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik planlar, Türkiye’yi tam aksi yöne döndürecek ve AKP reformlarından geriye olumlu ne miras kaldıysa onları da yok edecek” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

nine + twelve =