Ilıman savaş dönemi!

Soğuk savaş dönemi olur da, önünde ardında sıcak savaşlar olur da, ılıman savaş dönemi olmaz mı? İşte buyrun…
Dünya belki de, birbirinden korkan, ama rövanşistliğe bilenirken, teknoloji savaşlarına odaklı kronik muhteris kutupların, hem Arz’da soğukluk yaratıp, hem de birbirlerine bacak arasından sıcak goller attığı şu kaypak ılıman iklimi yaşamakta, nemli, rüzgarlı ve  hortumlarıyla küçük Dünya’ları emen kıvamda…
Berlin duvarının ardından Sovyetler de yıkılınca, Dünya’nın 2 ters kutuplu soğuk savaş dönemi, yerini, sıcak ve orantısız güç kullanılan yakın dalaşlara teşne bir  ortama bırakmıştı. Tek kutup kalan Amerika, nalıncı keseri kılıklı tekelci politikalarını dayatmak için uzun bir dönem meydanı boş bularak, semirmek için kendisine en uygun zemini yaşayacaktı.
Soğuk savaş dediysek, zamane nesli bilmez, belki de Dünya’nın en harbi dönemi yaşandı, II. Dünya harbinin bitiminden, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar… O göreceli güzelim dönemde, Dünya da güzeldi bugünkünden… Ülkeler arası ilişkiler donuk, ruhsuz ve sinsiyken ve hınca doymamış ülkeler yeni planlarla şu yanardöner gezegende, harıl harıl gelecekte daha büyük yerler edinme stratejileri hazırlarlarken, insani ilişkiler bunun tam tersi olarak, sıcak, samimi ve özgürlük  çağrılarıyla özdeş bir iklimi yaşıyordu.
Araya, sonunda şamar yediği Vietnam savaşını promosyon olarak alan Amerika’da, ırkçılığın iflası, hippilik akımının sürüklediği sevgi temalı değerlerin ön plana çıkıp aklı selimce kutsanması, rock kültürünün fişeklediği, özgürlükle özdeşleşen gençlik isyanlarının İngiliz ağırlıklı Rock gruplarıyla vücut bulması ve gezegenin nispeten doğru bir rotada dönerken, sonraki olası fırtınaların sessizliğini yaşamasıydı o sıcacık soğuk savaş yılları… En azından dengeliydi Dünya, siyaset ve insanlar… Bunda, elbet en büyük savaştan çıkmış olmaktan alınan sıcak dersler de vardı…
Taa ki, tüketim şuursuzlaşıp, üleşme teknesi daralıp, üreme endeksi üretmenin önüne geçip, ekseninden çıkan zayıf gezegene, evrenin en ücra köşelerinden mikrop kılıklı kötülükler üşüşene kadar…
Ilıman dediysek, denge özürlü tarzda döndüğünden ekseni sapkın, doğası tahrip edilmiş, kaynakları kurutulmuş, gaflet, dalalet ve hıyanet içinde serseri bir yuvarlak ve üstünde yuvarlanıp giden zavallı insanların, birbirlerine galebe çalarak ve Arz’ın geleceğini çalarak barınmaya çalıştıkları aciz bir seyyarenin, insanlarına giderayak tıknefes normda yaşattığı kimyasal bir ılımanlık ve bu formata uygun ılıman savaş dönemi…
Soğuk savaş dönemimin sloganıyla,  “Savaşma seviş” ama condomla… Plastik Dünya’ya uyumlu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.