İNGİLTERE… Yeni yıl: 1 Ocak mı, 21 Mart’mı?

 

Eminim çoğunuz yeni yılı inadına kutladınız. İsa’nın doğum günü olduğu için itiraz eden İslamcılar ve zevzekler tabii ki yanılıyorlar. İsa’nın doğumgünü konusunda bir uzlaşma söz konusu değil. Ancak Hristiyanların çoğu bunu 25 Aralık yani Noel günü olarak kutluyor. Tarihsel bir kayıt olmaktan ziyade kültürel bir alışkanlık denilebilir. Yani olayın 1 Ocak ile hiçbir alakası yok. Ancak kullandığımız takvim 16 yüzyıldan Papa Gregor’un icadı. Yılbaşı ile illa ki bir sorun yaşayacak olan varsa buradan takılabilir.

Yoksa bildiğimiz yeni yıl kutlaması Romalılardan kalma. Kapılar ve başlangıçlar tanrısı Janus’tan adını almış Ocak (January) ayının başı. Sonradan Hristiyanlar bunu İsa’nın sünnet olduğu gün olarak kutlamaya başlamışlar. Takvim meselesindeki farkın da Ay takvimi ve Güneş takvimi olduğunu hatırlayalım. Yani kişilerin bunun içindeki yeri kronolojik; aslolan ayın veya güneşin kendi etraflarında tam bir dönüşün kabul edilmesi.

Kutlama yapmak ile çok fazla sorunu olmayan İslamcı arkadaşlar ayrıca Newruz’u da değerlendirebilirler. Ortadoğu ve Ön Asya’nın en yaygın yeni yıl kutlaması 21 Mart’ta. Henüz hazırlanmak için bol vakit de varken bu önerimi atlamayın derim.

21 Mart kutlaması deyince durumu Kürtlere ve demografiye bağlayım. Yeni yıl kutlamaları öncesi Selami İnce ‘1 Ocak İsa’nın değil yüzbinlerce Kürt yurttaşın doğumgünü’ diyerek bir paylaşımda bulundu. Sayının yüzbinlerce olup olmadığından emin değilim bunun detayına Nüfus ve Vatandaşlık İdaresi bakabilir.

Nüfusbilim’de yıl ortası nüfus kavramı vardır ve bugün 1 Temmuz’dur (işte bir yeni yıl kutlama tarihi fırsatı daha!). Türkiye’de nüfusunda 1 Ocak görülen insanların ekseriyeti Kürttür ve erkektir.

İki ayrı nedenle: Ülkenin en geri kalmış bölgesi olması itibariyle ve hizmetlerin sınırlılığı nedeniyle yakın bir zamana dek pek çok insanın nüfus kaydı sonradan yapılabiliyordu. Örnekleri çoktur bu gecikmeden dolayı önceki bir çocuğa çıkarılmış nüfus kağıdı, vefat durumunda sonradan gelen bir kardeşe de kullanılabiliyordu. Bir dönem il nüfus müdürlüğü yapmış Kemal Okumuş’a göre, Doğum tarihini tam olarak bilemeyen bu insanların kaydını yapan nüfus memurları da ‘belirli bir gün olsun’ diye 1 Ocak yazmışlar. Artık Kürtler de de bu durum aşılmış.

Erkekleri ilgilendiren ikinci neden ise askerlik derdi. Askere bir yıl (veya daha fazla) geç gidilsin isteyen aileler ekseriyetle Aralık ayı doğumlu erkek çocuklarını bir sonraki yılın Ocak ayında kayıt ettirmeyi tercih etmişler. Bu arada bu geç kayıt yaptıranların bir kısmı hiç askere gitmemiştir.

Doğum günü kutlamaları kitleselleşmediği sürece çok sorun yaratmaz. İsa’nın doğumgününü kutlamak istemeyenler 9 Aralık, 8 Ocak, veya 26 Şubat gibi doğum tarihlerini yılbaşı olarak kutladıklarını tahayyül edebilirler. Birincisini tercih ederlerse sevinirim. Ama bu iş kitleselleştirilirse afedersiniz tadı kaçıyor.

Babasının ve dedesinin doğum tarihlerini ‘Güneş Günü’ ve ‘Parlayan Yıldızın Günü’ adlarıyla milli tatil olarak kutlamaya ses çıkarmayan Kuzey Kore lideri Kim Jong Un da benimle aynı fikirde. Haliyle bir iki havai fişekle geçireceğin doğumgününde roketler, nükleer başlıklar falan ortalığa çıkınca ürküyordur zaar.

Neyse uzatmayalım. Kimin doğumgünü olduğuna bakmadan ve 1 Ocak, 21 Mart demeden kutlayın yeni yılları ve sevdiklerinize hediye alın, sarılın, sevginizi gösterin. Unutmayın doğumgününün sahibi İsa veya Musa sizin kutlamanızdan haberdar olmayacak, o yüzden haberdar olacak olanları memnun etmeye çalışmakta fayda var.

İyi yıllar, iyi haftalar ve bol şanslar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 − fourteen =