Ilısu Barajı oldu bittiye getirilmek isteniyor

Doğa Derneği’nden yapılan açıklamada baraj bjlgesi “Dicle Vadisi Türkiye’nin uluslararası öneme sahip 266 Önemli Doğa Alanı’ndan biri” olarak tanımlanarak   baraj yapıldığı takdirde sadece Hasakeyf değil çok sayıda nadir canlı türü bölgeden silineceğine tekrar dikkat çekildi.


Doğa Derneği, 2003 yılında Atlas Dergisi ile işbirliği içinde hazırladığı envanterde Dicle Vadisi’ni bölgede nesli tehlike altında olan çok sayıda canlı türünün bulunması nedeniyle Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları’ndan biri olarak tanımlamıştı. Dicle kanyonlarında yaşayan canlı türleri arasında kızıl akbaba, küçük kerkenez, tavşancıl, boz kirazkuşu, alaca yalıçapkını gibi kuş türlerinin yanı sıra, yakın zamana kadar Türkiye’de neslinin tükendiği sanılan sırtlan gibi memeli türleri ve Dicle’ye özgü çok sayıda balık türü de bulunuyor. Adı geçen türlerin büyük kısmı AB doğa koruma mevzuatına ve Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi’ne göre korunması gereken canlılar arasında yer alıyor.


GAP RAPORU DA ‘DİKKAT’ DİYOR
GAP idaresi tarafından hazırlatılan “GAP Biyoçeşitlilik Araştırma Projesi 2001-2003 Sonuç Raporu” adlı uzman raporuna göre de Dicle Vadisi Güneydoğu Anadolu’nun koruma önceliği olan alanlarından biri olarak tanımlanıyor. Rapor, baraj projelerinin gözden geçirilerek vadinin “biyosfer rezervi” olarak koruma altına alınmasını öneriyor.


Doğa Derneği’nin projenin ÇED’i olup olmadığına dair yaptığı yazılı başvuruya yanıt gönderen ÇED Genel Müdürlüğü, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santralı (HES) Projesi’nin ÇED’e tabii olmadığını bildirdi. ÇED Genel Müdürlüğü, bu duruma gerekçe olarak barajın 1993 yılından önce projelendirilmiş olmasını göstermekte. 23.06.1997 tarihli ÇED Yönetmeliği’nin birinci geçici maddesine göre 07 Şubat 1993 tarihinden önce geliştirilen projeler için ÇED yönetmeliğinin hükümleri geçerli değil.


DOĞA DERNEĞİ KARŞI ÇIKIYOR
Ilısu Barajı projesi hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, “Barajın projelendirildikten yıllar sonra ÇED’siz yapılmak istenmesi Türkiye’nin aktüel politikalarıyla bağdaşmamakta” dedi.


Bölgedeki tarihi dokunun başka bir yere taşınmasının, bu coğrafyanın kurtarılması için çözüm olamayacağını savunan Eken şöyle devam etti:


“Turizm yatırımlarına olanak sağlandığı takdirde Dicle Vadisi Türkiye’nin ‘Grand Kanyon’u olabilir. Yılda 4 milyon’dan fazla ziyaretçisiyle Grand Kanyon bugün ABD ekonomisine yılda 60 milyon dolardan fazla katkı koyuyor. Konunun ekonomiden daha önemli olan yanıysa bugünün Türkiye toplumunun kendisini nasıl gördüğü: Tüm doğal alanlarını ve geçmişini yok etmiş ve kısa sürede çok para kazanan bir insan topluluğu mu, yoksa kendilerine armağan edilen toprakları koruyarak gerçek zenginliğine zenginlik katan bir millet mi. Ilısu Projesi, bu iki yoldan hangisini seçeceğimiz konusunda hepimizin önüne konmuş bir sınavdır. Ya Anadolu coğrafyasının en görkemli sembollerinden biri olan Dicle Vadisi’ni Hasankeyf ve kuşlarıyla birlikte koruyacağız, ya da onunla birlikte bizler de yok olacağız…’



AYRINTILI BİLGİ İÇİN: Gökmen Yalçın / Doğa Koruma Politikaları Koordinatörü
gokmen.yalcin@dogadernegi.org / (0312) 448 05 37 – 448 09 56


FOTOĞRAF: Hasankeyf  Foto: Atlas Arşivi / dogadernegi.org’dan alındı



 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.