Şişe Cam grevi yine ertelendi

Son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim. Bir başka çözüm olmalı. Grev ertelemesi, soruna çözüm getirmeyerek, sürekli yineleniyor. Şişe va cam işçisinin, toplu iş sözleşmesi hakkı, grev ertelemeleri sonucu, mecburi ya da “mecburi tahkim” sistemi ile çözümlenmemeli.

Toplu iş sözleşmesi düzeninin elli yılda geldiği nokta bu olmamalı. Sistem yerinde saymamalı. Burada aksayan nedir. Sosyal taraflar, buna kendi aralarında çözüm getirebilmeli. Bu sistem, son anda Devletin müdahalesini gerektirmemeli. Elli yılda geldiğimiz gelişmeyi ya da çıkmazı, bu uygulama adeta belgeliyor. Durup, bir de bu açıdan sonuç, mutlaka ama mutlaka değerlendirilmeli.

1961 Anayasası’nın getirdiği özgürlükler çerçevesinde, 1963 yılında, özgür sendika ve toplu iş sözleşmesi sistemi grev ve lokavt ile birlikte, yasal olarak ilk kez, 274 ve 275 sayılı yasalarla düzenlendi. 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasası döneminde, grev ertelemeleri iki aşamalı olarak, toplam 90 gün erteleme olarak düzenlenmişti.

1983 de 12 Eylül Anayasası’na göre sistem, 2821 ve 2822 sayılı yasalarla yeniden düzenlendi. Grev ertelemeleri bu kez, 60 gün olarak belirlendi. Erteleme sistemi korundu. 2012 de bu hükümet döneminde çıkartılan, sendika ve toplu iş sözleşmesi yasasında da, 12 Eylül Anayasası’nın getirdiği sistem aynen korundu.

Getirilen ve yürürlükte olan sistem gereği, 50 yıla ulaşan süreç te, üç ayrı yasal düzenleme döneminde de, Şişe ve Cam grevi nereyse gelenek haline geldi. “Memleket Sağlığı” ve “Milli Güvenlik” gerekçesi ile erteleniyor.

Bu erteleme ile başlayan veya başlayacak olan grev kararı ve uygulaması, 60 gün süreyle erteleniyor. Bu süre içinde grev yapılamıyor. Ancak, taraflar aralarında görüşmeleri sürdürebiliyorlar. Altmış günün sonunda ise, greve gidemiyorlar. Aslında grev, altmış gün ertelenmiyor, yasaklanıyor.

Erteleme sonrasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı resmi arabulucu listesi içinden bir arabulucu seçip, uyuşmazlığı çözmekle görevlendiriyor. Bu süreçte, resmi arabulucunun anlaşma sağladığını, hatırladığım kadarıyla bilmiyorum.

60 günün sonunda anlaşma olmazsa, konu Yüksek Hakem Kurulu’na intikal ediyor ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından, mecburi tahkim sistemi ile toplu iş sözleşmesi yapılmış oluyor. Buna itiraz söz konusu bile değil.

60 günlük süre içinde, Bakanlar Kurulu’nun bu kararına karşı, sendika Danıştay’a itiraz edebiliyor. Ancak erteleme süresi içinde, Danıştay’ın bir “yürütmeyi durdurma” kararı verdiğini de hatırlamıyorum. Bu karar aylar, yıllar sonra iptal edlimiş olsa da, bir işe yaramıyor. Çünkü, Yüksek Hakem Kurulu toplu iş sözleşmesini bağıtlamış oluyor.

Şimdi ne olacak.

1. Şişe ve cam fabrikalarında ki grev, “memleket sağlığı” ve “milli güvenlik” gerekçesi ile altmış gün ertelenirken, bu gerekçelerin içeriğini bilemiyoruz. Bilim insanları ve araştırmacılar, bu gerekçeleri mutlaka incelemli ve değerlendirmelidir.

2. İşletmeye ait,10 işyerinin 8 inde başlayan grevler, bir hafta sonra bu karar sonucu ile uygulamadan kaldırıldı. Grevler sona erdi. Artık grev yapılamayacak.

3. Sendika bu karara karşı, Danıştay’a itiraz edecek. Belki bu itirazı yaptı bile. Ancak 60 günlük süre içinde değil bir karar, yürütmeyi durdurma kararı çıkması bile adeta olanaksız. Böyle bir karar çıkarsa, gerçekten büyük bir sürpriz olur.

