İNGİLTERE… Yüz yıldır söylenirse tamamdır

Bir toplantıda bir saat boyunca şu sözleri tartışmıştık: “İngilizin ne karısına ne da havasına güman olmaz”.

Bir etkinliğimizin tanıtım reklamı için kullanacağımız çekimde sevilen birisi kullanmıştı.

Toplantıya katılan 10 kadar kişiden sadece ben ve eşi İngiliz olan bir arkadaşım karşı çıktık bu sözlere. Çekimin derhal tekrar yapılması üzerinde ısrar ettik. Ancak oylamada kaybettik.

Bu sözlerin hem ırkçılık, hem de cinsiyetçilik çağrıştırdığını takdir etmeyenlere şaşarım.

Tıpkı geçenlerde KKTC Cumhurbaşkanının sarfettiği sözlerin ırkçı sözler olmadığını savunanlara şaştığım gibi.

Bu iki örnekte ortak nokta kişilerin bu sözlerin yıllardan beri halk tarafından söylendiği için sorgulanmaması gerektiğini savunmaları idi.

Bu saçma mantığa göre aşağıdaki atasözleri ve deyimlerin de kullanılmasında bir mahzur yoktur:

“Olursan kazık olma, tokmak ol”. (İlişkilerinde ezilen değil ezen ol)

“On beşindeki kız, ya erde gerek ya yerde”. (Bir kız 15ine bastı mı evlendirilmeli, yoksa ailenin başına iş açar. Daha iyi ölsün).

Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin”. (Açıklamaya gerek yok sanırım).

Kızını dövmeyen dizini döver”.

Ayıdan post, Kürtten dost olamaz”.

En iyi Türk ölü Türktür”.

İki hafta önceki yazımda siyah / karanın olumsuzluğuna vurgu yapan, ve dolayısıyla ırkçılığın körüklenmesine katkı koyan sözlerden örnekler vermiştim.

Yukarıdaki ırkçılık, cinsiyetçilik, kadına şiddeti teşvik eden kötü atasözleri ve deyimleri de yıllardan beri halkın belleğine yerleştirilmiş sözlerdir.

Sayın Akıncı’nın “otur arap, kalk arap” sözlerini savunan kişiler bunları da kullansınlar o zaman. Veya kullananları eleştirmesinler. Çünkü bunların da yüz yıllık geçmişi vardır. Değil mi?

Yukarıda sözünü ettiğim iki örnek arasında başka bir benzerlik daha var. Her iki söz de sevilen, popüler kişiler tarafından söylendi. Bu unsur onları savunanlar üzerinde mutlaka etki yapmıştır.

Özellikle KKTC’de Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken her ne pahasına olursa olsun savundukları adayı desteklemeye kararlı partizanlar bunlar. Oldukça prensipsiz bir duruş. Sorgusuz, sualsiz sadakat örneği.

Birkaç ay önce KKTC’de eğitim gören Afrika kökenli öğrencilere yönelik Başbakan Tatar’ın sarfettiği ırkçı sözlere karşı tavırlarının ne olduğunu doğrusu araştırmadım.

Bu davranışları gösteriyor ki sayın Tatar’ın sözlerini eleştirmişlerse sırf Tatar söyledi diye eleştirmişlerdir. Sözlerin içeriğine karşı oldukları için değil.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sözlerinin savunmaya koşan sol kalabalığın, Afrika Gazetesi ırkçılıkla suçlandığında da aşırı saldırgan bir tavır takındıkları unutulmadı.

Kendilerini herkesten bilinçli gören bazıları bu kez Akıncı’nın ırkçı sözlerini eleştirenlere karşı aynı küfürbazlığı, saldırganlığı gösterdi.

Acizliklerini, bilinçsizliklerini gösteren bir kısım, eleştiri yapanları ırkçılıkla suçlama saçmalığına başvurarak gerçekten gülünç bir duruma düştüler.

Hangi gazete için yazıldığını hatırlamam. “Sivrisinekle değil, bataklıkla uğraşan gazete” diye bir slogan okumuştum bir zaman.

Büyük bir ihtimalle “bataklıkla uğraşanlar” eleştirilen ırkçı, cinsiyetçi, sözleri sivrisinek olarak göreceklerdir.

Çok yanlış yaparlar. Çünkü sözlerin gücünü inkar edenler büyük bir gaflete düşerler.

Doğrudur. Bu sözleri kaldırmakla ırkçılık, cinsiyetçilik, homofobi gibi şeyler ortadan kalkmayacaktır.

Ama bu kötü örnekleri sorgulamak bir başlangıç olabilir. Ayrıca bunları sorgulamayanlar, onları harfi harfine uygulayanlar kadar suçludur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.