Şivan Konserinde Bir Cumhurbaşkanı

Birileri oynar oyun,
Güler misin, ağlar mısın?
Sanıyorlar bizi koyun,
Güler misin, ağlar mısın?

Feyzullah Seçkin (http://feyzullahseckin.sitemynet.com)

Yaşamını yurtdışında sürdüren Şivan Perver Viyana’da bir konser vermiş. Haberi yazan muhabire göre “1000 kişilik orkestranın” Şivan’a eşlik ettiği konseri “1500 kişi” izlemiş. Rakamlara dikkat edin lütfen, “1000 kişilik orkestra” sayısı bana ait değil. Habere öyle bir atlamış ki, sayı saymayı unutmuş.

Konsere Türkiye’den kapatılan DTP’nin genel başkanı, Ahmet Türk ve partisinden bazı milletvekilleri de katılmış. CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun tartışmada mat ederek, AKP’nin eski genel başkan yardımcılığından indirdiği Dengir Mir Mehmet Fırat da Türkiye’den Viyana’ya gelerek konseri izleyenler arasında bulunmuş. İlginçtir; konserin açılış konuşmasını yapan şahıs Kemal Kılıçdaroğlu’nun Viyana Alevi Kültür Birliği lokalinde protesto edilmesi sonrasında, Kılıçdaroğlu’nun düşüncelerinin hiç birine katılmadığını, AKP’nin politikasıyla hemfikir olduğunu söyleyen “AKP solcularından” olan kişiymiş. Gazetelerden okudum. Kemal Kılıçdaroğlu’ nun düşüncesiyle hemfikir olmadığını söyleyen konser tertipçisi Dengir Mir Mehmet Fırat’ı misafir etmiş.

Dengir Mir Mehmet Fırat, Recep T. Erdoğan’ın da bir mesajını Şivan Perver’e iletmiş. Mesajda Recep T. Erdoğan Şivan Perver’den Türkiye’ye geri dönmesini istemiş. Şivan Perver de “Türkiye beni kaldıramaz” demiş. Kısaca Recep T. Erdoğan’ı ret etmiş.

Türkiye’nin dışında Irak’tan da Mesut Barzani konseri izlemiş. Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Sırrı Sakık gibi DTP’nin ağır topları da konserde bulunmuşlar. Bu dost politikacılar yan yana oturmuşlar ve konseri izlemişler. Konser sonrasında kendisiyle söyleşi yapan Der Standard gazetesine Ahmet Türk “AKP Kürt çıkarlarını sattı” demiş.

Konsere Avusturya’dan davetli olup da, katılmayanlar da olmuş. Konsere katılanlar arasında başka bir konuk ve ağır top daha varmış ki, hem de bir konuşma yapmış. Konuşmasında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını dile getirmeyi de unutmamış. Bu ağır konuk bir yanına Mesut Barzani’yi diğer yanına da Ahmet Türk’ü alıp konseri izleyen Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer’miş (Fişer okunur).

Heinz Fischer ilginç cumhurbaşkanıdır. Dağcılık yapar, sahaya iner futbol oynar, sanatseverdir, konserlere, balolara gider. Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer halka yakındır ve çok da gezer. Avusturyalı işadamlarını yanına alarak çeşitli ülkelere ziyaretlerde bulunmuştur. Ülkede sevilen birdir ve bu yıl yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı seçiminde henüz kendine güvenip de Fischer’in rakibiyim diyen çıkmamıştır. Halk adamı olup da konuşmamak olur mu? Şivan’nın konserinde konuştuğu gibi, bulunduğu her ortamda, o ortama uygun mutlaka bir çift söz söyler. Avusturya Cumhurbaşkanlığı Sarayında şeker bayramı kutlamaları verir ve teker teker ziyaretçilerinin elini sıkarak, bayramlarını kutlar. Yine zaman zaman Cumhurbaşkanlığı Sarayında iftar yemekleri verir ve cami, dernek temsilcilerini ve hani şu demokrasi anlayışlarıyla Avusturya’da gündeme sık sık gelen imamları davet eder ve orada da konuşmalar yapar. Bu konuşmalardan birisi vardır ki, yerel Türk gazetelerinden bazılarının manşetlerini onun “Yaşasın Avusturya’da İslam Cemati” sözleri süslemiştir.

