“İşi taşerona vermek”

Bir başka deyişle, Hükümetin bu konuya yaklaşımını, bu kurumu nasıl gördüklerini de, açıklayarak belgelemiş oldu.

Bu sütunlarda, konuya ilişkin sürekli açıklamalarda bulunup, gelişmeleri sergilemeyi sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl sonından bu yana, çalışma yaşamına ilişkin, dört aya yaklaşan süreçte, Hükümet kanadında yaprak kımıldamıyor. Daha açık söylemek gerekirse, bir yılın üçte biri geçiyor, çalışma yaşamının sorunlarını gidermeye yönelik, bir arpa boyu yol bile alınmamış oluyor.

Bildiğiniz gibi “taşeron” tanımı, 11 yıl önce bu Hükümet döneminde çıkartılan, 4857 sayılı İş Yasası ile “taşeron” tanımına yeni bir isim bulmuştuk, “Alt İşveren”. Asıl işverenin, işleri dağıtıp, başkalarına yaptırması, “alt işverenlik” olarak tanımlanmağa başlanmıştı.
Biz bu yazımız da, “alt işverenlik” tanımını, taşeronluk olarak belirterek açıklamalarımızı sürdüreceğiz.

İşverenin, yaptığı işlerin bazılarını, başka taşeronlara vererek yaptırtması, çalışma yaşamının ayrılmaz bir parçası. Ancak yine bazı siyasilerin, “biz taşeronluğu kaldıracağız” demesi ise, bu işleri biraz bilenler tarafından, “hamasi açıklama” olarak algılanıyor. Kaldırmayı yapamayacakken, bu açıklama yerine, uygulamayı sınırlarına çekeceğiz, ya da kötüye kullanımını engelleyeceğiz deseler, daha gerçekçi olabilecekler.

Taşeronluk günümüzde, Hükümet desteği ile giderek yaygınlaşmaktadır.

1. İşçilerin örgütlenip, sendikalaşmasını engelleme aracı olarak, kullanılabilmektedir.
2. Sendikaların barajı geçerek, toplu iş sözleşmesi yapabilmelerini önleme aracı olarak, kullanılabilmektedir.
3. İş güvencesi uygulaması içine girmeme, işçinin işe iade kararı ile karşılaşmamak için, kullanılabilmektedir.
4. Engelli çalıştırma gibi, zorunlu istihdam yükümlülüklerinden kaçınmak için, kullanılabilmektedir.
5. Kıdem tazminatı hakkının doğmaması ve kıdem tazminatı ödemelerini yapmamak için, kullanılabilmektedir.
6. Yıllık ücretli izin hakkı gibi hakların, kullanılmasını önlemek için, kullanılabilmektedir.
7. İş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinden kaçınmak için, kullanılabilmektedir.
8. Daha düşük ücretle işçi çalıştırmak için, kullanılabilmektedir.
9. İşçi yükümlülüklerinden kaçınarak, maliyeti düşürmek, olumsuz rekabet koşullarını oluşturma sonucu, kayıtlı sermaye kaşısında, istihdamı düşürmek için kullanılabilmektedir.
Bu listeyi daha da uzatabiliriz.

Ama buraya, başta belirtmeğe çalıştığımız gibi, en çok taşeron çalıştıran işverenin HÜKÜMET olduğunu da eklemeliyiz.

AK Parti Hükümetleri döneminde, taşeronluk sisteminin düzeltileceği belirtilmesi açıklamaları sürekli yapılırken, bu konu da somut bir adım atılması da gerçekleşmemektedir. En son geçtiğimiz aylarda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Başbakanılğa bir tasarı gönderdiklerini açıklamışlardır. Tasarının ne olduğu ve Başbakanlığın bunu ne yaptığı ise bilinmemektedir.

Taşeron çalıştırmanın, işverenin işine geldiği konusunda ki yorumlamalara, örnek olacak önemli bir açıklama, Başbakan tarafından, geçtiğimiz hafta, memleketi Rize’de dile getirilmiştir. Başbakan bu konuyu, siyasi bir malzeme olarak kullanırken, sistemi de nasıl gördüğünü de açıklamaktadır.

Başbakan tarafından, son aylarda baş gündem konusu haline getirilip, her konuşmasında yer alan, “PENSİLVANYA” ile ilgili gönderme ve eleştiri yaparken, işin içine diğer siyasi partileri de çekerek, dikkat çekici bir cümle kullanmıştır.

Fetullah Gülen için, “BU KADAR KELEPİR PARTİ VARKEN NEDEN PARTİ KURSUN ? İŞİ TAŞERONA VERMİŞ.” (Cumhuriyet Gazetesi 23.3.2014.)

Bir işveren olarak, işin kolayına kaçma, taşeron çalıştırma olarak değerlendirilip, taşeronluk sistemi “kelepir” olarak görülmektedir.

Biz bu sütunumuzda, Başbakanın açıklamasında yer alan, “kelepir partilere”, bu işi taşeron olarak verenlerin, daha önce hangi taşeronlarla çalıştığı, ya da neden taşeron değiştirdiği, ve ya bu işin taşeronluk olup olmadığı tartışmasına girecek değiliz. Bu konular biraz bizi aşıyor.

Üzerinde durmak istediğimiz, “Taşeronluk” sisteminin, “kelepir” olarak görüldüğüdür. Yani işveren, işin yükümlülüklerinden kurtulmak için, “taşeron” çalıştırmaktadır. O zaman Hükümet de, sürekli taşeron çalıştırıyor ve sistem bu şekil de büyüyerek gelişiyorsa, yaratılan bu sistemi, Hükümet niye kaldırsın. O zaman, AK Parti Hükümeleri süresince, bu sistemin düzeltilmek bir yana, sürekli gelişmesinin nedeni anlaşılmış olmuyor mu?

Bu saptama, belirleme ve belgelemeyi biz yapmıyoruz. Sadece Başbakan’ın açıklaması çerçevesinde, tarihe bir not düşerek, farkındalığı aktarıyoruz.

Bu pazar seçimler var. Genel seçimler gibi görülmek te ve gelişmekteyse de, aslın da Belediye Başkanlarını, meclis üyelerini ve de muhtarlarımızı belirleyeceğiz. Devam ya da değişiklik tercihlerimizi yapacağız. Yeni bir dönem başlangıcı ile karşı karşıyayız.

Barış, diyalog, sevgi, huzur ve güven, şavaş istemlerinin, ben heşeyi bilirimlerin, ötekileştirmenin, kaos ve karmaşa ile yolsuzlukların yerini alsın. Dileriz öyle olur.

Her şey sandık başında elleriniz de.

_____________________________

Ankara. 25 Mart 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.