İnsanlık dışı uygulamaya hekimlerden sert tepki!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Baraj projesinin mağdur ettiği Darıbükü köyüne giden Tabip Odası yöneticisi, gördükleri karşısında isyan etti…
 
Baraj mağduru olan Darıbükü köylülerinin talebi üzerine bölgede bir inceleme gezisi düzenleyen Isparta Burdur Tabip Odası heyeti adına açıklama yapan Dr. Aysel Divarcı, bölgede gördüklerinin korkunç bir manzara olduğunu belirterek, “İnsanların yeni yaşam alanları tam anlamıyla oluşturulmadan burada baraj inşaatına başlanmış. İnsanlar tozun toprağın içinde kalmışlar. Biz nefes almakta zorlandık, nasıl korkunç bir şey. İnsanlar korkunç derecede mutsuzlar. Bu adeta zulüm gibi. Devlet eliyle bir proje yapacaksanız, insanlara daha iyi bir hayat sunacaksanız ancak o zaman yerinden edebilirsiniz. Aksi halde onlara bu kadar ağır mutsuzluk yaşatamazsınız” diye konuştu.
 
Isparta’nın Sütçüler ilçesinde inşa edilen ve ilçeye bağlı Darıbükü köyünün büyük kısmını su altında bırakan Kasımlar Barajı ve HES projesinin yarattığı insanlık dışı mağduriyet, hekimleri de isyan ettirdi.  Aylardır sorunlarına çözüm arayan baraj mağduru köylülerin talebi üzerine bölgeye giden Türk Tabipler Birliği Isparta Burdur Tabip Odası heyeti, insanlık dışı koşullarda evlerinden edilen ve 50 metrekarelik beton kafeslerde yaşam mücadelesi veren köylülerle görüştü.
DR. AYSEL DİVARCI O KÖYDEKİ KORKUNÇ MANZARAYI ANLATTI
İnceleme gezisinin ardından bir açıklama yapan Isparta Burdur Tabip Odası Denetim Kurulu Üyesi Dr. Aysel Divarcı, Darıbükü köyünde korkunç bir manzara ile karşılaştıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Bize ulaşan köylülerin şikâyeti üzerine Isparta Burdur Tabip Odası Başkanı Mehmet Ali Gökçe ile birlikte Darıbükü köyüne gittik. Eski köy yerleşimini ve barajın suları altında kalacak olan evlerin yerine köylülere yapılan yeni evleri gördük. Bu projede insanların yeni yaşam koşulları tam olarak sağlanmadan inşaat çalışmalarına başlanmış. İnsanlar tozun toprağın içerisinde kalmışlar. Nasıl kötü bir manzara, anlatılır gibi değil. Korkunç bir şey, biz nefes alamadık. Köylülere burada yaşanacak bir alan bırakmamışlar. Yeni yerleştirildikleri yerde ise yaşanılır bir şekle getirilmediği için insanlara resmen ölüm gösterilip sıtmaya razı edilmiş gibi bir durum var. Hatta sıtma bile değil yaşadıklar. Çok mutsuzlar, korkunç mutsuzlar.”
Baraj projesinin mağdur ettiği Darıbükü köylüleri
Baraj projesinin mağdur ettiği Darıbükü köylüleri
‘İNSANLAR BURADA RESMEN ZULME TERK EDİLMİŞ’
İnsanlara bu kadar ağır bir mutsuzluk yatamazsınız”  diyen Dr. Aysel Divarcı, “İnsanlar burada resmen zulme terk edilmiş gibi. Devlet eliyle insanlara daha iyi bir koşul sağlayacaksanız, daha mutlu edecekseniz ancak o zaman insanları yerinden edebilirsiniz. Ama insanları daha mutsuz etme pahasına kendi yaşam alanlarından söküp atamazsınız. Evet, bir proje için köy taşınabilir ama bunu yaparken insanların önceden var olan yaşam koşullarını sağlamak zorundasınız. Burada bu yapılmamış. Banyo büyüklüğünde odalara tıkıştırılmış insanlar. Bahçeleri yok. Ekmek ve yemek pişirecekleri ocakları yok. İnsanlar yeni yerleşim yerinde ilk kışlarını geçirecekler. Yol filan yok, her taraf korkunç. Yağmur yağdığında insanların kaçma şansı yok. Burada yapılanlar her türlü insan hakkına aykırı. İnsanları resmen sokağa atmışlar” diye konuştu.
‘KÖYLÜLER KAMUNUN İLGİSİNE MUHTAÇ, ÇÜNKÜ BU İZNİ KAMU VERDİ’
Bölgede insan ve çevre sağlığını tehdit eden bir kirlilik olduğunu da vurgulayan Dr. Divarcı, “Burada insanlar belirli kişilerin elinde mağdur edilmişler. Bazı yolsuzlukların döndüğünden söz ediliyor. Köylüler kamunun ilgisine muhtaç durumda. Çünkü bu insanları kamu mağdur etmiş. Bu işin burada yapılmasına kamu izin verdi çünkü. Bu kötülüğü ben düşmanıma bile yaşatmazdım” görüşünü dile getirdi.
 
‘SAYIN VALİ GİDİP BAKSIN, BİR GECE ORADA KALINABİLİR Mİ?’
Darıbükü köyündeki denetimsizliğe de vurgu yapan Dr. Aysel Divarcı, “Kamu görevlileri, bu tür projeleri denetlerken, kendi anne-babalarının, çocuklarının bu ortamda yaşadığını düşünerek, bu olanlara kendi yakınlarının maruz kaldığını düşünerek karar vermeliler. Sağlıklı karar verilebilmesi için bu gerekli. ‘Bu olay benim anne ve babamın başına gelseydi buna izin verir miydim?’ diye bakılmalı. Eğer bir kamu görevlisi iseniz bunu kesinlikle dikkate almak zorundasınız. Çünkü bu sizin göreviniz. Sayın Vali oradaki duruma bir gidip baksın. ‘Burada bir gece geçirebilir miyim acaba? Ya da annemi babamı bu ortamda bir gece bırakır mıyım?’ diye düşünsün. Bırakamazsınız. Çünkü bu insanlığa yakışır bir şey değil. Ben eğer anne ve babamın orada yaşadığını düşünsem, kesinlikle onları bu ortamın içinde bırakmazdı. O kadar kötüydü çünkü” ifadelerini kullandı.
TABİP ODASI AYRINTILI BASIN AÇIKLAMASI YAPACAK
Darıbükü köyündeki mağduriyeti yakından gördüklerinin altını çizen Dr. Aysel Divarcı, Isparta Burdur Tabip Odası Başkanlığı’nın önümüzdeki günlerde konuyla ilgili bir basın açıklaması yaparak durum hakkında kamuoyunu bilgilendireceğini de sözlerine ekledi.
Önceki haberAsıl terör devlet terörüdür
Sonraki haber505 yıl önceki devrimin öyküsü: Şahkulu isyanı Islak Çarıklar’da
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here