Hüseyin Özer, üniversite’de başarısını anlattı

PAYLAŞ

Üniversite, çıraklıktan yetişerek mesleğinde başarılı olanları “topluma örnek model” olarak tanıttığı panelin bu kez ki konuşmacı konuğu Sofra restoran zinciri ve Özer Restoran’ın sahibi Hüseyin Özer oldu.

4 Mart Perşembe günü saat 17.30’da “The Burroughs, London NW4 4BT” adresindeki üniversitenin ilgili bölümünde düzenlenen panelin başkanlığını öğretim üyesi Mehmet Ali Dikerdem yaptı.

Panele Middlesex’in Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Rektör Yardımcısı Terry Butland, üniversite öğretim üyeleri, öğrenciler, İşçi Partisi’nden milletvekili adayı Ayfer Orhan, Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği II. Katip’i Yavuz Topateş, Kelami ve Füsun Dedezade ile bölge belediye meclis üyelerinin de aralarında buluhduğu 50’ye yakın konuk katıldı. Panelde, Özer ile ilgili Türk televizyonları için yapılan bir belgeselden kısa bir bölüm de gösterildi.

ÖZER’E ÖVGÜ

Rektör Yardımcısı Terry Butland yaptığı kısa konuşmada üniversitede zorlu bir geçmişe sahip pek çok öğrenci bulunduğunu belirterek, “Bu öğrencilerin başarıyı elde edebilmeleri için zorlu geçmişlerini avantaja dönüştürmelerinde Hüseyin Özer gibi iş adamları örnek oluşturmaktadır” dedi. Özer’in zoru başararak başarılı bir işadamı olmasının yanısıra geçmişini unutmayarak toplum üyeleri ve yoksul çocuklara her zaman destek olduğunu anlatan Budland, üniversiteye verdiği destekten dolayı da Özer’e teşekkür etti.

Bölüm başkanı Sandra Smith de Özer’e “teşekkür” armağanı olarak üniversite logosunun bulunduğu bir bardak hediye ederek Özer’in öğrenciler için rol model olduğunu söyledi.

Özer’in geçmişini asla unutmayarak sokak çocuklarına yardım ettiğini vurgulayan Simith, işadamının her türlü sosyal ve sanatsal çalışmalar ile İngiltere’deki Türkçe konuşan topluma da destek olmasını övdü.

Dikerdem de Özer’in başarılı işadamı olmasının yanısıra toplumsal çalışmalara duyarlı olması ve Anglo Turkish Education’a destek olmasını överek, Özer’in İngiltere’de ilk kez kebap dışındaki Türk mutfağını İngiliz damağına göre uyarlayarak kendine göre bir ekol yarattığını söyledi.

Özer’in 7 restoranının yılda 4 milyon dolar ciroya ulaştığını anlatan Dikerdem, Sofra Grubu’nun Londra’daki en iyi 5 restoran arasında bulunması ve ‘Michelin Star Restaurants Guide’da yer alması büyük bir başarıdır” dedi.

“KOYUNLARI SEVDİĞİM GİBİ…”

Hüseyin Özer, çocukken çok yoksulluk çektiğini anlatarak “defter bulamadığımda duvara yazıyordum” dedi. Çobanlık yaptığı dönemde hayvanları sevdiğini ve sevgisinin karşılığını da hep aldığını anlatan Özer, “İş yaşamımda da hayvanları sevdiğim gibi müşterilerimi de içtenlikle sevdim ve onların da restoranlara ilgisiyle karşılığını aldım” dedi.

11 yaşında evden kaçarak İstanbul’a gittiğini belirten Özer, geçimsiz bir anne ve babaya sahip olduğunu hatta babasını vurmak için plan bile yaptığını anlattı. 18 yaşındayken de bilet parasını zorla denkleştirdiği bir otobüsle Londra’ya geldiğini aktaran Özer, ilk iş olarak kebapcılar bulaşıkcılık yaptığını söyledi.

Londra’ya geldikten 4 yıl sonra merkez Londra’da ilk restoranını açtığını ve 2 yıl sonra da ilk otomobili Rols Royce ve May Fair’de lüks bir ev satın aldığını anlattı.

Politikayla ilgilenmemesine karşın bütün renkleri ve onların harmonisini sevdiğini belirten işadamı “Eğer biraz param olsaydı komunist olabilirdim. Kızlar komunistlere ilgi duyuyordu ama benim o dönemde kitap ve parka alabilecek bile param olmadı” dedi.

Yemeklerini hep doğal malzemelerle ve insanın doğasına uygun yapmaya çalıştığını anlatan Özer, sağlıklı, lezzetli ve en uygun fiyatı uygulayarak ‘Michelin Star Restaurants Guide’a girme başarısını gösterdiğini söyledi.

Özer, Bölüm başkanı Sandra Smith’in sorusu üzerine başarısının sırrını da şöyle anlattı:

“Her zaman karşımdakini anlamaya çalıştım. Kazancımı öğrenkek için harcamadan kaçınmadım. Saygıya önem verdim. Benim için para her şey değildir… Başarıdaki hedefim de para değil ‘iyi şeyler yaratmak’ oldu. Yüzde 100 dürüstlük ilkesinden hiç bir zaman vazgeçmedim. İhtiyacı olanlara yardımı hiç unutmadım. Eskiden olduğu gibi şimdi de ihtiyacı olanlara yardım için çalışıyorum… Çok yoksul olduğum zaman bile var olan paramın bir kısmını köyüme göndermek için ayırırdım…”

II. Katip’i Yavuz Topateş’in sorusu üzerine de Özer, sürekli gülmesini “olması gereken bir mizaç” olarak değerlendirerek, “Sürekli gülmem samimiyetimdendir. Güler yüzlü olan insanlar ancak restoran işletebilir. Restoranlarımda Türk misafirseverliğine bir de kendi misafirseverliğimi kattım. Bu da müşterilerin ilgisini çekti tabii” diye konuştu.

Özer, gelecek planına ilişkin bir soruyu da “Daha çok para kazanmak ve daha çok hayır işleri yapmak” diye yanıtladı.

İngiltere’yi ve İngiliz halkını çok sevdiğini vurgulayan Özer, bütün Türklerin ölmeden önce mutlaka İngiltere’yi görmesi gerektiğini söyledi.

FOTOĞRAFLAR:

Middlesex öğretim üyelerinden Mehmet Ali Dikerdem’in başkanlığını yaptığı panelde Hüseyin Özer başarısının sırrını anlatırken yüzde 100 dürüst çalışmayı ilke edinmesinin de önemli olduğunu söyledi.

Middlesex’in Türkiye Delegasyonu Başkanı ve Rektör Yardımcısı Terry Butland, Hüseyin Özer’in bir zoru başararak öğrencilerine doğru bir rol model olduğunu söyledi.

Work-Based Learning and the Alumni and Development Office Bölüm Başkanı Sandra Smith, işadamı Hüseyin Özer’e üniversiteye katkılarından dolayı teşekkür etti ve üniversite logolu bir bardak hediye etti.

Paneli izleyen katılımcılar Hüseyin Özer’in başarısını alkışlarıyla kutladı…

CEVAP VER