IŞİD üyelerini yargılama çıkmazı

Suriye’de teslim olan veya esir alınan on binlerce IŞİD militanını kim yargılayacak? Batılı ülkeler isteksiz, Şam rejimine sıcak bakılmıyor, Irak’ta ise adliyeler IŞİD davalarıyla dolmuş taşmış durumda.    

IŞİD’ın Suriye’de tamamen yenilgiye uğratıldığının ilan edilmesinin ardından şimdi aralarında binlerce yabancının da bulunduğu Suriyeli Kürtlerin elindeki 65 bin tutuklu IŞİD militanı ve ailelerininne olacağı sorusu bir kez daha gündemde. Suriyeli Kürtler ABD desteğiyle terör örgütünün temizlenmesinde kilit rol oynasa da, IŞİD savaşçılarını yargılama imkanına sahip değil.

Ellerindeki bu kadar çok tutukluyla başa çıkmakta zorlanan Kürtler, bölgelerine Türkiye’nin olası saldırısı durumunda bu kişileri hapsetmeyi sürdürmelerinin zorlaşacağı uyarısında bulunuyordu. Batılı ülkeler de örgüte katılmış olan kendi vatandaşlarını geri almada gönülsüz olunca bu durumda Irak hükümetinden yardım talep edildi. ABD yönetiminin araya girmesiyle Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi, Irak halkına karşı suç işlemiş olan Suriye’deki IŞİD militanlarını yargılamayı kabul ettiklerini açıklamıştı. Adbülmehdi ayrıca, IŞİD’in tutuklu yabancı üyelerinin ülkelerine iade edilmeleri için çaba gösterecekleri sözünü vermişti.

Bu kapsamda şu ana kadar 280 Irak vatandaşı IŞİD üyesi ile birlikte 14 Fransız vatandaşı yabancı militan Suriye’den Bağdat’a nakledildi. ABD ile yapılan ve gizli olduğu öne sürülen anlaşma kapsamında bu sayının 500’e tamamlanması öngörülüyor. Uluslararası Kızılhaç Örgütü’nün verdiği bilgiye göre Iraklı IŞİD üyeleri ve aileleriyle beraber toplamda ise 20 bin kişinin Irak’a nakledilmesi için pazarlıklar sürüyor.

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil’deki Selahaddin Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Doç. Seman Abdullah Aziz’e göre bunlar bütün sorunları çözmek için yeterli değil. DW’ye konuşan Aziz, “Bu insanlar suçları Suriye’de işlemişlerse Irak yasaları onların Irak’ta yargılanmalarına izin vermiyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu durumun pek çok IŞİD zanlısı için geçerli olduğunu belirten Aziz, “Kovuşturma ancak Iraklılara karşı Irak’ta işlenmiş suçlar için açılabilir. Diğer durumlarda, mahkemenin zanlıları suçu işledikleri ülkeye nakledilmesi kararı vermesi gerekir” dedi.

Ancak IŞİD üyelerinin Suriye rejimi tarafından yargılanması seçeneğine pek çok ülke sıcak bakmıyor. Suriye’deki iç savaş sırasında kendi yaşadıkları bölgelerde öz yönetim ilan eden Suriyeli Kürtlerin de resmi bir devlet ve adalet sistemleri olmadığı için yargılamada rol almaları mümkün değil.

Diğer yandan Irak’taki adli makamların üzerindeki yük de kapasitelerini aşmış durumda. Halihazırda ülkedeki cezaevlerinde IŞİD’le bağlantılı 20 bin erkek ile 2 bin kadın ve çocuk bulunuyor. Bunlardan kaçının yabancı olduğu ise bilinmiyor ancak yüzlerle ifade edilen bir sayı olduğu tahmin ediliyor. Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih de bu nedenle yabancı savaşçıların durumunun uluslararası sorumluluk gerektiren bir mesele olduğunu vurgulamıştı. Salih geçen haftalarda verdiği bir röportajda konuyla ilgili olarak “Bütün dünya adına bu sorunu Irak’a yüklemek Irak’tan çok fazla şey istemektir” demişti.

Irak mahkemelerindeki IŞİD yükü

Irak’taki IŞİD yargılamalarına ilişkin verilere ulaşmak zor olsa da, basında yer alan haberlere göre Nisan 2018’e kadar açılmış olan 10 bin davadan 2 bin 900’ü karara bağlandı. Bu kararlardan 300’ü idam cezası. Sanıkların üst mahkemede itiraz hakkı bulunuyor, ancak şuan kaç dosyanın itiraz sürecinde olduğu bilinmiyor.

