İçi boş vaatlere inanmayın…

Seçim meydanları; siyasi parti liderlerinden tutun da, parti teşkilatı elemanları ve milletvekili adaylarının değişik vaatleri ile şenlenmeye başlayacak yakında.
Kimi yerlerdeki meydanlara kürsüler kurulacak.
Kimi meydanlara parti otobüsleri gelecek.
Mikrofonlar açılacak sonuna kadar.
Kürsüye çıkanların seçilebilmek için neler söylediklerini bir hatırlayalım.
Ne vaater duymadı ki kulaklarımız.
Ankara’ya deniz getirmeye kalkışanlar olmadı mi geçmişte.
Tabi bu kadar fazla atma, sallama modası gerilerde kaldı.
Halkımız bazı vaatleri yutmuyor artık.
Neydi bunlar bir hatırlayalım.
Uygulanmayan fikirler…
İçi boş sloganlar.
Parlak olmayan vaatler.
Halkı kandırmak, göz boyamak için sarfedilen eften püften sözler.
Misal: Mazotu bin liraya indirecekmiş…
Eğer bunu vaat eden parti liderinin petrol kuyuları varsa bilemem. Henüz petrol zengini bir lider adayımız olmadı ama belli mi olur. Bakmışsınız ki adam gitmiş Suudi Arabistan’da patrol kuyuları satın (!) almıştır.
Başka izahı var mı bu tür vaadi yerine getirmenin.
Bir başka misal: “İktidara gelir gelmez ilk 500 günde 5 milyon işsize iş buılacağım”
Buyrun, bu lidere oy vermeyin bakalım.
Türkiye’nin son 50 yıldır çözemediği bir sorunu 500 günde çözecek.
Vay vay vay.
Sonra da eklemek lazım: “Bu ne biçim tranvay.”
Adan atıyor kafadan : Herkese 500 milyon yardım.
Nerden bu yardım?
Hazinedenmiş.
Adam parti başkanı değil Karun galiba.
Belli olmuyor ki genel başkanların vaatlerinin nereye uzanacağı.
Bir başkası daha şimdiden gazetelere ilan veriyor: OSS ve harçlar kalkacak.
İyi de nasıl?
Üniversite sayısı yetmiyor.
Hadi mevcut 82 üniversiteye bir o kadar daha ekledin diyelim. İçine koyacağın öğretim elemanını nerden bulacaksın?
Zaten işsizler ordusuna yenilerini eklemek için işleyen bir eğitim sistemi var. Bir de ÖSS sınavı kalkarsa siz görün yeni işsizleri. Bir yandan 5 milyon başıboş insana yeni iş bulacağını söylüyor, diğer yandan bir o kadar yeni işsiz üretecek vaatte bulunuyor.
Uygulanamayacak fikrin hayrını görün.
Seçim bu ya… Ne sallasan yeridir sanıyor genel başkan denen beyefendi.
Emeklilik yaşını 40’a çekecekmiş.
Çekenleri gördük, bu kez emekliler iş aramaya başlamıştı. Geri tepti bu uygulama.
Nedeni açık, böyle bir uygulama yapan hiç bir ülke yok yeryüzünde.
İlaç bedava olacakmış.
Olur tabii. İki ay sonra IMF gelir Hazinenin bahçesinde masaları kurar. Bir adamını da Maliyeye gönderir, orada da tahsilat birimleri kurulur. Bütün paralar İMF’ye akar.
İnsaf edelim artık.
Vaatlerde bulunulsun ama bunun da ölçüsü olmalı.
Hani seçim dedik biraz atılabilir. Biraz abartılabilir. Birazını mazur görebiliriz.
Ama insaf ile söyleyin adam öylesine başını almış gidiyor, akla hayale gelmeyen vaatlerde bulunuyor ki, birileri de ona dur diyebilmeli artık.
Neredeyse hamilelik süresini üç aya indirmeyi vaat edecek.
Neyse ki bu vaat sırasında ya yanındaki ayağına basıyor ya da kendisi frene basabiliyor olmalı da sesi duyulmuyor.
Bu seçim meydanlarında söylenen vaatlere, uygulama şansı bulunmayan fikirlere kimse inanmamalı.
İnanıp da dolduruşa gelmemeli.
Önce bunları tesbit etmeli.
Sonra da teşhir etmeli..
Hatta seçimlerden sonra meydanlara çıkıp protesto etmeli bunları.
Etmeli ki yeni palavracıların önü kesilsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.