İNGİLTERE… NEDEN HAPİSHANELER DOLU?

Hapishanelerin çokluğu, KHK’larla, Anti-terör yasalarıyla, yargı sistemi ve pro-aktif polis politikalarıyla birlikte düşünülmeli. Sayısız mahkumun haksızca tutuklu kalmasına neden olanla otoriter rejimin devamını sağlayan anti-demokratik yasalar aynıdır. Askeri vesayet rejiminin kaldırılıp yerine sivil neo-liberal otoriter rejim inşa edilirken adım adım bu insanlık dışı hukuksuz ortam hazırlandı. 

Hapishanelerin bu kadar yakıcı bir biçimde gündeme gelmelerini hazırlayan yasalardaki zamanla artan faşizan içerik önemli rol oynadı.  Otoriter rejim, devletin güvenliğini daha geniş alanlarda korumak için yasaları değiştirdikçe mahkum ve hapishane sayısı hızla arttı.

 İktidar bileşenleri değişince, yargı da ona göre yön değiştirdi. Fetö’cilerle beraber ittifak kuran AKP yargıyı Ergenekonculara ve daha sonra Ergenekoncularla beraber Fetö’ye karşı kullandı. Şimdi de KHK denilen faşist uygulamalar HDP’ye ve Kürt hareketine karşı kullanılıyor. Düşman tanımı değiştirildikçe yasalar değiştirilerek başkalarına zulüm aracı olarak kullanılıyor.

AB üyeliği için Kopenhag kriterlerine bağlı kalarak 2002 -2005 yılları arasında reform paketlerinden birinde ceza ve anti-terör yasalarında bazı küçük değişiklikler yapılmıştı.

AB üyeliğinin mümkün olmadığı anlaşılınca 2007’den sonra Erdoğan ve AKP’si yeni bir otoriter rejim hazırlıklarına başladı. Üyelik için yapılan reformlara karşı anti terör, düşünce özgürlüğü ve devlet güvenlik mahkemelerini içeren yeni yasalar çıkartıldı. AKP’nin AB üyeliği dışında demokratikleşme gibi bir gündeminin olmadığı o zaman anlaşılmıştı. 

Özel yetkili mahkemeler, sıralanan 50 çeşit suçun teröre dahil edilmesi ülkeyi hapishanelere çevirmeye yetti. Polis ve yargıçlar sanki ülke savaştaymış gibi iç düşman aramaya yönlendirildi. Terör tanımı o kadar geniş tutuldu ki sanatçı, sporcu herhangi biri faaliyetlerinden dolayı terör kapsamına alınarak sorgulandı. Kürtler ve sosyalistler iç düşman sayılmaları yetmedi birde Kemalistler eklendi. Politik etkinlikler kötü diye tanımlandı ve bazıları terörizmle eş görüldü. Yığınsal gösteriler etkisizleştirildi ve katılımcılar terörist muamelesi gördü. Politika itibarsızlaştırılarak terör kapsamına alınınca yargı suça delil aramaya zorlandı. Proaktif polis yönetmenlikleri de aynı mantığın sonucunda potansiyel suçlu arama ve cezalandırma görevi yaptı. 

Demokrasinin vaz geçilmez unsuru olan kolektif eylemler anında acımasızca bastırıldı. Demokrasi işlemediğinden egemenlik halktan alındı hükümete, yargı ve polis  gücüne verildi. Muhalefet terörle ilişkilendirilip potansiyel suç örgütü muamelesi görür oldu. Yalnızca sarayın etrafında kümelenen tarikatçı Sünni-Hanefi Müslüman Türkler baskılardan uzak tutuldu. 

Böylece var olan hapishaneler dolup taştı, yenileri ardı ardına açıldı. Vicdansızlığın ve adaletsizliğin kol gezdiği bu mekanlarda on binlerce suçsuz insan ömür tüketiyor. Otoriter rejim bu sistemin sayesinde ayakta duruyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.