4. Taraflar aralarında görüşmeyi sürdürecekler. Yüksek Hakem Kurulu’n dan çıkacak karar taraflarca yaklaşık olarak bilinip, değerlendiriliyor. Bu karar ile karşılaşmamak için, görüşmelerin sonucunda, toplu iş uyuşmazlığı giderilip, sözleşme imzalanabilirse, buna özgür bir toplu iş sözleşmesi yapıldı diyebilecekmiyiz.

5. Bu süreç içinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, bu günlerde bir resmi arabulucuyu uyuşmazlığı çözmesi için ataycak ve bu arabulucu taraflarla görüşerek uyuşmazlığı gidermeğe çalışacak. Arabulucuya başarılar dileyelim. Bakalım sonuç ne olacak.

6. 60 günlük süre içinde anlaşma sağlanamaması durumunda, sendikanın Yüksek Hakem Kurulu’nun kararını şimdiden kabul etmek zorunda kalmış olacağı geçeği ortaya çıkacak.

7. Yüksek Hakem Kurulu, uyuşmazlık dosyasını inceleyecek, gündeme alıp görüşecek, belki tarafları da dinleyecek ve kararını verecek, toplu iş sözleşmesi bu olacak diyecek.

8. Sendika, Yüksek Hakem Kurulu’nun bu kararına itiraz edemeyecek, YHK’nun aldığı bu karar, mecburi tahkim sistemi gereği uygulamaya geçecek.

9. Bu sonuç da, muhtemelen elli yıllık süreç te olduğu gibi bir değerlendirmeye tabi tutulamayacak. Gerekçeler nasıl oluştu, elli yılda neler değişti ya da değişmedi, tartışılamayacak ve yeni bir sözleşme sürecine kadar, uygulama sürecek.

Yinelenen bu senaryo niye değişmez. Elli yıllık süreç içinde, sendikal örgütlenme aynı kaldığına göre, Şişe Cam yönetcileri ile Türk-İş’e bağlı, Kristal-İş Sendikası yöneticileri diyalog ile bu senaryoları, kendileri, devleti işe katmadan, erteleme kararı olmadan görüşerek niye çözümleyemez. Bir çözüm mutlaka artık olmalı. Aynı senaryo tekrar tekrar sahneye konulmamalı.

Hükümetin bu uygulaması, sendika tarafından, (ILO) Uluslararası Çalışma Teşkilatı’na da muhtemelen götürülecek. ILO uzmanları değerlendirecek ve 2015 Haziranı’n da, Türkiye bu konu nedeni ile Aplikasyon Komitesi’n de, önceki yıllarda olduğu gibi yeniden görüşülecek.

Şişe Cam, bir İş Bankası kuruluşu. İş Bankası’nı yönetiminde CHP temsilcileri de var. CHP’nin bu konuda ki tavrı ya da grişimi olacakmıdır. Ya da bu girişimin, bir yararı ya da katkısı olacakmıdır. Bu uygulamalarla ilgili, CHP’nin bir stratejisi ya da eylem planı varmıdır, bilemiyoruz.

Bu yazımızı, bir ölçüde bu uygulamayı belgelemek ve başta sorduğumuz soruyu yöneltmek için gelişmleri aktardık.

Kristal-İş’in bağlı olduğu Türk-İş Konfederasyonu ve DİSK, bu erteleme uygulamalarına karşı çıkan bildiriler yayımladılar. Üçüncü Konfederasyon Hak-İş’in ise, izleyebildiğimiz kadarıyla bir açıklaması olmadı. Bu uygulama ile ilgili görüşü var mıdır bilemiyoruz.

Size bu yazıyı Baltık kıyılarından iletirken, işçiler bu gelişmeleri protesto için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önüne belki ulaşabilirlerse, protesto edecekler.

Erteleme alışkanlığı dışında bir çözüm olmalı. Bu çözüm hala bulunamıyorsa, sistem artık sorgulanmalı. Sosyal taraflar da, kendilerini sorgulamalı. Bu sorgulamayı yapamıyorsak ve çözümü bulamıyorsak, elli yıldır aynı senaryo, tekrar tekrar sahneye konuyorsa….

Bu oyundan memnunmusunuz ?

__________________

TALLİNN. 1 Temmuz 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here