Şimdi sıra vatandaşta

Geçenlerde bir vatandaşımızla konuşuyoruz. Türkiye deki gündemi, medyanın manşetlerini, siyasilerin beyanatlarını, dış politikayı, Kuzey Irak’ı, Avrupa Birliği konusunu vs. Kendisine ülkenin gündemini nasıl değerlendirdiğini soruyoruz. Vatandaş,  önce anlamlı anlamlı gülümsüyor sonra da başlıyor konuşmaya:
    
“Beni, kimsenin pek ciddiye almadığını biliyorum. Dünyadan ve hatta ülkeden habersiz olduğum sanılıyor. Hatta, cahillikle, yanlış tercihler yapmakla suçlandığım dahi oluyor.
    
Ben, yalnızca seçimlerde değil, ondan sonraki süreçte de katkım olsun isterim. Seçimden seçime hatırlanmak hoşuma gitmiyor. Seçimden sonraki dönemde iktidarlar, onları niye oraya getirdiğimi, muhalefet te,  onu niye orada bıraktığımı unutuyor. Yine, suni gündemler ve suni tartışmalar başlıyor. Hatta, tercihlerimin meşruluğu bile tartışılıyor.
    
Yetki vermediklerim bile ortaya çıkıp benim adıma konuşuyor. Medya bile kendi doğrularını,  benim düşüncelerimmiş gibi manşete çekiyor. Ben de bunları ibretle izliyorum. Yapabileceğim başka bir şey olmadığı, sesimi duyuramadığım için de sandığın önüme geleceği günü bekliyorum. Sonuçlar da şok tesiri yapıyor. Çünkü, benim de tercihlerimin değişebileceği tahmin edilmiyor. Açıkçası, nabzımı tutan olmuyor.
    
Ben, sadece hükümeti değil, muhalefeti de yakından izliyorum. Onun da politikalarını, söylemlerini, duruşunu değerlendiriliyorum. Geçen seçim unutulmamalıdır. Görüldü ki; vatandaş konuşunca tam konuşuyor. Cahillikle suçlayanlar var ama, pek te öyle görünmüyor.
    
Herkes kendisine çeki düzen versin. Yıllardır beni unuttular, ne istediklerim bilindiği halde, herkes yine bildiğini okumaya devam etti. Benim sıkıntılarım unutuldu, başka yapay gündemler oluşturuldu. Şahsi kavgalar yapıldı. Bütün bunları ibretle izliyoruz.
    
Kimse unutmasın. Yakında sandık önüme gelecek ve yine ben konuşacağım.
Herkesin sustuğu ve sadece benim konuşacağım o günü bekliyorum.
Şu anda ne düşündüğüm, hangi tercihlerimin değiştiğini merak eden var mı?
    
Fakat bilinsin ki; benim adıma düşünenler ve de konuşanlar hep yanılacak ve mahcup olacaktır.”
    
Vatandaş, işte böyle konuştu.
    
Vatandaş, seçim öncesi ve sonrası süreçte ülkenin gelişiminde ve alınacak kararlarda katkı yapmak istiyor. Katılımının sağlanmasını bekliyor ve bunun  olması halinde de, seçimden önce yapılacak aday tercihlerinin, seçim sonuçlarının daha sıhhatli,  yatırım projelerinin ve hatta dış politika taktiklerinin daha başarılı olacağına inanıyor.


Aslında, vatandaşın içinde olmadığı hiçbir projenin (toplum mühendisliği dahil) başarı şansının olmadığı unutulmuş görünüyor.
Şimdi,  sıra vatandaşta…
Vatandaş bir konuşur,  amma iyi konuşur.
Ne diyelim?
Anlayana sivri siner saz…
    


izzettinicin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.