İnsan varlığını onlara borçlu!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Türkiye’nin bitki ve hayvan haritasının çıkarılması için yürütülen projede çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı…
 
Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin ortaya çıkarılması amacıyla 2013 yılında başlatılan ‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ çalışmaları sürüyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen ve 81 ili kapsaması planlanan projede bugüne kadar 34 ilde 9 binden fazlası flora, 1202’si de fauna olmak üzere toplam 10 bin 258 takson tespit edildi. 2018 yılında tamamlanması planlanan projede ortaya çıkan verilere göre tespit edilen 1157 taksonun gıda üretiminde, 1036 türün bitkisel ilaç sektöründe, 485 türün ise peyzaj bitkisi olarak kullanıldığı belirlendi. Proje kapsamındaki çalışmalar, doğal varlıkların insanın gündelik hayatını sürdürebilmesi için ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha ortaya koydu.
‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ Fotoğraflar: Adem Çevikbaş ve Yusuf Yavuz
‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ Fotoğraflar: Adem Çevikbaş ve Yusuf Yavuz
 
Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında yürütülen çalışmalarda çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. 2013 yılında başlatılan projede bugüne kadar 34 ilde çalışmalar tamamlandı, 42 ilde ise halen devam ediyor. 2018 yılına kadar 81 ilde tamamlanması planlanan projeyle Türkiye’nin karasal ve sucul biyolojik çeşitliliğine ilişkin harita ortaya çıkarılacak.
PROJE KAPSAMINDA BUGÜNE KADAR 10 BİN 258 TAKSON TESPİT EDİLDİ
Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında bugüne kadar toplamda 10 bin 258 adet taksonun tespit edildiği açıklandı. 9 bin 056 adeti flora, 1202 adeti ise fauna taksonu olduğu kaydedilen türlerle ilgili yapılan çalışmalar sonucunda 2 bin 488 takson da kayıt altına alındı.
TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) kategorilerine göre bugüne kadar tespit edilen flora taksonlarından165 adedinin CR-Çok Tehlikede, 326 adedinin EN-Tehlikede, 695 adedinin de VU-Zarar Görebilir statülerinde olduğu belirlendi. Fauna taksonlarına bakıldığında ise 21 adedi CR-Çok Tehlikede, 41 adedi EN-Tehlikede, 57 adedi de VU-Zarar görebilir statüsünde olduğu bilgisine ulaşıldı.
‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ Fotoğraflar: Adem Çevikbaş ve Yusuf Yavuz
‘Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ Fotoğraflar: Adem Çevikbaş ve Yusuf Yavuz
YOK OLUŞA NEDEN OLAN TEHDİTLER DE BELİRLENECEK
Biyolojik çeşitliliğin envanterinin ortaya çıkarılabilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, tür, habitat ve ekosistem gidişatı hakkında bilgiler de ortaya çıkarılacak. Türlerin azalmasına ya da yok olmasına neden olan tehditlerin de belirlenmesine olanak sağlayacak olan projeyle söz konusu tehditlerin ortadan kaldırılması için çözüm üretilmesi hedefleniyor.
BİNLERCE TÜR GIDA, İLAÇ, SÜS EŞYASI VE PEYZAJDA KULLANILIYOR
Proje kapsamında tespiti yapılan 1157 taksonun gıda üretiminde kullanıldığı, 1036 türün de tıp ve bitkisel ilaç sektörü tarafından kullanıldığı görülürken, 982 türün genetik materyal, 764 türün süs eşyası, 485 türün ise peyzaj bitkisi olarak kullanıldığı tespit edildi. Böylece proje kapsamındaki çalışmalar, doğal varlıkların insanın gündelik hayatını sürdürebilmesi için ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha ortaya koydu.
Fotoğraflar: Adem Çevikbaş, Yusuf Yavuz
 
Önceki haber‘May’in vatandaşlık anlaşması suya düştü’
Sonraki haberDiktatörler mutlaka çöker ama…
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here