İNGİLTERE… Çocuklar için

21 Kasım 2011’de bu köşede Türkiye’de çocukların cinsel istismarına dair aymazlık ve istatistikler üzerine yazmıştım. Geçen haftalarda konunun gündeme gelmesi ve yasal tedbirler alınmasının konuşulmaya başlanması memnuniyet verici. Ancak tartışma, durumun ne kadar vahim olduğunu da gösteriyor.

Bu konuda ciddi adımlar atılabilmesi için kayıt ve istatistiklerin geliştirilmesi ve paylaşılması şart. Maalesef sadece dolaylı istatistiklerden, dolaylı hesaplar yapmak zorundayız. Ancak bu bile mide bulandırıcı tabloyu görmek için yeterli. 2014-2016 adalet istatistiklerine göre cinsel suç mağduru olarak güvenlik birimlerine kayıt olan vaka sayısı 21.749! Çeşitli raporlar son on yılda çocukların cinsel istismarında yüzde 700 artış olduğunu gösteriyor!

‘Ama orada da oluyor’ ekolünden arkadaşların yüreğine su serpelim. Evet, maalesef çocuklara yönelik cinsel istismar kuzey, güney, batı, doğu dünyanın her yerinde var. Dahası bizim Batı’da da bu konuda istatistikler ve kayıtlar tam değil.
Tek tesellimiz yakalananların daha ciddi oranda cezalandırılıyor olması. İngiltere’de 2016 yılında 58 bin çocuğa yönelik cinsel taciz vakası rapor edilmiş ve 30 bin saldırgan mahkemelerde cezalandırılmış. Daha da vahim olan bu taciz kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılıyor olması. Saldırganların yaklaşık 3’te1’i genç insanlar veya aynı yaştaki çocuklar. Ancak Acıbadem Üniversitesi ve Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneğinin 2016 tarihli raporuna göre Türkiye’de çoğu zaman cezasız kalan çocuklara tecavüz suçunun verilmeyen cezası 12-22 yıl hapis iken, İngiltere’de müebbet hapis. Genel olarak bu iğrenç istatistiklerde Türkiye’nin maalesef dünya ortalamalarının üzerinde olduğunu da hatırlamak gerek.

Ancak Türkiye’de bu işin hem köklerinin daha derinde olduğunu anlamak için hem de devasa boyutunu görebilmek için evlilik istatistiklerine de bakmalı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2016 Aile yapısı araştırmasına göre Türkiye’de “evliliğini 18 yaşından önce yapan kadınların oranı yüzde 28,2, erkeklerin oranı ise yüzde 5,6”. Bu cümledeki yapan kelimesi şaibeli yaptırılan demek gerek. Neredeyse her 3 kadından 1’i 2016 senesinde çocuk yaşta evlen(diril)iyorsa durum her biçimde vahim.

Bu genç insanlar resmen evleniyorlarsa devlet güvencesinde çocuk tecavüzü diye herhalde buna denir. Birinci senaryo çocuklar muhtemelen rızaları dışında alınıp satılıyorlar. İkinci senaryo bu çocuklar evlerindeki erkeklerden kaçıyorlar. Meselenin kanunla çözülecek yanı var ama bu tablonun değişmesi için yaygın olan davranış, bakış ve kültürün de köklü biçimde değişmesi gerekiyor.

Bu değişim için yeterince neden var ama yeniden hatırlatalım: Gelişmiş ülkelerde dahi cinsel tacize uğrayan çocukların 3’te 1’den azı bunu başkasına söylüyor. Yani duyduğunuz, gördüğünüz sadece buzdağının ucu. Cinsel tacize uğrayanların çoğu tanıdıkları bildikleri biri tarafından, hatta aileden biri tarafından tacize uğruyor. Engelli çocukların tacize uğrama riski diğerlerine göre en az 3 kat daha fazla. Bir de ‘istismar’ gibi lafların arkasına sığınmak kurtarmıyor; bunların ekseriyetle çocuklara yönelik ‘tecavüz’ vakaları olduğunun altını çizmek gerek.
İyi haftalar ve bol şanslar…

______________

Bu yazı BirGün’de de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 2 =