Hukukçulara göre karar hatalı

Hukukçulara göre karar hatalı

0
PAYLAŞ

Kararı eleştiren hukukçular, “Yüz binlerce oy almış ve milletvekili seçilmiş, milletin iradesinin Meclis’te temsil etmekle görevlendirilmiş bir kişinin tutukluluğunu devam ettirmek hukuka ve vicdana aykıdır. Tutuklamanın genel gerekçesi olan kaçma ve delilleri karartma milletvekili için olmaz” dediler.

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı): Milletvekilliğine seçilmede engel gösterilen anayasa maddelerindeki istisnaları dar yorumlamak gerekir. Karar hatalıdır. Milletvekili seçilen kişinin millleti temsil etmesi gerekir. Vekil seçildikten sonra tahliye edilmelidir. İstisna olarak yargılama devam edebilirdi. 1950’de Zafer gazetesi başyazarı tutukluydu, seçildikten sonra bırakıldı. Osman Bölükbaşı tutukluydu. 1957’de vekil seçilince serbet bırakıldı. Sebahat Tuncel tutukluydu, yine serbest bırakıldı. Tutukulama suç işleme konusunda olasılık varsa başvurulur. Vekil seçilen insanın nereye kaçabilir.

Prof. Dr. Metin Feyzioğlu (Ankara Barosu Başkanı): Milletvekili olmuş bir kişinin kaçacağından söz edebilmek için çok sağlam kaçma belirtilerinin olması gerekir. Delillerin toplandığı bir durumda kaçma şüphesinden bahsedilemez. İşyeri adresine TBMM diye yanıt verecek bir kişinin soyut gerekçelerle kaçacağından söz edilmesi milletin iradesini tanımamaktır. Vekilken de gidip mahkemede yargılanabilir. Ancak milletvekili seçilmiş bir kişinin tutuklanma yasağı bulunmasa da tutuklama bir tedbir olduğuna göre mahkemenin milletin vekil olarak seçtiği bir kişinin yargıdan kaçacağını hangi somut delillere dayanarak kabul ettiğini açıklamakla hükümlüdür. Yüz binlerce oy almış ve milletvekili seçilmiş, milletin iradesini Meclis’te temsil etmekle görevlendirilmiş bir kişinin tutukluluğunu devam ettirmek hukuka ve vicdana aykırıdır. Tutuklamanın genel gerekçesi olan kaçma ve delilleri karartma milletvekili için olmaz.

Turgut Kazan (Avukat): Bir kere hiç şaşırmadım. Çünkü özel yetkili mahkemeler budur. Özel yetkili mahkemeler kaldıkça, kimsenin özgürlüğü ve güvenliği yoktur, olmayacaktır. Bu mahkemeler varken anayasa falan yapılamaz. En iyi yapacakları anayasa da hiçbir işe yaramaz. Çünkü özel yetkili mahkemeler diledikleri zaman en temel hakları askıya alma imkânına sahiptirler. Aslında doğan bu sonucun asıl faturası, 12 Eylül referandumunda sadece yargıyı ele geçirme bölümünü alıp bunu demokrasi sayanların bütün uyarılarımıza rağmen anayasanın 14. ve 83’üncü maddesini değiştirmeye yanaşmayanlara çıkarılmalı. Ona seyirci kalan AKP hükümeti, doğan bu faturadan sorumludur.

Ümit Kocasakal (İstanbul Barosu Başkanı): Bu karar teknik açıdan yanlış. Millet iradesinden bahsedenler millet oylarıyla seçilen vekillerle ilgili alınan bu karara saygıdan bahsediyorlar. Geçmişte yargıya karşı her türlü sövmeyi yapan bu kişilerin bu tavırlarını anlayamıyorum. Bu mahkeme şimdi bu insanların hangi kaçma şüphesi ve hangi delilleri karartma şüphesini taşıdıklarını açıklamak zorunda.

Cumhuriyet

BİR CEVAP BIRAK

10 − 6 =