İNGİLTERE… DAPHNE CARUANA GALİZİA İÇİN ADALET KAMPANYASI HEDEFE YAKLAŞIYOR MU?

Oysa, gerçeklerin peşinde koşan insanların, çoğu zaman, adaletin yerini bulduğunu görmeye ömrü yetmiyor

Hukukun üstünlüğünün olmadığı bir yerde, suç ve yolsuzlukların soruşturulmasını engelleyenler fazlasıyla güçlü; adalet isteyenlerin sesi ise kolayca bastırılabiliyor. .

Pek çok ülkede, cezasızlık artık gündelik hayatın parçası oldu.

Bu haftaya kadar, Akdeniz adası Malta da, suçun cezasız kalacağının düşünüldüğü ülkeler arasındaydı.

Araştırmacı gazeteci Daphne Caruana Galizia’ya düzenlenen bombalı suikastin sorumlularının ortaya çıkarılması için yapılan sayısız uluslararası çağrıya, karara ve Malta’lı insan hakları savunucularının yoğun kampanyalarına rağmen, cinayetin aydınlatılması ihtimali son derece düşük görülüyordu.

Gerçi 4 Aralık 2017’de Alfred Degiorgio, George Degiorgio ve Vincent Muscat adlı, emniyet güçlerinin pek yabancı olmadığı üç kişi gözaltına alınmış, daha sonra da bombalı saldırıyı gerçekleştirdikleri suçlamasıyla haklarında dava açılmıştı.

Ancak Daphne Caruana Galizia’nın eşi ve üç oğlu, öldürülen gazetecinin arkadaşları ve meslektaşları, bunu yeterli bulmamış, suikast emrini veren asıl sorumluların ortaya çıkarılmasını talep etmişti.

Malta hükümeti, baştan beri Galizia’nın gazetecilik faaliyetleri yüzünden öldürülmediğini savunuyor, hatta zaman zaman kendi aile bireylerinin bile saldırıda parmağı olabileceğini ima eden komplo teorileri ortaya atıyordu.

Galizia’nın eşi ve oğulları aleyhinde pek çok tazminat davası açılıyor, adalet arayışında ön saflarda yeralan aile, psikolojik ve maddi baskı altında susmaya zorlanıyordu.

Galizia için başkent Valletta’da mahkeme binası  önünde çiçeklerle, mumlarla oluşturulan derme çatma anıt, polis tarafından her akşam kaldırılıyor, ertesi gün yeniden inşa ediliyordu.

Malta yetkilileri bağımsız soruşturma çağrılarını duymazdan geledursun, çeşitli ülkelerden, önde gelen haber kurumlarının temsilcilerini de içeren bir grup gazeteci, Daphne Projesi adlı bir konsorsiyum oluşturdular ve susturulan meslektaşlarının Malta ve ötesinde başlattığı üstü düzey yolsuzluk, milyonlarca dolarlık rüşvet ve naylon şirketler  soruşturmasını  devam ettirdiler.

Daphne Caruana Galizia, öldürülmeden hemen önce Panama Belgeleri diye bilinen, off-shore bankacılık yoluyla vergi kaçakçılığını gözler önüne seren sızdırılmış bilgileri araştırıyordu. En son yazılarında Malta Başbakanının Özel Kalem Müdürü  Keith Schembri ve zamanın enerji Bakanı Konrad Mizzi’nin adlarını şüpheliler arasında zikretmişti.

Galizia cinayeti ardından Daphne Projesi, Yorgen Fenech adlı, Dubai’de kayıtlı 17 Black adlı şirketin sahibi işadamının da, Galizia’nın sözünü ettiği karanlık ilişkilerde kilit rol oynayanlar arasında olduğunu açıkladı.

Galizia’nın oğlu Paul, sözü edilen iki Maltalı siyasetçi, Yorgen Fenech ve Azerbaycan arasındaki doğal gaz bağlantılarındaki karanlık ayrıntıların, eğer öldürülmeseydi annesinin yazacağı bir sonraki büyük haber olacağını söyledi.

İki yıl süreyle seslerini duyuramayan hak savunucuları, kampanya elemanları ve Galizia ailesi, bu hafta tanık olunan gelişmeler ışığında soruşturmanın ilerlemeye başlayacağı umuduna kapıldı.

Nedeni, lüks yatıyla Malta’dan kaçmaya yeltenirken gözaltına alınan Yorgen Fenech’ten sonra, Özel Kalem Müdürü Keith Schembri’nin önce istifa edip, daha sonra tutuklanması, Turizm Bakanı Konrad Mizzi’nin de görevi bırakması.

Bağımsız bir soruşturmayı engellemekle suçlanan başbakan Joseph Muscat da hem Maltalıların öfkeli protestolarıyla karşı karşıya hem de Avrupa kurumlarının giderek artan baskılarına hedef olmakta.

Avrupa Parlamentosu, Malta’ya acilen partilerüstü bir heyet gönderme kararı aldı. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ortak polis örgütü Europol da soruşturmaya yardımcı olacak.

Daphne Galizianın ailesi tarafından yapılan  basın açıklamasında, Malta yetkililerinin Keith Schembri’yi derhal mahkeme önüne çıkarmaları ve başbakanın neden bugüne kadar Schembri’yi koruduğunun soruşturulması talep edildi.

Ailenin açıklamasında istenen sadece Malta’daki karanlık ilişkilerin aydınlatılmasıyla sınırlı degil. Europol’un aynı zamanda “Malta ve Azerbaycan arasındaki para trafiğini, kara para aklama şebekelerini, özellikle de Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki faaliyetleri, sınırötesi yetkilerini kullanarak soruşturmasını” talep ediyorlar.

Son günlerde tanık olunan gelişmeler ve gün yüzüne çıkan bilgiler, Malta hükümetinin en üst düzey yetkililerini töhmet altında bırakmakla kalmıyor; birkaç ülkeyi daha ciddi şekilde sarsmaya aday görünüyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
https://www.firdevstalkturkey.com/tr/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.