İşin Kolayı

NİZAM SUCU – Ülkemiz dahil olmak üzere, tüm ortadoğuda, hatta tüm İslam dünyasında işin kolayını bulmuşuz. Ne zaman birilerinden zarar görsek, kimileri konumunu veya gücünü kullanıp sırtımızdan çıkar sağlasa, iyi niyetimizi sömürse, biz beddua ederiz kardeşim.

Hesap sormanın kanuni veya insani yollarını denemek yerine ya “Allah belasını versin”, ya da “o öbür dünyada cezasını görecek” deyip katilini, hırsızını, zalimini veya yalancısını, dolandırıcısını Allah’a havale edip yatarız kulağımızın üstüne.

Yahu adam vicdansız, pervasız, Allah, din kitap umrunda değil hatta dini kitabını kullanıp, seni ezim ezim eziyor, ama fiziksel, ama siyasi, ama kurumsal gücünü kullanıp maddi manevi yaralar açıyor. Ya biz napıyoruz? Başlıyoruz lanetlemeye, yana yakıla söylenmeye… “Cehennemde cayır cayır yanasın işşallah, burnundan fitil fitil getirsin Allah”.

Yani bedduamızın bini bir para ama adam oralı değil çalmaya, kırıp dökmeye devam ediyor. Dahası, doğru dürüst bir tepki gösterilmediği için onun gibiler daha da artmaya, zarar görenler de ve beddua yağdıranlar da ona keza çoğalmaya devam ediyor. Dahası dinciliğin alasını yapıp, her türlü dini yapılanmayı kullanıp gücü elinde tutmayı başaranlar gözümüzün içine baka baka vurguna devam ediyorlar.

Ha bazılarımız haksızlığa adaletsizliğe karşı yürüyüşler veya protesto gösterileri yapmıyor değiliz, yapıyoruz, ama yukardaki anlayış buraya da yansımış. Burada da sloganlar öznesiz. Mesela, “İşçiyi sömüren eller kırılsın” veya “Yıkılsın bu düzen” ya da eğer bu kadar acı çekiliyorsa “Batsın bu dünya” diyoruz… Tamam, doğru istemler, evet batsın bu dünya, yıkılsın bu sömürü düzeni ve yenisi, güzeli kurulsun. Fakat bütün bunları kim yapacak? Kimler kuracak yeni ve insana yakışacak dünyaları, düzenleri?

Valla bu iş Superman veya Superwoman’ların, yada Ironman lerin işi değil. Onlar, yanlış bilinç vermekle görevli Hollywood filmlerinin hayal kahramanları. Onlar gibi birileri de gelip kurtarmayacak seni beni. Gerçeklerin dünyasında acıyı çeken, üç kuruşla geçinmeye çalışırken gururu, iş kazasında bedeni yaralanan ve o yaraları dağlayan, bağlayanlar asıl kahramanlardır. O kahramanlar her nerede acı çekiyorlarsa ve acı çekmeyecekleri bir dünya istiyorlarsa beddua etmeyi, işi Allaha devretmeyi bırakıp kendileri gibilerle birlikte hareket etmeyi başarmaları lazım.

Yani işimiz öylesine kolay değil. Beddua, işi Allaha havale etmek yüz yıllardır denenmiş deneniyor ama sonuç ortada, ‘aynı tas aynı hamam, namusuyla çalışanlar hep canı yanan’.  Bu ve bölgemizdeki diğer nedenlerden bır diktator gidiyor, diğeri peydahlanıyor. Etraf kurtarıcı diye iktidara gelmiş otokratlar, baskıcı yönetimlerle dolu ve ne Sisi’nin, ne Beşir’in ne de diğerlerinin  bedduayla gitmeye niyeti yok. İşin kolayını değil zorunu yani, kendimizin haklarımızı birlikte korumak ve aramaktan başka çaremiz yok, değil mi? Ne dersiniz?

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 − 4 =