İNGİLTERE… Demokrasiyi kimse korumayacak mı?

İNGİLTERE… Demokrasiyi kimse korumayacak mı?

0
PAYLAŞ

Pazarlama alanının gurusu olarak ünlenen Phil Kotler ciddi kapitalizm ve Amerikan siyasi sistem eleştirileri de yapan birisi. ‘Demokrasi’nin Çöküşü’ ve ‘Kapitalizme karşı durmak’ kitapları mutlaka okunmalı. Geçen hafta Huffington Post’a güzel bir yazısı çıktı. Kotler ilerleyen yaşında kendisini adalet ve kapitalizmin işlemeyen yanları meselesine vermiş: gayet içerden liberal bir eleştiri yapıyor. Son yılların yaygın tabiriyle ‘Bilal’e anlatır gibi’ tane tane anlatıyor Trump’ın yol açtığı hasarı. Yazının başlığından itibaren de oldukça da güçlü ifadeler kullanıyor: “Beyaz Saray’daki terörist”.

Orta Asya’dan Akdeniz’e kadar pek çok coğrafyada küçük adamların yarattığı hasarları göreceğiniz ülkeler mevcut. Kotler’in yazısını, Trump adını çıkarıp karısını başkan yardımcısı atayan büyük Azerbaycan demokratı gibi pek çok liderin adını koyarak okuyabilirsiniz. Yani aşağıdaki 15 maddeyi bulunduğunuz ülkenin yerel folklorüne uyarlayabilirsiniz. Beyaz Saray’ı aklamaya da gerek yok; olduğu gibi kalsın. Bu arada Müslüman (ya da muhafazakâr) demokrat arkadaşlarımız bu esnada susmaya ve sıralarının gelmesini beklemeye devam edebilirler. Onlar için saray dekorasyonu dergisinin felsefe özel sayısını öneriyoruz.

Kotler’a göre, Trump başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana dört haftalık icraatı ile “El Kaide’nin yapamadığını yapmayı başardı”. Amerika’yı güvenli ülke yapacağım diyerek dünya genelinde bir korku iklimi yaratırken Amerikan demokrasisinin de çöküşü için gerekli koşulları sağladı. Ülke içinde kaos, uluslararası arenada kaos ve çatışma yaratan yeni başkan, hem müttefik ülkeleri hem de iş ortaklarını huzursuz etmeyi başardı. Bu arada bütün ‘hayır’ diyenleri, pardon Meksikalıları suçlu, bütün Müslümanları da terörist ilan etti.

Terör dediğimiz böyle bir korku ikliminden öte bir şey değil. Bunu devlet eliyle yaptığınızda genelleştirmiş oluyorsunuz ve seçimlerde yüzde 80’ler 90’lar hayal olmaktan çıkıyor. Haliyle kabine padişahın yatak odasına taşınabiliyor.

Demokrasinin altını oymanın ya da diktatörlüğe giden yolun çok bilindik bir güzergahı olduğunu Kotler’den bir kez daha okuyoruz. Eski ve yeni başka başkanların da icraatları aynı güzergâhta seyrediyor.

Bu güzergahta mutlaka basına saldırı var. Basının işini yapmasını engelleyerek ve doğrunun altını oyarak açılan yol diktatörlüğe giderken ilk adımları oluşturuyor.

Yargıya saldırı eşzamanlı ikinci adım: Savcıları, hakimleri baskı altına al, işten al, avukatları tutukla ve manipüle ederek itibarsızlaştır. Sonra da yargının yozlaştığını ilan et.

Seçimlerin adilliğine gölge düşür ve müdahalelerle itibarsızlaştır.

Her türlü muhalefeti terörist ilan et, muhalif basını dışla, protesto edenlere saldır ve terörist ilan et. Protesto edilmesini engelle. Düşünce ve ifade özgürlüğünü bitir. Herkese dava aç.

Aydınlara saldır. Aydınları itibarsızlaştırmaya çalış. Cahillerin iyiliğinden bahset. Aydınları terörist ilan et.

Göçmenler ya da azınlıklar üzerindeki baskıyı artır. Baskılayacak geniş bir kitle bul ve onları kriminalize et.

Sivil hak ve özgürlüklere saldır. Bu hakları kullananı da hatırlatanı da baskı altına al, içeri tık, dışarı at, bir şekilde sustur. Sadece senin gibiler konuşşun ve ayakta kalsın.

Tabii ki kadın haklarına saldır. Kürtaj meselesini kaşı. Tecavüzcüleri koru.

Eğitim kurumlarına saldır. Bir şekilde kamu eğitiminin altını oy. Bunu fonları kısarak yap, işten çıkararak ya da hapse atarak yap.

Tabii ki sanatı ve sanatçıları hedef al. Sadece sana dalkavukluk yapanları bırak. Sanatın içine tükür, üstüne tüy dik.

Çevreyi mahvet. Yeşi alan bırakma, el koy, yağmala ve çevrecileri itibarsızlaştır; gerekirse tuıtukla, gazla, öldür.

Kamuya ait alanları özelleştir ve peşkeş çek.

Sendikalara saldır. Sendikacıları tehdit et. Sendikaları kapat. Yandaş sendikalar yarat ve çalışanların hak aramasını suç haline getir.

Liberal piyasaya da saldır. Sana destek olmayanları mümkünse elimine et.

Son olarak komşu ülkelere ve komşu olmayan ülkelere hakaret et ve her fırsatta şantaj ve tehdit etmeye çalış.

Kotler 15 maddede diktatörlük yolunu açıklarken, Trump’ın şok et ve yok et stratejisi ile Amerikan halkını sendeletip korku ve sessizliğe mahkûm etmeye çalıştığını söylüyor. Bunun için terörist saldırılar ve terör örgütleri icat ettiğini söylüyor.

Biliyorum çoğunuz ‘aa bunları bir yerden tanıyoruz’ diye düşünüyorsunuz. O zaman Kotler’ın sorusunu da düşünün: ‘Demokrasiyi hiçbirimiz korumayacak mı?’
İyi haftalar ve bol şanslar.

_____________

* Kotler’ın yazısını şurada bulabilirsiniz: http://www.huffingtonpost.com/entry/the-terrorist-in-the-white-house_us_58aa969fe4b0b0e1e0e20d50

Ibrahim Sirkeci
http://sirkeci.co.uk
@isirkeci

BİR CEVAP BIRAK