İNGİLTERE… Yaban sıçanları 

Kutuplarda yaşayan lemmings (yaban sıçanı) isimli hayvancıklar var.

Popüler inanca göre bu hayvancıklar kendilerini kayalıklardan denize atarak intihar ederler. 

Bunun yanlış bir inanç olduğu, bu davranışın isteyerek intihar etme davranışı olmadığını, hayvancıkların göç sisteminin bir sonucu olduğu bilinmektedir.

Ama ben yine de yazıma uyması itibarıyla bunu doğru kabul edeyim!

İşte sevgili okurlarım, 12 Aralık tarihinde Birleşik Krallık seçmeni yaban sıçanları gibi topluca intihar ettiler.

Seçmenin bu davranışı dört gözle Noelin gelmesini bekleyen hindilere de benzetilebilir.

Birleşik Krallık Genel seçimi beklenen sonucu getirmedi. Muhafazakar Parti diğer tüm partiler üzerinde 78 çoğunluk sağlayarak seçimi çok rahat kazandı.

Muhafazakar lider Boris Johnson oldukça popüler bir lider. 

Zorlu televizyon muhabirleri tarafından sorgulanmaktan kaçınması, sorgulanmamak için buzluklara saklanması, çeşitli potlar kırması, özel hayatında çeşitli skandallar yaşaması adamın popülerliğini zerre kadar etkilemiyor. 

Seçim sonucunu etkileyen en önemli faktörün Brexit olduğu malum. 

Sloganları çoğu zaman önemsemeyiz. Ancak bu seçimde Boris ve ekibinin “Get Brexit done” sloganı seçimi etkileyen çok önemli bir slogan oldu.  

Brexitten Birleşik Krallık halkı artık gına getirmişti. Haklı olarak herkes bu konunun artık sonuçlanmasını ve hükümetin sağlık, güvenlik, eğitim, ekonomi gibi can alıcı konulara eğilmesini görmek istiyordu.

Bu yüzdendir ki Referandumda “Remain” yani ülkenin AB’de kalması yönünde oy kullananlar dahi sırf Muhafazakarların Brexiti 31 Ocak tarihinde sağlayacakları yanlış düşüncesi yüzünden onlara oy verdi.

İşçi Partisi’nin ülkenin kaderini değiştirecek nitelikte olan bu denli önemli bir konudaki kararsızlığı, kesin ve bariz bir siyaset üretememesi partinin seçimdeki başarızlığının sonucu oldu.

Seçim sonucunu etkileyen diğer önemli faktör mutlaka hemen hemen tüm yazılı ve görsel medyanın Muhafazakarların cebinde olması, İşçi Partisine, özellikle Corbyn’e yönelik çirkin saldırıları oldu.

Tarafsız duruşu ile ün yapan BBC dahi zaman zaman bu oyunun aktörü oldu. 

Örneğin Muhafazakar Lider Boris Johnson’un yığınlarca ırkçı söylemlerini, partisinin İslam fobisini bir kenara itip, İşçi Partisi içerisindeki sözde Yahudi ırkçılığına konsentre oldular.

Özellikle Kuzey bölgelerde yaşayan ve yıllardan beri İşçi Partisi’ni destekleyen bölgelerin dahi Brexit yüzünden Muhafazakarları desteklemesi eminim ileride antropologların inceleme konusu olacaktır.

Üç yıl önce gerçekleşen AB Referandumu sonrası, referendum sırasındaki asılsız ve ırkçı iddialar yüzünden ırkçı ve İslamofobik saldırılarda müthiş bir artış görülmüştü.

Muhafazakarların seçimden çok rahat galip çıkması önümüzdeki günlerde ırkçılığın ve ırkçı saldırıların müthiş artmasına yol açarsa buna şaşmamak gerekir.  

Londra, ülke genelinin aksine İşçi Partisi’ne sadık kaldı. Muhafazakarlar sadece iki seçim bölgesi kazanabildi, ama iki bölgeyi de kaybettiler.

Birleşik Krallık seçim sisteminin hiç demokratik olmaması yüzünden partiler arzu ettikleri sayıda milletvekilini Parlementoya gönderemediler.

Seçim sistemine göre milletvekilleri ülke çapında kullanılan oylara göre değil, seçim bölgelerinde kullanılan oylara göre belirlenir. O bölgelerde en fazla oy alan aday bölgeyi temsil eden milletvekili olur (First Past the Post sistemi).

Örneğin, Muhafazakarlar 13m941 seçmenin (%45) oyları ile 364 milletvekili, İşçi Partisi 10m292 oyla (%32.2) 203, Liberal Demokratlar 3m675 oyla (%11.5) 11, Yeşiller 864bin oyla (%2.7) 1 milletvekili çıkardılar.

Görülüyor ki sistem küçük partilerin aleyhine çalışıyor.

Seçim sistemi aşırı sağ, ırkçı partilerin vekillerinin Parlementoda temsil edilmemesine yol açıyor. Bu da sistemin olumlu bir etkisi. Avrupa’nınn bazı ülkelerindeki gibi ırkçı, faşist partilerin ülkenin en yüksek makamında boy göstermesi böylelikle önlenmiş oluyor. 

Son yılların en önemli seçimi olan bu genel seçimin yansımaları uzun zaman bizleri çok meşgul edecek. Brexit yüzünden çok zor günler yaşayacağız. 

Gelecek hafta bizimkilerin (tıpkı televizyondaki dizi!) seçim yaklaşımı hakkında yazacağım.     

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.