İNGİLTERE… BREXİT VE TÜRKİYE

12 Aralık genel seçiminde ezici bir çoğunlukla iktidara dönen Başbakan Boris Johnson, ülkede radikal bir değişimin ilk adımlarını atmaya başladı.

Johnson, ilk iş olarak yeni bakanlar kuruluna hitaben “durun bakalım, daha çok göreceğiniz var” dedi.

Seçimden bir kaç gün sonra, Avrupa Birliği’nden anlaşmasız çıkış seçeneğini yeniden gündeme getirmekle de, kazandığı çoğunluğun vereceği rahatlıkla, daha esnek, daha uzlaşmacı bir politika izleyebileceği beklentisini  boşa çıkarmış oldu.

Başbakanın sözcüsü, gelecek yılın sonunda müzakerelerin tamamlanmaması durumunda yeniden uzatma istemeyeceklerini, bunu yasadışı kılacak bir tasarıyı bu hafta parlamentoya getireceklerini açıkladı.

Bu durumda, Birleşik Krallık, anlaşmalı ya da anlaşmasız ortak pazar ve gümrük birliğinden çıkacak.

Piyasalar ve şirketler de bu yeni gerçeklik karşısında hazır olmak zorunda.

Muhafazakar Partinin seçim zaferi ardından Dolar ve Euro karşısında değer kazanan Sterlin’in yükselişi uzun sürmedi.

Anlaşmasız Brexit olasılığı belirince, Sterlin hızla inişe geçti.

İngiltere, 31 Ocak’ta, Birlik’ten çıkıyor ve 11 ay süreli kısa bir müzakere sürecinde Avrupa Birliği ile gelecekteki ilişkilerini ve yeni ticaret anlaşmalarını tamamlamayı umuyor.

Avrupa Birliği’ne göre, bu süre, gerçekçi degil. Piyasaların tepkilerine bakılırsa, iş dünyası da öngörülen takvimi gerçekçi bulmuyor.

Anlaşmasız, sert bir çıkış için hazır olması gerekenler, sadece İngiltere ve Avrupa Birliği kurum ve şirketleri de degil.

Türkiye’de pek çok firmanın da  bu hiç de yumuşak olmayacak inişe karşı tedbirini alması gerekiyor.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden anlaşmasız ayrılması, Gümrük Birliği üyesi Türkiye için, en büyük pazarlarından birine ulaşımının kısıtlanması anlamına gelecek.

İngiltere Ulusal Ticaret Bakanlığı, bu durumda Türkiye ile iş yapan İngiliz şirketlerine ne gibi sorunlarla karşılaşacakları konusunda aylardır uyarı yapmakta.

Avupa’dan çıkış yani Brexit gününde, Türkiye ile şu ana kadar varolan ticari anlaşmaların geçerli olmayacağının, o zamana kadar ikili bir anlaşmanın da tamamlanamayacağının altı çiziliyor.

İngiltere ve Türkiye, son bir kaç yıldır Brexit sonrası için ticari anlaşma yollarını görüşmekte ama bu türden bir ikili anlaşma, ancak Avrupa Birliği ve İngiltere arasında ticari ilişkilerin son şeklini alması ardından mümkün. Bu da, Johnson hükümetinin iyimser vaatlerine rağmen, yıllar alabilecek bir süreç.

Bu arada, iki ülke arasındaki ticarette gümrük vergileri ve sınır kapılarında gecikmelerin yaratacağı ciddi sorunlarla başedilmek zorunda kalınacak.

İngiltere, Türkiye’nin ticaret fazlası olan nadir ülkelerden. Doğal olarak daha fazla kaybedecek taraf da Türkiye olacak.

Anlaşmasız Brexit, Türkiye’nin en çok otomotiv, tekstil ve beyaz eşya sektörlerini vuracak.

Sıkıntı, sadece ticaret alanında da degil. İngiltere’nin çıkmasıyla, Avrupa Birliği içindeki siyasi dinamikler de değişecek.

Birliğin dış politikasında belirleyici rol oynayan ülkelerden biriydi İngiltere. Avrupa Birliği adaylık sürecinde Türkiye’ye en fazla destek veren ülkelerin de başında geliyordu.

Londra’daki diplomatik kaynaklarım, Türkiye-İngiltere ilişkilerinin geleceği açısından en iyimser oldukları alanın savunma işbirliği olduğunu söylüyorlar.

Ancak savunma işbirliği, dış politikada yaşanacak çalkantılardan en fazla etkilenecek alan. Türkiye’nin NATO ülkeleriyle, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerinde gözlenen kötüleşme devam ederse, bundan İngiltere ile Türkiye’nin savunma sektöründeki bağlarının olumsuz etkilenmemesi düşünülemez.

Türkiye’nin İngiltere seçimleri sonrasında Boris Johnson’a gönderdiği sıcak kutlama mesajları, ‘Brexit sonrası her alanda ikili ilişkilerde hızlı gelişme umudu’, en azından şimdilik fazlasıyla iyimser ve karşılık bulması zor görünen bir beklenti.

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN:
https://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.