Issız Adam!

Tanıtımlarında bu sözler yer almaktadır.  Tanıtımlar filme açılan kapıdır. O kapıdan içeriye bakılır, sonra karar verilir. Kararımı etkileyen en önemli neden aslında duyduklarımdır, o kadar çok şey duydum ki, git dedi içimdeki ses. Gittiğime pişman mıyım, elbette hayır. Yaptığım hareketlerden dolayı pişmanlık duymam, çünkü tercihimin yanlışlığını da ilk zamanlarda anlayamazsam da zaman içinde anladığım için kendimi hazırlayarak yol alırım. Birden ve aniden olaylar ile sık sık karşılaşmam, ani olaylar ve tepkiler bilinç ile yapılmadığında sonuç itibari ile pişmanlıklarımda olur. 
 
Modern yaşamı yalnız yaşam olarak algıladım. Modern insan yalnızdır ve ilişkilerini para karşılığında ya da başka yollar ile giderendir. Bağlanmak istemez, bağlanmak onun sonu olacağını düşünür. Filmin kahramanı bakış açısından budur. Fakat filmin ikinci rolünde olan kadın için (Ada) öyle değildir. Bağlanmak ister ve ilişkileri onu hayal kırıklıklarına yol açmıştır. Tek başına ayakta durmak için iradelidir ve kendi işinin sahibidir. Boşluktadır, yeni bir ilişkiden çıkmıştır ve bağlanmak ve ilişkide olmak onun için başlangıçta cazip değildir ama olaylar o kadar hızlı gelişir ki bağlanır. Bir gecelik ilişki uzun süreli ilişkinin başlangıcı olur. Tutulur. Tutkudur onu oraya götüren. Çekicidir ve kendine güvenen bir yüz vardır. Çocuk yüzü yoktur ama gözleri hep yalnız adamın çekingenliği ve çocukluğunu sakalların altında yaşayan bir adam vardır. Farkındadır, kimin evine gittiğinin. Arkadaşını arar ama ayakları onu o eve götürür. Beklediği cinsel temas olur, beklemediği bir şey değildir. Beklemediği şey ona bağlanmaktır. Modern insan bir gecelik ilişkilere alışıktır.
 
Filmin kahramanı istediği an, cinsel ilişkiye gireceği kadın bulmakta zorlanmaz. Hatta cinsel fantezisi olan ailenin yanına bile gider, orada toplu sekse katılır. Oradan çıkarak başka bir kadın ile para karşılığında olur. Önünde gelen ile ilişkiye girebilecek düzeydedir. Adam iş yerindeki kadınlar ile cinsel ilişkiye girmez, (Öyle algılıyoruz, ama olup olmadığını bilmiyoruz!) iş saatleri dışında birden fazla kadın ile ilişkiye giren ve kendi gücünü kadına göstermekten mutluluk duyan biridir. Cinsel birleşmeden bir zevk almaz ama fiziki ihtiyacını giderirken, psikolojik ihtiyacını da giderir. Dominant olmak duygusunu tatmin eder. Kadına acı çektireceğini bile bile para karşılığında ilişkiye girer. Hatta girdikten sonra onu o hali ile bırakıp gittiğine dair bir alışkanlığı olduğu bir hayat kadını ile yaptığı sohbette ortaya serer. O sahnede hayat kadını ile konuşmak ister ama kadın konuşmaz gider. Parasını sadece daha uygun şekilde vermesini ister. Duygu yoktur, para karşılığında tatmin vardır.
 
Bir gün bir sahafçıda plak almak için bulunurken, orada tesadüfi sonucu bulunan güzel bir kadına karşı ilgi duyar ve onu etkilemek için aklına gelen her şeyi her şeyi dener.  Sonunda başarırda!
 
Onun bir tutkusu vardır, plaklar. Eskiden plaklar doğal sesi kayıt ederdi, çünkü o günkü koşullarda teknoloji ancak o kadardır. Bugünkü kullandığımız müzikler hem sıkıştırılmış hem de ses kalitesi olarak eskisi gibi değildir. İnsan sesi yerine teknolojik ses duyarız. Yaşamın kendisi gibidir, yaşam sıkıştırılmış yaşamlar üzerine kuruludur. Modern yaşam apartmanda ve her dairede bireylerin olduğu yerdir.  Yaşamın sadece görüne kısmını alır, onun üzerinden yola çıkar.
 
Her ilişki para karşılığında olduğu gibi değildir. Para verdiğinde istediğini alana kadar ilişki vardır, onun dışında yabancıdır iki kişi. Fakat elinde kitap ile peşinden koştuğu kadın ile başlayacak olan ilişki para karşılığında olduğu gibi olmayacaktır. O duygu koşarken yaşanmaz ama zaman içinde baskın olur. Başlayan ilişki ve sonlanması o peşinden koşarken duyduğu duygudur. Para karşılığında yaptığı gibi süreli olacaktır. Sekstir amacı, onun ile yatıp ayrılmaktır. Peşinden koştuğunu yakalayabilirsin, çünkü insanlar ilişkiye açtır.  O açlık onu başarıya götürecektir. Yalnız insan biri ile yakaladığı fırsatı değerlendirir. Modern insan budur!
 
