Johnson kampanyasını Brexit’ten başlattı

Muhafazakâr Parti’nin seçim kampanyasını başlattı… İngiltere parlamentosu 12 Aralık’ta erken genel seçime gidilmesi kararını almıştı.

Son 3.5 yıldır İngiltere’nin Brexit gündemine sıkışıp kaldığını yazan Boris Johnson, “Geçen her haftayla birlikte gecikmenin bize maliyeti artıyor. Brexit’in hayata geçirilmesini sağlayabilirsek, iş yerleri ve aileler büyük kararlar almak için önlerini görebilecekler – yeni bir işe başlamak, ev almak – çünkü şu an bunların hepsi durmuş durumda” dedi.

Brexit’in hayata geçirilmesi halinde İngiltere’ye ve İngiliz ekonomisine güvenin geri kazandırılacağını savunan Johnson, “Ben seçim istemiyorum. Hiçbir başbakan erken seçim istemez, özellikle de Aralık ayında. Ancak şu anki durumda başka seçeneğimiz yok, çünkü ancak Brexit’in önümüzdeki birkaç hafta içerisinde hayata geçirilmesi halinde İngiliz halkının önceliklerine odaklanabiliriz” ifadelerini kullandı.

Brexit referandumunun derslerinden birinin halkın bir kesiminin ihmâl edildiğini düşündüğünü göstermesi olduğunu yazan Johnson, fırsat eşitliği sözü verdi.

Johnson yazısına şu şekilde devam etti:

“Ülkedeki her çocuğun yeteneklerini gösterebilmesi için aynı fırsata sahip olması ve hayatını en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden ülkedeki bütün ilk ve ortaokullara 14 milyar sterlinlik fon aktarıyoruz.

“Herkesin güvenli sokak ve güvenli mahallelerle birlikte gelen temel güvenlikten yararlanmasını istiyorum. Bu yüzden polisimizi destekliyoruz, 20 polisi daha sokaklarda görevlendiriyoruz ve onlara arama yapma yetkisi vererek sokakta işlenen suçları engelleme imkanı veriyoruz.

“İngiltere’deki herkes dünya klasmanındaki sağlık sistemi sayesinde iç huzura ve güvene sahip olmalı. Bu yüzden ulusal sağlık hizmetine (NHS) rekor miktardaki 34 milyar sterlin aktarıyoruz.”

Johnson İşçi Partilileri Stalin ile karşılaştırdı
Johnson, yazısında ana muhalefetteki İşçi Partisi ve partinin lideri Jeremy Corbyn’e de yüklendi.

“Jeremy Corbyn yönetimindeki modern İşçi Partisi’nin talihsizliği, içten içe kâr güdüsünden iğreniyor ve vergileri gereksiz yere artıracak olmaları nedeniyle, ülkenin refahının temellerini yok edecek olmaları. Nefretlerinin sadece belli milyarderlere yönelik olduğunu öne sürüyorlar ve Stalin’in kulaklara (Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında toprakların yeniden paylaştırılabilmesi için öldürülen, tutuklanan, sürülen varlıklı köylülere verilen ad) zulmünden beri görülmemiş bir şekilde keyif ve kinle kişileri parmaklarıyla işaret ediyorlar.

“Gerçekte herkese vergi getirecekler: Emeklilik maaşlarına, iş yerlerine, mirasa, evlere ya da bahçelere.”

Avrupa Birliği (AB) ile üyelikten çıkış için yeni bir anlaşmaya vardığını hatırlatan Johnson, “Bu hükümet herkesin başaramayacağını düşündüğü bir şeyi başardı. AB ortaklarımızla yeni bir anlaşmaya varmakla kalmadık, aynı zamanda harika bir anlaşmaya vardık” dedi.

Johnson, “Brexit’i gerçekleştirelim ve bu ülkeyi ileriye taşıyalım” ifadelerini kullandı.

İngiltere Başbakanı yazısını şöyle sürdürdü:

“Corbyn ne öneriyor? Açıkça tanımlanmamış bir yöntemle anlaşmayı yeniden müzakere edeceği ve daha sonra anlaşmayı başka bir zehirli ve bıktırıcı referanduma sunacağı, ki bunda da halk için seçenekler ve İşçi Partisi’nin pozisyonu belirsiz olacak, kabus gibi bir program. Ve bütün bu süreçte, en azından bir yıl kadar iş dünyası için belirsizlik devam edecek ve yatırımlar hiçbir neden yokken yapılmayacak.”

Muhafazakârların yüksek maaş ödenen, üst seviyede yeteneklerin yer aldığı, az vergi alınan bir ekonomi yaratma olasılığına sahip olduklarını savunan Johnson, “İngiltere’yi bundan alıkoyan tek şey Corbyn’in Brexit’i ertelemesi” ifadesini kullandı.

İşçi Partisi en zengin yüzde 5’lik kesimin vergilerini artıracak
Ana muhalefetteki İşçi Partisi, iktidara gelmesi halinde ilk 3 ay içinde AB ile makul bir anlaşmaya varmayı ve 6 ay içinde de bu anlaşmayı halkın oyuna sunmayı vadediyor.

“İmtiyazlı azınlığın hükümeti yerine, iktidarı ve zenginliği çoğunluğun eline” vereceklerini ifade eden Jeremy Corbyn, iktidara gelmesi halinde ilk 100 gün içinde Muhafazakârların getirdiği sendika karşıtı yasaların kaldırılacağını, demiryolları, su ve elektrik gibi temel hizmetlerin kamu mülkiyetine alınacağını duyurmuştu.

Özelleştirmelerin durdurulacağını ifade eden Corbyn, ücretsiz eğitim ve ücretsiz çocuk bakım hizmeti sağlanacağını, üniversite harçlarının kaldırılacağını, sağlık hizmetinin iyileştirileceğini, kamu hizmetlerinin finanse edilmesi için, Muhafazakâr Parti’nin tersine, en üst gelir dilimindeki yüzde 5 için vergi oranının artırılacağını söylemişti.

İşçi Partisi iktidara gelmesi halinde 10 yıl içerisinde ücretlerde kesintiye gidilmeksizin haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürüleceği sözünü de vermişti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.