İNGİLTERE… Korkunun ecele faydası vardır

İstanbul denince akla ilk gelen simgelerdendir Kız Kulesi. Kimin tarafından, ne zaman dikildiği konusunda çelişkiler olan bu ünlü kule ile ilgili birçok efsane vardır.

En çok bilinen bir efsane şöyledir: Selçuklu sultanlarından biri rüyasında çok sevdiği kızının bir yılan tarafından ısırılarak öleceğini görür. Bunun üzerine Sultan çok korkar ve kızını Kız Kulesine yerleştirir.

Muhafızlar tarafından çok sıkı korunan kuleye kimsenin girip çıkmasına izin verilmez. Bir gün kız hastalanır. Doktorlar onu çok zor tedavi edip hayata döndürürler.

Kıza iyileştiğinde birçok hediyeler gönderilir. Bunlar arasında bir üzüm sepeti de vardır. Üzümlerin arasında saklı olan yılan kızı ısırır ve ölümüne neden olur.

Hikayeden çıkarılan ders, “korkunun ecele faydası yoktur”, veya “kaderin önüne geçilmez” olabilir.

Yine eski ata sözlerimize taktı bu Ertanç da diyeceksiniz!

Korku bence çok yararlı olabilir. Korkan insan tedbir alır, tedbir de eceli bir süre geciktirebilir.

Mart ayından beri korku içinde yaşıyoruz.

Ben korkarım. Yükseklikten korkarım, yılandan korkarım, korkunç görünümlü köpeklerden korkarım. Gözden, hasetten korkarım. Birkaç günde bir evden zeytin yaprağı kokusu yükselir.

Hele hele hasta olmaktan ödüm kopar.

Erkekler doktora pek gitmezlermiş. Pee, en küçük bir şikayetten doktora koşarım. Doktorlar, hastabakıcılar, sekreterler beni ilk ismimle çağırırlar.

Doktora, şeker, kollesterol, prostat kan testlerimin zamanı gelmeden beni hastaneye göndermesi için diretirim. Sonuç için defalarca telefon eder, “herşey tamam” sözlerine kulak asmaz, gidip tahlil raporunun kopyasını klinikten alır, bir güzel de ben incelerim.

İlk kez grip aşısı salınmak için davet edildiğimde 55 yaşındaydım. Çok kızmıştım. “Ne yahu ben o kadar yaşlı mıyım” diyerek gidip doktora sitem ettim. Adamcağız “evhamlı olduğunu bildiğim için isteyeceksin sanmıştım” deyip benden özür bile dilemişti! Tabii aşıyı salınmayı da ihmal etmedim!

Şimdi grip aşısı salınmak için çağrılmayı dört gözle bekliyorum. Zatürre aşısı da varmış. Onu da salınacağım.  Covid aşısı mı? Bak ondan korkarım!

Mart ayından beridir doktora, hastaneye gitme olasılığı korkusuyla hasta olmadım çok şükür!

Eşime, kızıma, özellikle de toruncuklarıma sarılamadan geçen aylar oldu. Şimdi bile korkarak çabucak sarılırım onlara.

Beslenme konusunda tahmin edebileceğiniz gibi çok titizim. Aylardır bünye güçlendiren gıdalar hakkında araştırma yapıp harıl harıl okuyorum. Kitaplığımda bir diyetisyende bulunandan çok kitabım var konu üzerine.

Geçenlerde bir Kıbrıs kanalında zeytin çekirdeği yutmanın yararlarından bahsediliyordu. Yıllardır barsağımı delecek diye zeytini çekirdeğini çıkardıktan sonra yerken, bir haftadır zeytin çekirdeği yutmaya başladım. Hakkımıza hayır!

Bir hafta önce Yaşar Halim’e uğradım. Pekmez, tahın, ceviz,badem, semizotu gibi şeyler aldım. Gerçi biliyordum ama araştırmalarım bu besinlerin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini tekrar doğruladı.

Sağlık gıdaları satan özel dükkandan manuka balı aldım. Normal fiyat, küçük bir şişe için £79. Bereket ucuzluk vardı. Her sabah limonlu ılık su içmekle başlıyordum güne zaten. Şimdi biraz da manuka balı katıyorum bardağa. Arkasından bir küçük bardak kefir. Biraz tuz ve kuru nane atın içine, aynı ayran.

Hanım güler bana. “Pekmez, tahın, bal, bu sefer ağzında diş kalmaycak, diş doktorlarına koşacan” diyor. Haklı da. Yani ben de kaşık kaşık tüketecek değilim ya bunları. Ha, bu arada söylemeyi unuttum galiba. Ben diş doktorundan da müthiş korkarım.

Ekinezya fidesi, koni çiçeğinin yararlarını çok önceden okumuştum. Hapı ve damlası sağlık dükkanlarında en çok satılan şeylerdendir. Soğukluğa, gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiği biliniyor. Gidip bir şişe de ondan aldım.

Hazır unutuyordum. Spor, eksersizlerimin dozunu da artırdım. Kıçıma motor takmışlar gibi günde birkaç kilometre yürürüm.

Tai Chi ve Chi Kung yapmaya da başladım. Bir gün torunlarla parkta gezerken Tai Chi yapmaya kalktım, yerin dibine girdiler. Beni orada bırakıpkoşarak arabaya bindiler!Şimdi dışarı çıkmazdan önce defalarca tembih ederler. Tai chi, mayçi yok diye.

Evet değerli okurlarım. Biraz espri ile karışık, biraz abartılı bir yazı oldu, ama gerçekten kışın süratle yaklaştığı bu aylarda bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için ciddi atılımlar yapmalıyız.

Yukarıda anlattığım yöntemler hep yararları kanıtlanmış yöntemlerdir. Yalnız zeytin çekirdeği konusunu siz de araştırın. Sorumluluk kabul etmem, ona göre!

Uzmanlar COVİD-19un kışta tekrarlanacağını söylüyorlar. Kimse Covid bana bulaşmaz demesin. Çok ciddiye alalım bu illeti.

Şimdi önlem aldığımız takdirde Kış aylarında virüsün en kötü etkilerinden korunabilmemiz mümkündür. Kendimiz için, yakınlarımız için bunu yapmamız şarttır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.