Doç. Seman Abdullah Aziz çok sayıda davanın farklı çözümler gerektirdiğini belirterek yeni yasaların yürürlüğe konması gerektiğinin altını çiziyor. Irak’ta insanlığa karşı işlenmiş suçları düzenleyen bir yasa olmadığını hatırlatan Aziz, “Irak hukukunda köleliğe zorlama veya soykırım suçu işlediklerinden şüphelenilen kişileri bu kapsamda yargılayabilecek bir yasa yok” diye konuştu.

Irak’ta terör yasaları uyarınca yargılanan IŞİD zanlıları bir terör saldırısını planladığı, uyguladığı ya da finansal destek sağladığı tespit edilirse idam cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor. IŞİD’le en ufak bir bağlantısı olduğu tespit edilen zanlılara ise ömür boyu hapis cezası veriliyor. Aziz’in verdiği bilgiye göre davalarda sanıkların ortalama üçte biri serbest kalıyor.

Irak adalet sistemindeki açıkların Batılı ülkelerin kendi vatandaşlarının yargılanmasını tamamen Bağdat’a bırakmaktan geri koyabileceği belirtiliyor. Irak mahkemelerinin uluslararası hukuka uygun bir adalet sağlayamayabileceği endişesinin Batılıları bu konuda yeniden düşünmeye sevk edebileceği ifade ediliyor.

İnsan hakları örgütleri ve ülkedeki avukatların verdiği bilgilere göre IŞİD şüphelilerine yönelik suçlamalar çoğunlukla gizli tanık ifadelerine ve sanıkların baskı altında söylediği iddia edilen itiraflarına dayanıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütünün raporuna göre kovuşturmalar savcılığın topladığı dediller üzerine değil, şüphelilerin ifadeleri üzerine kuruluyor.

Irak mahkemelerinin uluslararası hukuka uygun bir adalet sağlayamayabileceği endişesi hakim.

İşkenceyle itiraf iddiası

İnsan Hakları İzleme Örgütü ve benzeri sivil toplum kuruluşlarının raporlarına göre IŞİD şüphelerinden itiraflar çoğunlukla işkenceyle elde ediliyor. Şüphelilerin işkencede kurtulmak için kendilerine dayatılan ifadeleri kabul ettiği iddia ediliyor. Farklı bir suçtan bir süre tutuklu kalan adının açıklanmasını isteyen bir Musullu, İnsan Hakları İzleme Örgütüne yaptığı açıklamada IŞİD şüphelilerine yapılan işkenceyi izlemeye zorlandığını anlattı.

Bazı duruşmaları takip eden İnsan Hakları İzleme Örgütü davalara bakan hakimlerin sanıkların ifadelerini işkence altında verdikleri yönündeki şikayetlerini görmezden geldiğini belirtiyor. Doç. Aziz, işkence yoluyla itirafa zorlamanın Irak yasalarına aykırı olduğunu hatırlatırken, bunun kanıtlanması halinde suçlamaların düşürülmesi ve sanığın serbest kalması gerektiğini söylüyor, ancak sanıkların çoğunlukla bir avukat tarafından temsil edilmediğini de ekliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi desteği

Irak, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyesi değil, ayrıca IŞİD’lilerin yargılanmasında dış yardımı kabul etmiyor. Ancak tutuklu sayısının Suriye’den gelmesi beklenenlerle artacağı göz önünde bulundurulduğunda farklı çözüm yolları gerekeceğini söyleyen Doç. Aziz, Bağdat hükümetinin BM Güvenlik Konseyi’ne başvurarak UCM’den destek isteyebileceğini savunuyor. Aziz, “Irak UCM üyesi değil ama hükümet yine de uluslararası mahkemden Irak’a gelmesini ve bu davaları üstlenmesini isteyebilir” sözleriyle görüşünü dile getiriyor. Ancak Irak’ın idam cezası uyguluyor olması UCM ile işbirliğine engel olabilir. BM Güvenlik Konseyi tarafından IŞİD’in işlediği suçları araştırmak için 2017’de kurulan özel bir komisyonun bu nedenle engele takıldığını belirten Doç. Aziz, ölüm cezası uygulaması durdurulduğu takdirde çözüm şansının daha fazla olduğunu kaydediyor.

Associated Press’in haberine göre, Irak 2014 yılından bu yana 250 IŞİD mahkumunu idam etti. Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.