İNGİLTERE… Alınacak mesaj ikinci referendum mu?

Avrupa Parlamento’su seçimlerinde seçmenin mesajı net; Avrupa Birliği’inden çıkmak istemiyoruz. Basının Nigel Frage’in yeni kurduğu Brexit Partisi’inin birinci gelmesi üzerine seçmenin AB’den ayrılalım mesajını öne çıkarması sonuçların manüpüle edilmesini amaçlar.

Bu nedenle Avrupa Parlemento’sunun seçim sonuçlarını doğru okumak gerekmektedir. Öncelikle 2014 seçim sonuçları ve resmi olmayan sonuçlara göre 2019 seçimlerinin oy dağılımını bir karşılaştırmakta fayda vardır.

2019 Avrupa Parlementosu seçimlerine katılım oranı %37 olarak gerçekleşti. 2014 seçimlerinde katılım oranı %35.6 olmuştu. Genel olarak Avrupa’nın bütününde seçimlere katılım %50 civarında gerçekleşti. Birleşik Krallık’ta hararetli Brexit tartışmalarının ortasında yapılan bu seçimde katılım görece artmış fakat konunun işgal ettiği gündem itibarıyla baktığımızda bir çok insan sandığa gitmemeyi tercih etmiştir.
Bu seçimlerde yeni kurulan Brexit Partisi %31.6 oy oranı ile birinci parti olurken Liberal democrat Parti’nin %20.3 ile ikinci sıraya yerleşmiştir.
Bu seçimin en önemli sonuçlarından birisi Brexit konusunda başarısız olan İşçi ve iktidardaki Muhafazakar Parti’nin cezalandırıldığıdır. Ancak ortak kabul gören bir gerçekte Avrupa Parlamentosu’nda allınan sonuçların genellikle genel seçimler için tek başına belirleyici bir rol oynamadığıdır. Buna en iyi örnek UKİP’tır. 2014 Avrupa seçilerinde %27.49 oy almasına rağmen 2015 genel seçimlerinde oyları %12.6’den %1.8’e geriledi. 2019 Avrupa seçimlerinde ise aldığı oy oranı %3.2’e geriledi.
İlk verilerde öyle görünüyor ki Brexit Party 2016 referandumunda ayrılma yönünde oy kullanan bölgelerde yüksek oy alıyor. Ama referandumda ayrılmama yönünde oy kullanan bölgelerde daha çok Liberal Demokrat’lar oy almış görünüyor. Örneğin Londra’da; ki İşçi Partisi’nin kalesidir, Liberal Demokratlar birinci parti konumundadırlar.

İşçi Parti’sinin en önemli mevzilerinden Galler’de, Batı Midland bölgelerinde de yüksek miktarda oy kaybetmesi ve buralarda Brexit Parti’nin önemli bir oy alması dikkate değer sonuçlardır.

Her ne kadar Avrupa Palamentosu seçim sonuçları genel seçimler için önemli bir referans olmasa da Birleşik Krallık’ta artık iki parti hegomonyasının kırılmaya başladığının önemli işretlerini vermektedir. Özellikle bir önceki yerel seçimlerde de İşçi partisi ve Muhafazakar Parti’nin önemli miktarda oy kaybetmesi seçmenin Brexit konusunda bu partilere önemli mesajlar verdiğini gösteriyor. İktidardaki Muhafazakar Parti iş bu seçimde oylarını %23’ten %9’a gerileterek bir sonraki genel seçimlerde ciddi bir risk taşıdığının mesajını almıştır. Bu nedenle de İşçi Parti’sinin lideri ısrarla genel seçim çağrısı yapmaktadır.
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi Brexit Partisi yaklaşık olarak UKİP oylarının %24’unu almış. Geri kalan yaklaşık %7.4 civarında bir oyda Muhafazakar Parti’den gelmektedir. Bunlar çüğünlukla tepki oyları olup Brexit Parti’nin kalıcı oyuna dönüşmesi pek mümkün görünmüyor. Ayrıca Brexit Parti doğru dürüst bir programı olmayan, ülke yönetimine talip olmaktan ziyade Brexiti gerçekleştirme sorumluluğu yüklenmiş, Brexit konusundaki belirsizliği duyulan tepkiden prim yapmaya çalışan bir parti olduğu için bu dönemde Brexit gerçekleşirse işlevini tamamlayacaktır. Ancak İşçi Partisi için durum pek kolay olmayabilir. Zira onun oyları ağırlıklı olarak Liberal Demokrat’lara ve Yeşil Partiye kaymış durumda. Ayrıca iskoçya’da Ulusal iskoçya Parti’si ve Galler’de de Plaid Cymru oylarını arttırmış olması İşçi Partisi için ciddi uyarılar içermektedir.

Ayrıca dikkate alınması gereken temel noktalardan birtanesi de İşçi partisi oylarının ikinci referandumu savunan Liberal Demokrat Parti , Yeşil Parti ve İskoçya Ulusal Parti’sine kayması İşçi Parti’sinin Brexit süreci ile ilgili pozisyonununu yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Önümüzdeki dönemde İşçi Parti’sinin ikinci referendum söylemini daha çok kullanması sopriz olmamalıdır.

Brexit yanlısı basın bu seçimde Brexit Parti’nin birinci parti olarak çıkmasını seçmenin AB çıkmak istemesinin ve bunun bir an önce gerçekleştirmesi gerektiğinin sinyali olarak vermektedir. Oysa sonuçlar dikkatli incelenirse seçmen mesajının tam tersine AB kalma yönünde olduğu görülecektir. Seçime katılan partilerden bütün stratejilerini Brexit’i gerçekleştirme üzerine oturtmuş iki parti vardır: Brexit Partis ve UKİP. İkisinin bu seçimde aldığı oy oranı %34.9 civarındadır.
Seçime katılan partilerden açıkça ikinci referandumu destekleyen partiler olan Liberal democrat Parti, Yeşiller Partis ve UK değişim Partisi ‘nin aldığı oyların toplamı da %35 etmektedir. Buna Plaid Cymru (%1) ve İskoçya Ulusal Partisi’nin (%3.5) aldığı oylar’da eklendiğinde AB’de kalma taraftarı olanların oyları %40.3’lara yaklaşmaktadır.

Aslında seçmen açık bir mesajla ikinci referendum için yeşil ışık yakmış görünüyor. Bu nedenle İşçi Parti’sinin bundan sonraki stratejisi oldukça önemli olacaktır. İşçi Parti’sinin yeni seçim çağrısına Thresa May’in istifası ile boşalan parti başkanlığını seçmekle uğraşam Muhafazakar Parti’den pek destek gelmedi. Bu sonuçlardan sonra yapılacak bir genel seçimin de kendileri için bir hezimet olacağını tahmin ediyorlardır. Bu nedenle biraz zaman kazanıp seçmen nezdinde güvenirliklerini yeni bir liderle pekiştirip öyle seçime gitmek isteyebilirler. Ancak 31 Ekim 2019 itibarıyla da Brexit’i gerçekleştirecek olmaları da onları zaman açısından oldukça zor duruma sokmaktadır.

Parlamento aritmetiği değişmediği sürece de mevcut iktidar partisi yeni başbakan da seçse İşçi Parti’si ile uzlaşmadan parlamentodan bir karar geçirmesi oldukça zor görünüyor. Anlayacağınız Muhafazakar Parti oldukça sıkışmış bir durumda ve bundan sonraki süreci hep beraber göreceğiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.