Başlatmayı başardığı ilişki bir süre içinde onu insan yönünü açığa çıkarır ve sevişmek aslında karşındaki olmaktır. Acı çektirerek zevk alan değil, onun ile birleşmenin getirdiği zevki öğrenir. Kitaplardan öğrendiği, seks filmlerinde gördüğü gibi değildir. Gönüllü yapılan cinsel birleşmek karşındaki olmaktır. Doyuma ulaşmaktır. İlk defa o duyguyu yaşar ve doyuma ulaşır.  İlişki başlamıştır, yaşadığı aşk mıdır, tutku mu? Kafası karışıktır.
 
Uzaktan annesi gelir, ona tanıtır. Arkadaşını, tanıtırken gurur duyar. Fakat anne ile de ilişkisi uzaktır. Yabancıdır aslında. Paylaşımları o kadar çok azdır ki, konuşacak konusu bellidir. Arkadaşının düğününe gider ama kalabalıkta olmaktan ve tanıdık çevre içinde bulunmaktan kaçtığı için görünür ve kaçar. O yalnızdır ve yalnızlık onun modern yaşamın getirmiş olduğu doğal sonucu olduğunu hissettirir.  O yalnızlığı tercih etmiştir, o yaşamın içindedir.
 
Kalabalıktan kaçış ve annesinin yolculaması onun kararını uygumla zamanı geldiğini gösterir ve eve varır varmaz ayrılmak istediğini belirtir. Tartışmaz, ayrılır. Ayrılık onu o an için yaralamaz, verdiği kararın doğru olduğunu bilir. O karar karşısında kadın şaşırmaz aslında ama aniden olması ve nasıl tepki vereceğini ilk anda bilemez. Tutulmuştur, onun ile olmaktan mutlu olduğu bir anda, neden ayrıldığını tam kavrayamaz. Ayrılık modern yaşamın ayrılmaz parçasıdır.
 
Ayrılık ve sonrası yaşananlar adam için değişik değildir, yabancısı olduğu bir duyguyu hep içinde yaşatacaktır. Tutku ile ayrıldığına bağlıdır. Çünkü ilişkide o olmuştur ve bir daha o olduğu ilişki yaşamamıştır. Yıllar sonra bir sinema girişinde o ile karşılaşır ve orada içsel konuşmalar ile duygular açıklanır. Ada isimi tesadüf sonucu seçilmediği daha çıplak olarak yansır. Ada ulaşılması zor olandır artık, arada deniz vardır. Büyük adaya gitmesi ya da İngiltere’ye gitmesi önemli değildir, o yaşadığı yerin adını almıştır, yalıtılmıştır, uzaklaşmıştır. Kendi dünyasında geçmişin tutkusu ile vardır. Tutkular karşılıklıdır ama artık ikisi farkı adadırlar. 
 
Film sosyal çevrenden kopuktur. Psikolojik açılımı zayıf bir filmdir. Filmin türü dram/ romantik olarak belirtilmiş ama burada başka bir şekilde işlenmiş olsaydı daha başarılı olurdu diye içimden geçirdim. Film sosyal çevresinden o kadar kopuktur ki, dışarıda yaşanan sosyal gerçeklik ile hiç karşılaşmayız. Soyutlanmış insanların yaşamıdır. Geçmişin kültürü yoktur. Geçmiş orada sadece bir plaktır. O plak ile günümüze doğru yolculuk vardır ama yeterli değildir.
 
İstiklal Caddesi ve Galata Kulesi çevresinde geçen bir ayrıntıdır. Cımbız ile tutulmuş bir ayrıntı beyaz perdeye yansımıştır. Fakat bu filimin kişileri neden etkilediğini anlamadım açıkçası. Filmin güzel görüntüler ve kurgusu dışında bana bir şey vermedi. Öyle bir yaşantım olmadığı için belki bana sadece duygusuz geldi. Senaryo ve film biraz aceleye gelmiş gibi geldi. O yüzden olsa gerek benim hoşlandığım filmler arasına giremedi. Türk sineması içinde bana göre iz bırakacak filmler arasında olmayacaktır. Birileri etkilenmiş olması, ona övgüler düzmüş olması onun iyi olması anlamına gelmiyor.
 
Modern yaşam filmde anlatıldığı gibi değildir, fakat o yaşamı tercih edenlerinde olduğunu kabul edebilirim. Fakat tanıtımda anlatıldığı gibi değildir. En azından bizim sanatçılarımıza destek amacıyla da olsa gitmiş olduğum için pişman değilim.



http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen − 11 =