İngiletre’de üniversite çalışanları neden greve gidiyor?

OKTAY ŞAHBAZ – İngiltere’deki Üniversite çalışanlarını temsile eden University and College Union (UCU) geçen haftalarda Şubat ayının sonundan başlayıp Mart ayının ortasında kadar sürecek 14 günlük greve gitme kararı aldığını kamuoyuna duyurdu. 22 Subat’da başlayacak grevlerin ilk haftası iki gün iş bırakma kararı alan UCU sendikası üyeleri, bunu her hafta artırıp son haftada beş gün greve giderek ilk aşamaya tamamlayacaklar. Bu 14 günlük grevin ardından hükümet ile tekrar görüşmeyi planlayan sendika, bunun yerine gelmemesi durumunda grevlerini çoğaltıp yaz dönemine, yane sınavların yapılacağı döneme kadar, uzatmayı planlıyorlar. Peki ama üniversite öğretmenlerini bu kadar kızdıran ve ilk etapta 14 gün greve gitme kararı almalarına zorlayan şartlar neler? Gelin buna bereber bakalım.

Üniversiteler, dünyanın neresinde olursa olsunlar, ilim ve bilimin bir araya geldiği ve bunların genç nesillere aktarıldığı kurumlar olarak bilinirler. Bir insanı ilk, orta ve kolej eğitiminden sonra hayata hazırlayan bu kurum ve çalışanları ne kadar iyi koşullarda çalışırlarsa geleceğede o kadar güzel ve verimli nesiller yetiştirme olanağına sahip olurlar. Son dönemlerde okul ve üniversite bütçelerindeki kesintiler bir çok üniversite çalışanını zor durumda bırakmış veya işsiz kalmasına yol açmıştır. Bir çok akademisyen kendilerine yaşanacak koşullar yaratmak için bir kaç üniversitede birden çalışarak maaşlarını kazanmaya çalışır hale geldiler. Bunun yanında öğrencilerinden kişi başı £6000-9000 arası harç alan üniversite rektörleri ise bunun kaymağını yemek ile meşgullerdir. Belkide Bath Üniversitesindeki rektörün aldığı £400 bin yıllık maaşı duyanlarımız olmuştur!

Fakat bu sefer olay biraz farklı! Akademisyen ve üniversite çalışanlarının şimdiki mücadelesi hayatlarının ilerleyen zamanında onlar için önemli bir dayanak olacak emeklilikleri ile ilgili. Bu konudaki sorun ise var olan emeklilik paketindeki değişiklik ile ilgili. Üniversite çalışanları şimdiye kadar Universities Superannuation Scheme (USS) olarak bilinen bir emeklilik paketinde yer alıyorlardı. Bu paket onları ilerde insanca yaşama olanağını sağlayıp bu konudaki emeklilik katkı payını belli bir oranda tutuyordu. Fakat hükümet ve Yüksek Eğitim Kurulu bu konuda değişiklik yapıp çalışanların daha çok katkı sağlamaları gereken (maaşlardan daha cok kesinti) ve emeklik paketlerinin borsalarda oynanmaya açık olacak bir sisteme geçmesini istiyor. Bu konuda UCU için araştırma yapan Kalite Kontrol ve Finans Şirketi First Actuarial bu sistemin üniversite çalışanlarından daha çok alıp emekli olduklarında ise daha az vereceğini belirtiyor. Bu sisteme göre emekli olacak bir üniversite çalışanı yıllık £10 bin sterlin gibi ciddi bir kayba uğrayacak. Ek olarak, üniversitede bu sistem ile işe başlayan bir akademisyenin toplamda £208 bin sterlin gibi bir kaybı olurken, daha önce ise başlamış  tecrubeli bir akademisyenin en az £385 gibi bir kayıp ile emekli olması anlamına geliyor.

Bu paket ile grev oylaması yapan UCU sendikasına çalışanlardan tam destek geldi. Grev oylamasın üyelerin %58 katılırken bunların %88 greve destekleyip evet oyu kullandılar, ayrıca üyelerin %88’de grev ile beraber iş yavaşlatma veya grev dışındaki diğer eylem tarzlarını desteklediklerini beyan ettiler. Bu karar ile greve gidecek UCU çalışanları 22 Şubat ile 61 üniversitede greve gidecek. Bu üniversitelerin listesinin UCU sendikasının internet sitesinden öğrenebilirsiniz. Bu kararı almadan Yüksek Eğitim Kurumu ile görüşmeleri sonuna kadar zorlayan UCU sendikası, hükümetin dayatmalarına karşı grev kararı aldığını kamuoyu ile paylaştı. Grev tarihleri ve süreleri ise şöyle:

  1. Hafta – 22 ve 23 Şubat (2 gün)
  2. Hafta 26, 27 ve 28 Şubat (3 gün)
  3. Hafta 5, 6, 7 ve 8 Mart (4 gün)
  4. Hafta 12,13,14,15,16 Mart (5 gün)

İngiltere tarihinde şimdiye kadar görülmemiş uzunluktaki bu grev kararı ile üniversitelerin ve çalışanlarının yaşadıkları sorunları ve sıkıntıları gündeme getirmek isteyen UCU, dayatmalara ve bu konuda tehditlere yer vermiyecekleri açıklamasında bulundular.

Her ne kadar bu grev başta çalışanları ilgilendirsede, aslında bu yakınen öğrencileride iilgilendiren bir konu. Öğretmenlerin çalışma koşullarının aynı zamanda öğrencilerinde öğrenme koşullarını oluşturduğunu kendimize hatırlatırsak bizlerinde bu konuda öğretmen ve akademisyenlere sahip çıkmamız gerektiği sonucuna varabiliriz. İngiltere’de yaşayan yerli göçmen veli ve öğrencilerin desteklemesi gereken bu grevde bizlerinde, Türk ve Kürt toplum olarak, desteğimizi en iyi bir şekilde göstermemiz büyük önem taşıyor. Başta grevlerin gerçekleşeceği üniversitelerdeki öğrenci arkadaşlar olmak üzere, tüm toplum üyelerimizin, kurumlarımızın ve derneklerimizin bu konuda sınıf dayanışmasını göstermesi her türlü ön yargı ve ırkçı söylemlere verilecek en güzel cevap olup, bunun yanında bu ülkede yaşamaktan kaynaklanan sorunlarımıza karşı somut adım atmamın en iyi örneği olur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen − 2 =