“Çizgi ötesi” bir kitap…

“Çizgi ötesi” bir kitap…

0
PAYLAŞ

Serdar Koçak sıra dışı bir gazeteci…
Hem barış muhabiri, hem savaş muhabiriydi.
Bir elinde kalem, diğerinde fotoğraf makinası.
Hem muhabir, hem foto muhabiriydi..
Hürriyet’te uzun yıllar birlikte çalıştık. Hiçbir görevden kaçmazdı.
Hala öyle…
Üretkendi…
Hala öyle.
Aktifken, yani çalışırken haber üretirdi, şimdilerde emekli bu kez kitap üretiyor…
Hem de araştırarak…
Uzun soluklu bir uğraş, belgelere dayanan bir çalışma var yine elimizde…
Gizli Çizgi…
Aslında “Çizgi ötesi” bir çalışma, bir ürün, bir eser.
Gizli Çizgi 29 Ekim’de basılıyor, okuyucuyla buluşacak.
Hem de İstanbul Fuarında yer alacak…

İşte sizler için büyük bir fırsat.
Şimdiden hazır olun, yüzlerce belgenin de yer aldığı bu sıra dışı araştırmayı okumak için biraz daha bekleyin.
Elinizde tutacağınız GİZLİ ÇİZGİ başlıklı bu kitap, dış
güçlerin bu ülke topraklarında bilgi toplama, haber alma
etkinliklerinin günümüze yansıyan sonuçlarını irdeleyen bir çalışma.
Ulusal Kurtuluş Harekâtı öncesi ve sonrası istihbarat örgütlerinin
çalışmalarını, savaşlarını anlatıyor. Bu kitapta, bu güzel ülkeye
dönük acımasızca sürdürülen kapalı istihbaratın sadece ufak bir
kesiti, gizemi; titiz bir çalışma ile gün yüzüne çıkarıldı.

GİZLİ ÇİZGİ aşkları, hoş duyguları ve çektikleri acıları da
anlatan bir çalışma olmuş. Aşk yorgunu, tuhaf veya pos bıyıklı,
çelimsiz ajan tiplemelerine de yer verilmiş.. Yaşamlarının ayrıntılarına
girilmiş.
GİZLİ ÇİZGİ’de “Hoşgörü Coğrafyası” nda görev yapan Fransız
Gizli Servisi, Majesteleri’nin Haberalma Örgütü (SIS) ve kısa adı OSS
olan; “Stratejik Hizmetler Ofisi” ajanlarının kural dışı aşkları ve öyküleri
de anlatılıyor.
Bu kitabı okudukça çok şaşıracak, eski dünya düzenini
daha iyi algılayacak, yeni ile karşılaştırabileceksiniz.

GİZLİ ÇİZGİ kadına dayalı istihbaratın nasıl bir zayıflık, bitkinlik oluşturduğunu
ve sessiz bir savaşı anlatıyor.
GİZLİ ÇİZGİ istihbarata karşı yıldırma; korkutma çalışmalarını da kapsıyor..
GİZLİ ÇİZGİ‘de Avrupa’da ve Amerika’da 1915 öncesi
yayımlanan yüzlerce karikatüre de yer verilmiş.
Yedi yaşında tahta çıkıp 39 yıl tahtta kalan Avcı Mehmet (IV. Mehmet), Abdülmecid Han,
Abdülaziz Han, Sultan V. Murat, Abdülhamid Han, Mehmed Reşad
ve Mehmadül Hüseyn Vahideddin (Vâhidüddîn) döneminde çizilen
bu karikatürlerde buram buram Türk düşmanlığı kokuyor.
Karapropaganda içeren karikatürler 1859 yıllında çizilmeye
başlanmış. Her bir karikatür tarihleri açısından çok ama çok önemli.
Bu tür belgeler tarihin akışını değiştirecek bir güce sahip olabiliyor.
İşte bu karikatürler, fotoğraflar ve haritalar oynanan oyunu ve “Vahşi
Batı”nın korkunç yüzünü betimliyor.
Serdar Koçak kitabıyla ilgili olarak “Şunu bilesiniz, karikatürlerde
yer alan ağır küfür ve hakaretleri görmezden geldim, yazmadım. O
tür karikatürlere de yer vermedim. Gazetecilik yaşamıma iz
bırakacak olan bu karikatürler benim Türk ulusuna bir
armağanımdır” diyor.
GİZLİ ÇİZGİ’de toplam 1206 görsel yer almış.. Bunların
büyük bir bölümü karapropaganda ürünü. Bu ulusun tarihsel varlığı
ve geleceği, asrın en büyük yalanı olan sözde Ermeni soykırımı
iddiaları ile insafsızca karartılıyor.
Kitapta tekrar tekrar soruluyor:
“ Biz mi Ermenileri katlettik. Yoksa işbirlikçi, azılı ırkçı Ermeniler mi bizi
katletti? Yoksa gerçek katliam Azerbaycan’ın Hocalı kentinde mi
yaşandı “.
GİZLİ ÇİZGİ’de bu soruya yanıt bulacaksınız.
Yaklaşık 100-150 yıl önce çizilen bu karikatürlerde, büyük oyun, anlatılıyor.
Ünlü Fransız toplayıcı John Grand Carteret’in Türkler için yeni bir
Türkiye: Türkiye Resimleri (Une Turquie nouvelle pour les Turcs: la
Turquie en images) isimli kitabında yer verdiği İngiliz, Fransız,
Alman, Amerikalı, İtalyan, Bulgar, Rus, Sırp, Polonyalı çizer
takımının karikatürlerinde en azından 105 yıl önce verilen karar
görülüyor. Bu kitap, 1907 yılında Fransa’da yayımlandı. Dile kolay 105
yıllık bir kitaptan söz ediliyor.
GİZLİ ÇİZGİ’de yer alan görselleri daha iyi anlayabilmek için o dönemin siyasi, ekonomik ve askeri
koşulları irdelenmiş.. Sosyal hayata göz atılmış.. “Hoşgörü
İmparatorluğu” na dönük oyunlar gözler önüne serilmiş..
1912 yılında Balkan Savaşı’nda şehit olan Hasan oğlu
Yusuf’un torunu bilim insanı Doçent Doktor Erdoğan Öner’in
yüzlerce sayfadan oluşan 1864-1908 dönemi Genel Bütçe
Kanunları gibi dev eserlerinden yararlanılmış.
Erdoğan Öner’in değerlendirmelerinden, araştırmalarından oluşan yorumlara da kısa
kısa yer verilmiş.. Ayrıca GİZLİ ÇİZGİ’de bürokrasi yaşamımda iz
bırakan Maliye Bakanlığı Müsteşarı Doktor Biltekin ÖZDEMİR’in
Osmanlı Devleti Dış Borçları (1854-1954 Döneminde Yüzyıl Süren
Boyunduruk) isimli yapıtından yararlanılmış.
Gazeteci dostum Koçak, “Büyük usta Aziz Nesin’in dizelerinde aktardığı gibi;
Bir gün bu memleketin yanağına öpücük,
Başucuna da bir not bırakıp gideceğim:
Öyle güzel uyuyordun ki,
uyandırmaya kıyamadım!.. sözlerini anımsadım
Ben de, Büyük Türk Ulusu’na bir başucu kitabı bırakmak
istedim.”diyor.
“İyi ki yazmışsın sevgili Koçak..
“İyi ki yazmışsın, çünkü yazılan kalıyor” diyorum ben de…

BİR CEVAP BIRAK