İNGİLTERE… İkinci bir referandum ve yeni bir hükümet

Birleşik Krallık’ın AB’den birleşik çıkma hevesi kursağında kalınca külahları önümüze koyup tekrar düşünme kararı elzem oldu.

Anlaşılan o ki ne serden geçeriz ne yardan politikası imparatorluk hamaseti ile birleşince ortaya çıka çıka gevşek bir gümrük birliği anlaşması çıkıyormuş. Theresa May’in hafta içinde açıkladığı AB’den çıkış anlaşması taslağı Cumartesi günü yazdığım üzere kimseyi memnun etmedi.

Memnuniyetsizliğin temel nedeni seçimleri ve referandum sonucunu yanlış okumak kanaatimce. Hükümette kalmak istiyorsanız çıkalım diyen yüzde 51,9 ve kalalım diyen yüzde 48.1’in bir birine çok yakın olduğu ve makul olanın ikisinin siyasi ortalamasına denk düşeceğini vurgulayan bir siyaset kurmak olurdu.

Ancak ne Muhafazakar Parti ne de İşçi Partisi bunu yap(a)madı. İşçi Partisi ve Corbyn referandum sürecinde ve sonrasında genel olarak sessiz ya da kararsız bir görüntü sergiledi. Muhafazakarlar ise, ortalama olarak, ‘çıkalım’ diyenlere teslim oldu.

Bu durumda her ne şekilde olursa olsun gümrük birliği opsiyonunu partiye ve genel kamuoyuna pazarlamak imkansız bir işti ve böyle olduğunu da gördük.

May parti içi muhalefeti gözardı eder bir tavır içinde olsa da günlerinin sayılı olduğu kesin. Meclis dengeleri içinde anlaşmanın onaylanması mümkün değil, tarafları tatmin edecek biçimde değiştirilmesi de mümkün değil. Hükümetin düşmesi de ihtimal dahilinde.

Bu durumda ikinci bir referandumda anlaşmanın halkoyuna sunulması ya da genel seçim olasığı artıyor. Çeşitli kamuoyu yoklamalarına ve gazetelere bakarak son durumu tespit etmeye çalıştım.

YouGov tarafından yapılan kamuoyu yoklamasında gazetelerin okurları online ve basılı olarak ayrı ayrı sunulmuş. Bu tablodan AB’den çıkalım diyenlerle kalalım diyenler arasındaki dengenin pek de oynamadığı görülüyor. Dijital kuşak arasında AB üyeliğine devam yönünde ciddi bir ağırlık söz konusu. Bunu büyük oranda genç nüfus arasında diye de okuyabiliriz.

May’in Brexit anlaşmasını açıklamasının hemen ardından açıklanan bir başka kamuoyu yoklamasına göre ikinci referandumu isteyenlerin yüzde 60, ‘AB’de kalalım’ diyenlerin oranı ise yüzde 54’e ulaşmış.

Havada hissedilen en kesin kanaat May anlaşmasının referandum sonuçlarını yansıtmadığı. YouGov oylamasına katılanların yüzde 75’i bu yönde fikir belirtmiş. Bütün tarafların, ‘kalalım’ ya da ‘çıkalım’ diyenlerin, İşçi Partili ya da Muhafazakar olanların buluştuğu nokta bu.

İkinci ortak nokta ise Theresa May’in istifası. Parti içinde ve dışında bunu düşünenlerin oranı zaten gün be gün artmaktaydı. Anlaşma üzerine tüy dikmiş oldu. Peki bütün bunlardan çıkan sonuç nedir?

Sonuç artan kutuplaşma. Bir başka kamuoyu yoklamasına göre referandumda ‘çıkalım’ diye oy verenlerin büyük çoğunluğu ulusal kanal BBC’nin AB taraftarı olduğu yanlı yayın yaptığı görüşünde. Halbuki elimizdeki verilerin çoğu AB üyeliğinin devamının doğru karar olacağı yönünde. Kesin olan doğru rakamların, doğru olasılıkların çarpıtılmadan kullanılmadığı bu tartışmada kutuplaşmanın derinleştiği.

Şimdi önümüzde kimsenin beğenmediği bir anlaşma ve hala açıkça dillendirilmeyen diğer seçenek var. Beğenilmeyen anlaşmanın önümüzdeki haftalarda izleyeceği yol ve tecrübe büyük ihtimal diğer seçeneği daha da güçlendirecek. Diğer seçenek külahları önümüze koyup AB üyeliğine devam seçeneği.

Bu ikisinin de gerçekleşmediği durumda ise yeni bir hükümet ve muhtemelen bir başka gümrük birliği anlaşması gündeme gelecek. Orada da referandum sonucu ve o günden bugüne oluşan kanaatleri dikkate alırsak Norveç veya İsviçre modeli değil Türkiye modeline benzer bir şey ortaya çıkacak.

İyi haftalar ve bol şanslar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 3 =