İNGİLTERE… Toplum en çok boyun ağrısından muzdaripmiş

FETÖ, Yunus dedi, Karacaoğlan dedi bütün Anadolu erdem ve değerlerini üç kağıda endeksledi.

FETÖ’nün sinsi manevra yöntemi dünyada ilk değil… “Amaca ulaşmak için her şey mübahtır” diyen Makyavelizm’in kurucusu İtalyan düşünür ve politikacı Niccolò Machiavelli taaa 15 ve 16’ncı yüzyılda yaşamış. Makyavelizm’e göre bir elma için ağacı kesmek işin doğasından. Çünkü amaç o ve gerisi teferruat…

Machiavelli yaşasaydı “Prens” başlıklı kitabının FETÖ tarafından başarıyla hayata geçirilmesine hem şaşar, hem de kutlardı…

Ben 12 Eylül 1980 işkencecilerin de aynı topraklarda yetiştiğine tanık olduktan sonra Anadolu’nun türkülerdeki gibi masum olmadığına karar vermiştim. “Öyle delikanlılık, racon, ahlak ya da moda adıyla etik, hak hukuk yalnızca sosyalistlerin itibar ettiği kelimeler olarak kalacak” diyorum. Kazanç için herşeyi mübah sayan bir patronun işçi hakkını gaspetmesi, ham maddeyi çiftçinin elinden çarpması, veli nimeti tüketiciyi kazıklaması ya da haksız ve ahlaksız rekabetten kaçınmaması kapitalizmin doğası değil mi? Amaç kazanmaksa gerisi teferruat kardeşim. Küçük esnaf ve zanaatkarlar da aynı yolun yolcusu… Mahalledeki sebzecinizin hangi aralıkta çürük domatesleri torbaya sokuşturduğuna şaşarsınız. Ya da işi verinceye kadar “Tabii abi” diyen elektrikçinin sizi bir güzel kazıkladığını “efendiliğinizden dolayı” seyretmekle yetinirsiniz…

İşte FETÖ ya da Latincesiyle Makyavelizm Anadolu topraklarında bu nedenlerle kolayca yeşerdi…

Londra’daki bizim eciş bücüş topluma gelirsek… Bol pirinalı bir akvaryum… Anadolunun bir yansıması… “Hoca nereden çıkarıyorsun bunları?” diye sorarsanız kaza davalarını örnek vermek isterim dostlar. Avukatından müvekkiline (ne yazık ki) çoğu Makyavelist. Belki de ondandır bazı kaza davası avukatlarının FETÖ etkinliklerine (!) masumane destekleri… Gazete reklamlarına bir göz atın lütfen, rakipten müşteri çalmak için etik metik hak getire. Ama benim derdim tasam bu üç kuruş fazla kazanmak için herşeyi mübah sayan mürekkep yalamış tüccarlardan daha çok toplumdaki pirinalar inanın…

Geçen yıl yitirdiğimiz Dr. İsfandiyar Tuncer topluma doktor olarak tam 55 yıl hizmet etmişti. Tuncer son röportajında bana toplumun en çok şikayet ettiği konuları “Ayakta çok durdukları için dolaşım bozukluğu ve ayak ağrıları… Stres kaynaklı mide ve bağırsak hastalıkları, bir de İngiltere’nin farklı ikliminden kaynaklanan astım gibi solunum bozuklukları” diye anlatmıştı.

Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumun sağlık sisteminde yardımcı kuruluşu olan Derman’ın Genel Müdürü Nursel Taş ile de 3 ay önce aynı konu üzerine söyleşmiştim. Taş’ın geçen yıl ki derman raporlarından aktardığına göre de; toplumun en çok şikayet ettiği rahatsızlık boyun ve sırt ağrısı! İkinci olarak eklem ağrıları geliyor. Bu sırayı diyabet ve psikolojik rahatsızlıklar izliyor. Garip bir şekilde boyun/sırt ağrısı oranı, ikinci sıranın tam tamına bir buçuk katı… Bir toplum düşünün ki en çok boynu ağrıyor. Peki bu normal mi? Değil tabii… Taş’a göre bu oran İngiltere ortalamasının da çoook üzerinde.

Neden, bizim toplum boyundan müzdarip?” diye sorarsanız, “Trafik kazasına karışan toplum üyesi tazminat almak için boynunun ağrıdığını öne sürüyor da ondan” derim*. Ne yazık ki çoğu toplum üyesi kaza davası avukatları da bu yalana çanak tutuyor. Bu nedenlerden dolayıdır bizim mahallelerdeki sigorta primlerinin de ateş pahası olması…

Dostlarım, Makyavelist ve takiyyecilerle aynı akvaryumda yüzmek zorunda kalmamız ne acı değil mi? Kadere inansam “Kaderin gözü körolsun!” derdim.

_____________

*AVUKAT MUHAMMET ÇANKIRAN, (OAKFIELD SOLICITORS / LONDRA) –  İngiltere’deki toplumda boyun ve sırt agrılarının fazlalıgının tek nedeni kaza davalarında tazminat almak degil. Sakatlık yardımı almanında en kolay yolu boyun, bel ağrıları ile eklem ağrıları…

Önceki haber50 yıl sonra Moskova, Kızıl Meydan ve…
Sonraki haberMeclis Başkanı’nın Che Guevara sözlerine tepki
Faruk ESKİOĞLU
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.