Şili sosyalist kadın başkana hazırlanıyor

Yirminci yüzyılın son çeyreğini önce solcu başkan Salvador Allende ile, 1990’a kadar da 17 yıl boyunca Augusto Pinochet’in sağ diktatörlüğünde yaşayan Şililer, yine sağ ile sol arasında kaldı.   
       
8 milyon Şilili, devlet başkanlarını seçmek üzere Pazar günü, sandık başındaydı. Ricardo Lagos’dan sonra devlet başkanlığı için yarışan 4 aday arasında sosyalist kadın aday Michelle Bachelet, oyların % 45.8’ini aldı, ancak kazanması için 4 puanı eksik kaldığı için seçimlerde ikinci tur yapılacak.

“Şili’de bir kültürel değişim yaşanıyor. Artık halkımız ne eskisi kadar tutucu, ne de önyargılı. Artık insanlarımız daha az statücü, daha az maçist ve çok daha  açık. Bunun da başını gençler çekiyor” diyen, ordu bilimlerinden yüksek lisanslı bir çocuk doktoru olan 54 yaşındaki Michelle Bachelet,  1990’da, Pinochet’in düşmesinden sonra başlayan demokratikleşme sürecinde koalisyon hükümetinde sağlık ve savunma bakanı olarak çalışıyordu. Michelle Bachelet’in babası, Pinochet döneminin generallerinden Alberto Bachelet, Pinochet muhalifi olduğu için diktatörlük tarafından işkence ile öldürülmüştü. Solcu Şililer, Dr. Bachelet’i desteklediklerini oylarıyla göstermiş olsalar da, diğer taraftan da kadın adaylarını gerilla gruplarıyla yakın ilişkide olduğu için eleştiriyorlar.

Seçimlerde Bachelet’e karşı yarışan ve oyların % 25.4ünü alan Sebastian Piñera ve seçimlere ikinci kez katılan ve % 23.2 puan alan Joaquin Lavin, Pinochet döneminin mirasçıları. Böylece ikinci turda, sağ kanat büyük olasılıkla Bachelet’e karşı oylarını birleştirecek ve Şililer yine iki taraf arasında kalacak. 

Başkent Santiago’nun eski senatörlerinden olan sağ kanattaki Sebastian Piñera, 56 yaşında Harvardlı bir ekonomist ve iş adamı. Şili havayolları Lan Chile hisselerinin en fazlasına  sahip Piñera, aynı zamanda birçok televizyon kanalının da sahibi. O da, Pinochet döneminde,  kendi mali çıkarlarını gözettiği ve yüksek kazanç sağladığı için eleştiriliyor.

Joaquin Lavin, 52 yaşında ve  Chicago Üniversitesinden mezun olmuş bir ekonomist. Lavin, 1999 seçimlerinde Lagos’a karşı olan oyların % 48ini almıştı. Pinoche döneminde Santiago’nun eski belediye başkanı olarak çalışan Lavin’in de, döneminde vatandaş güvenliğini çok önemsemediği ve sınıf farkı gözettiği için eksi puanları var.

Solun ikinci adayı 48 yaşındaki Tomas Hirsch ise, en son Şili’nin Yeni Zelanda’da görev yapmış büyükelçilerinden biri. Fazla populist olmak ve uluslarası ekonomik gerçekleri gözardı etmekten eleştiriliyor.

Resmi olarak 15 milyon nüfuslu güney Amerika ülkesi Şili’de oy veren vatandaş sayısı 8 milyon. Anayasal suçları olan ve mahkemeleri süren kişiler seçimlerde oy veremediler, böylece oy veremeyenler arasında 90 yaşındaki Augusto Pinochet  de vardı.

Latin Amerika ülkeleri arasında en güçlü ekonomiye sahip olan Şili; ABD, Avrupa ülkeleri, Çin, Kore, Hindistan ve Japonya ile serbest ticaret andlaşmaları imzaladıktan sonra Orta ve Güney Amerika ülkelerinin lideri pozisyonunda bulunuyor.

Pinochet’in diktatörlüğü döneminde uygulanmaya başlayan seçim sistemine göre, oyların yarısından bir fazlasını alan aday, devlet başkanı olarak görevine başlayacak. 11 Aralık seçimlerinde birinci turda, adaylardan biri oyların % 51ini alsaydı, devlet başkanı olarak görevine başlayacaktı. Ancak hiç bir aday bu sayıyı tutturamadığı için, 15 Ocak’da seçimlerin ikinci turu yapılacak. Eğer yine hiç bir aday % 51’e ulaşamazsa oy verme işlemi tekrarlanacak ve sonunda 11 Mart’da yeni başkan ve meclis üyeleri görevlerine başlayacaklar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.