İNGİLTERE… AĞIR SEÇİM YENİLGİSİ

12 Aralık’ta yapılan seçimlerde İşçi partisi ve dolayısıyla Jeremy Corbyn ağır bir yenilgi aldı. Dün geceden beri ben ve benim gibi milyonlarca insan bu sonucun yarattığı sersemliğin etkisi altındaydık. Moraller bozuk, suratlar asık, ağızları bıçak açmıyor. Ağır yenilgi sadece işçi partisinin yenilgisiyle sınırlı kalsaydı bu kadar büyük bir sarsıntı yaratmazdı.  Seçimler demokrasi ve neoliberalizm arasında bir referandum niteliğindeydi. Ne yazık ki demokrasi kaybetti, ilericiler emekçi halk yenildi. Trump’ın çocuğu Boris, Monarşi, BBC, medya taykonları, finans oligarşi ve yabancı düşmanı Brexit yandaşı İngiliz kamuoyu kazandı. Evet onlar, yalancılar, şarlatanlar şimdi iktidarda, hem de beş yıl orda kalacaklar. 

Bir mülki milyoner seçim gecesi “ 1989’da Berlin duvarı yıkılırken Leninizm’i yıktık. 30 yıl sonra 2019’da biz Marksizm’in demokratik sosyalizmini yıktık.” Diyerek kazandıkları zaferin ne anlama geldiğini kahkaha atarak anlatıyordu.

Evet, aynen böyle zengin elit kontrolündeki medya aracılığıyla İşçi Partisine ve liderlerine çamur atarak, yalan haberler yayınlayarak demokratik sosyalizmi sandıkta yenilgiye uğrattı. Gericilik, aşırı sağ, faşizm zafer kazandı, ülkenin ve demokrasinin ışığını söndürdüler.

Nerdeyse tüm sol güçleri arkasına alan İşçi partisi sadece egemen sınıfın saldırılarından dolayı mı bu yenilgiyi aldı? Partinin ve Corbyn’nin ne gibi hataları oldu? Büyük umutlarla girilen seçimler tarihsel bir yenilgiyle sonuçlandı. Neden bu sonuç alındı ? Sorusunun cevabı uzun yıllar sorulacak ve cevabı tekrar tekrara aranacak.

Yenilgiye neden olan hataların bazılarını şimdi dillendirmenin zamanıdır bence. 

  • Çok kapsamlı demokratik ekososyalist programı 20 gün gibi kısa bir zaman diliminde kitlelere ulaştırmak gerçekten tam anlamıyla ütopyaydı. 10- 15 yılda tamamlanabilecek kapsamlı programı seçim manifestosuna dönüştürmek hatalıydı.
  • Ekososyalist programın mali kaynaklarını hesaplamak sorundu ve yığınlara anlatmakta başka bir handikaptı. Neoliberalizmin fakirleştirdiği yoksul emekçiler ve genelde işçi sınıfı bu karmaşık soruna hiç ilgi duymadı. 
  • Brexit sorununda İşçi partisi başından beri ne dediğini anlatamadı. Avrupa yanlıları ile ayrılmak isteyenler partinin karar almasına eşit ağırlığa sahipti dolayısıyla referandum sonuçlarının uygulanmasına için gerekli politikaların alınmasında ciddi engeller oluşturuyordu. Yıllarca partiye oy veren işçi sınıfı konservatif partiye yöneldi. 
  • Corbyn’nin dürüstlüğü, açık sözlülüğü, sosyalist ve çevreci, oluşu onun güzel nitelikleriydi. Fakat hemen hemen her konuşmasında asık suratlı, gülmeyen, espri yapamayan ve ruhsuz hali antipatikti. Halka kendini sevdiremedi. Sunmaya çalıştığı o güzel programı heyecan duymadan anlattı. 
  • Bir çok seçim bölgesinde gösterilen adaylar yetersizdi, bırak programı anlatmayı kendilerini bile anlatamıyorlardı. Etnik azınlıklardan gösterilen adaylar da benzer biçimde başarısızdılar. 
  • Seçim kampanyası sırasında müsevi kökenli zengin sınıfın Corbyn’i haksızca anti-semitizmle suçlaması oyların sağa kaymasına neden olan faktörlerden biriydi. Sıradan insanların tepkisine rağmen BBC yalan kampanyasını durdurmadı.

Evet, onlar kazandı, şimdi onlar, karanlık güçler iktidarda. Karanlıklarda yürümeğe alışmalıyız, birbirimize daha çok daha çok kenetlenerek,  birbirimizi daha çok severek, birbirimizin yardımına koşarak, demokrasiye daha çok sarılarak sokaklarda milyonlarca yürümeliyiz.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.