İNGİLTERE… Biz o gece motorları maviliklere sürdük…

İNGİLTERE… Biz o gece motorları maviliklere sürdük…

0
PAYLAŞ

Biz şair, yazar Vedat Türkali’nin söylediği gibi vakıf malıyız. Kendimize iyi bakmalıyız. İyi bakmalıyız ki daha iyi bir dünya kurulmasına katkımız ziyadesiyle olsun… Nazım’ın dediği gibi güzel günler görelim… Motorları maviliklere sürebilelim.

Geçen Cuma Açık Gazete Gecesi’nde toplumun farklı renklerinden devrimci demokratlar vardı… Konukların çoğu toplumun bu güne gelmesinde lokomatiflik yapmış isimlerdi. Herkesin gereksinimine göre tükettiği bir dünya için saçlarını ağartmış, halkta umudu çoğaltmış yoldaşlarım da vardı. Bu rengarenklik ve farklılığın aynı salonda buluşması gerçekten büyük bir keyifti…

OHAL’in kapattığı çeyrek asırlık Evrensel Kültür’ün Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu da gecemizin onur konuğuydu. Bir dostum “gözlerini seviyorum Erdal Eren’i gördüğü için” demişti… Ben bu tanımlamayı Aydın abiye uyarlamak istiyorum. Aydın abiyi seviyorum Deniz’i gördü diye… Aydın abiyi seviyorum, hakimin “idam” fermanına “eyvallah” etmediği için. Aydın abiyi seviyorum 19 yıl hapisane yaşamında sol tarafındaki cevahiri karartmadığı için… Aydın abiyi seviyorum dünyanın tek sosyalist kültür dergisini en zor koşullarda bile yayınlamayı başardığı için… Aydın abiyi seviyorum karanlıkta bile pusulası yalnızca ve yalnızca işçi sınıfının çıkarlarını gösterdiği için. Ve Aydın abiyi seviyorum yazdıkları ve söyledikleriyle bir tarih evvelinden çürüyen diş, dökülen eti gördüğü için…

Aydın abinin Açık Gazete Gecesi’ndeki konuşmasında “Faruk gerçekten önemli bir iş yapıyor” sözünü ödül olarak saklayacağım. Aydın abiye teşekkür ediyorum. İyi ki var…

***

Türkiye ve Kıbrıslı topluma eğitim alanında büyük emeği geçen yazar dostum Ertanç Hidayettin de geceye katılanlar arasındaydı. Sevgili Ertanç geceyle ilgili bir yorum yazısı kaleme almış. Kendisine de çok teşekkür ediyor ve yazısından bir bölümü sizinle paylaşıyorum:

“Geçen akşam İngiltere’de yayınlanan İnternet gazetesi, Açık Gazete’nin yıllık dayanışma gecesine katıldım. İnsanüstü bir çabayla 13 yıldır İngiltere’nin Türkçe sözlü prensipli, bağımsız az sayıda gazetelerinden birini yayınlıyor Faruk Eskioğlu dostum. Ayrıca Olay Gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor ve kitaplar da yazıyor Faruk. Türkçe konuşan toplumlarımızın en faal fertlerinden anlayacağınız.

Yazdıklarından rahatsız olanlar tarafından hakarete, tehdide, aşağılanmaya maruz kalsa da o inandığı yolda, korkusuzca kalemini konuşturan cesur bir yürek.

Faruk, yaşamayı en iyi şekilde yüklenmesini bilen ve her zaman, her şeye rağmen cesaret örnekleri sergileyen bir rol model. Rüzgarın estiği yöne göre değişen ‘gazeteciler’ onu örnek almalı. ‘Bütün mesele gazetecinin evrensel meslek ilkeleri ile toplumsal çıkarları iyi harmanlayıp özgür bir şekilde yazısını, haberini yazmasıdır. Hiç kuşku yok yukarıdan aşağıya baskı ve yönlendirmeyle bu sağlanmamalı… Yukardan aşağıya eğilim basın özgürlüğüne tecavüzdür.’ Bu satırlar da Kıbrıs’ın deneyimli gazetecilerinden Hasan Hastürer’den.

Baskı ve yönlendirmeyle yazan gazeteci çok. Faruk asla bunlardan biri değil. Sanırım iki yıl önce gazeteciler TC Büyükelçiliğine çağrılmıştı. İngiltere’de gelişen toplum olaylarını yansıtmada medyanın rolünü tartışmak istemiş Başkonsolos. Bunun basını yönlendirme olmadığını söyleyebilene aşkolsun. Tabi bizimkiler koşarak gittiler. Faruk gitti mi? Asla. Çünkü o yönlendirilebilecek bir gazeteci değil. İşte dostum Faruk böyle biri.

Açık Gazete destek gecesinde çok eski dostlarla yeniden biraraya gelme mutluluğunu yaşadım.”

BİR CEVAP BIRAK

17 − 1 =