Fischer herkesin cumhurbaşkanı olmaya çalışmıştır. Eşitlik prensibini elinden bırakamamaya çalışır. Bu kadar sanatsever, bu kadar insan seven Cumhurbaşkanı iftar yemeklerinden, şeker bayramı törenlerinden ve Şivan gibi belli bir çevrenin sanatçıların konserinden başka Avusturya’da Türk toplumunun kültürel etkinliklerine bugüne kadar kulağını tıkamıştır. Seçim öncesinde onlarla da iletişim kurmuştur belki. Takip ederim kendisini. Ancak ben onun herhangi bir Türk sanatçısının konserine selam verdiğini görmedim, duymadım ve okumadım. Bu durum beni rahatsız ediyor şüphesiz.

Ancak koskoca Cumhurbaşkanı kimin konserine, hangi baloya gideceğini kendisi bilir ve kendisi buna karar verir.
Kendisi için maalesef seçim çalışması yapmadım dersem yalan olur. Seçim propagandası el ilanlarının Türkçeye çevrilmesinde de katkım olmuştur. Kısaca Cumhurbaşkanı olurken almış olduğu oylarda benim de katkım olmuştur. Onun için de neden hep aynı çevrenin etkinliklerinde yer alır diye sormak hakkımdır. Avusturya’ya diğer ülkelerden olduğu gibi Türkiye’den de çok çeşitli sanatçı gelmiştir. Bu sanatçıların konserine hiç gitmemiştir, konserlerinde bir çift laf etmemiştir, bir kutlama mesajı göndermemiştir. Konserlerine gitmediği sanatçılar kesinlikle Şivan’dan daha önemsiz sanatçılar değildir.

Viyana’ya kimlerin gelip de konser verdiğini şöyle bir hatırlamaya çalışıyorum da kimler gelmemiş ki? Önce rahmetine kavuşmuş sanatçılardan başlayalım; Âşık Mahsuni Şerif, Ali Ekber Çiçek bunlardan ikisidir. Kendilerine uzun ömürler dilediğim Neşat Ertaş defalarca Viyana’da konser vermiştir. Türk halk müziğinin yaşayan devleri ve ustaları olan Arif Sağ, Sabahat Akkiraz, Musa Eroğlu, Mustafa Özarslan ve Cengiz Özkan gibi sanatçılar Viyana’da sahne almışlardır, hem de öyle lüks salonlarda sahneye çıkmamışlardır. Daha ucuz biletlerle girildiğinden seyirci sayısı 1500’ü üçe beşe katlamışlardır.
Tarkan’ından Sertap Erener’ine kadar pop sanatçıları da konser vermek için Viyana’ya gelmiştir. Gururumuz Fazıl Say sadece Viyana’ya değil, sanat şehri Salzburg’da bu sene “Salzburg Festivali”nin açılışını yapmıştır. Fazıl Say’ın geçenlerde yine bir konser için Viyana’da konseri vardı. Kendisine merhaba bile dememiştir.

Basit ve sıradan salonlarda konser veren sanatçıların konserlerini bu ülkenin sokaklarını temizleyen, yapan, inşatlarında, fabrikalarında, pazarlarında ve hizmet sektöründe ömürlerini tüketerek, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunan Türkler doldurmaktadır. Yeri gelince Avusturya vatandaşlığına geçmiş Türkler Cumhurbaşkanı seçimlerinde kendisine oy vermişlerdir. Konserlerini onurlandırmadığı Türkleri “30 yıllık dostu Mesut Barzani”den daha uzun zamandır tanıyordur.
Heinz Fischer Avusturya’nın son 50 yıllık siyasi hayatında etken rol almıştır. Âşık Mahsuni, Fazıl Say, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz ve Musa Eroğlu gibi Türk sanatçılarının konserlerini neden onurlandırmadığını ne şekilde açıklayabiliriz acaba! Avrupa’da yaşayan siyaset bilimcilerimiz ve siyasetçilerimiz vardır, onların mutlaka cevabı vardır. Benim var da, şimdilik bende saklıdır.

Yalnız Recep T. Erdoğan ve Abdullah Gül’ün ağırlamadıkları ve davet etmedikleri sanatçıların konserlerini sosyal demokrat kökenli Heinz Fischer onurlandırmayacak mıdır diye sormadan edemeyeceğim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.