Kadında ‘şiddet’ öncelikli sorun

Kadında ‘şiddet’ öncelikli sorun

0
PAYLAŞ

Day-Mer Kadın Komisyonu tarafından düzenlenen “Kadın ve Ruh Sağlığı”  konulu panele katılan Psikoterapist Dilek Güngör, Britanya genelinde toplam 300 kadın sığınma merkezinin, buna karşılık yaklaşık bin 500 hayvan koruma ve sığınma merkezinin bulunduğunu söyledi. Güngör, son yıllarda terapi amaçlı başvuran kişilerin sayısında da artış yaşandığını belirtti.


Day-Mer Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle dernek merkezinde “Kadın ve Ruh  Sağlığı” konulu bir panele ev sahipliği yaptı.


Çok sayıda ev kadınının katıldığı panelde konuşan Psikoterapist Dilek Güngör, dünyada her dört kadından birinin şiddete maruz kaldığını ifade ederek, “Kadına karşı şiddet ya da toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, bir bütün olarak kadının insan haklarının ihlalidir. Bu, kadın sağlığı ve yaşamı üzerinde çok büyük bir etkiye yol açmaktadır. Dünyanın pek çok yerinden elde edilen, kadına karşı uygulanan şiddet verilerine göre, özellikle yakın partner şiddetinin görülme sıklığı artmıştır” dedi.


Avrupa’ya göç etmek zorunda kalan göçmen ailelerin birçok zorluk ve sıkıntıyla karşı karşıya bulunduğunu ve erkek egemen bir toplumda kadının ruh sağlığının korunmasına özen gösterilmesi gerektiğini de vurgulayan Psikoterapist Güngör, “Sosyal ve cinsel ayırımcılığa maruz kalan kadının ruh sağlığını koruması çok kolay değil. Bana terapi için başvuran kişilerin sayısında, son yıllarda büyük bir artış yaşanmaktadır. Artık sırada bekleyenler bile var” diye konuştu.


‘ŞİDDET AYRIM GÖZETMİYOR’
Güngör, Britanya’da yaklaşık bin 500 adet hayvan koruma ve sığınma merkezinin bulunduğunu, ancak toplamda sadece 300 kadın sığınma merkezinin hizmet verdiğini belirterek, “Bunun yorumunu yetkilileri ve size bırakıyorum” dedi.


Dünyanın birçok ülkesinde bir şekilde şiddete maruz kalan kadınların büyük bir sorunla karşı karşıya bulunduğunu ve en basit örneğinin, Türkiye’de 8 Mart kutlamalarında yaşandığını vurgulayan Güngör, “8 Mart kutlamalarında Türkiye’de solcu, sağcı veya başörtülü kadın da dayak yedi. Yani kadın sorununun hiçbir ayırımı yok. İster solcun, ister sağcı olsun şiddet hiçbir ayrım gözetmiyor” diye konuştu.


‘EL ALEM NE DER!’ MANTIĞI
Toplum içinde kadın sesinin az çıktığını ve kadınların sorunlarını dile getirmekten çekindiğini dile getiren Güngör, konuşmasını şöyle sürdürdü:


 “Kadınların birçoğu, toplum arasında çok yaygın olan ‘el alem ne der’ mantığıyla sorunlarını açıklamıyor ve çözüm yolu bulmuyor. Gönlüm ağrıyor diyen kadınla hiç karşılaşmadım, ama kafam ağrıyor, ağrılarım var diyen kadın da yoktur sanırım”. Dayak atan bir kocanın kolay kolay değişmeyeceğini ve kadının bir şekilde değişim göstermesi gerektiğini vurgulayan Güngör, “Kadın olarak ya dayak yemeye devam etmek zorundasın  ya da dayak yememek için yeni bir yaşamı tercih edilmelidir.”


Güngör, son olarak, “Kadına yönelik şiddet gibi, kadın sağlığının toplumsal cinsiyetle ilişkili risklerinin daha iyi anlaşılmasını ve sağlık çalışanlarınca toplumsal cinsiyet boyutları göz önüne alınarak sağlık sorunlarının teşhis ve tedavisinde daha etkili çözüm yolları bulunmalıdır. Ayırımcılığa göz yuman ve kadını ikincilleştiren toplumsal normların değiştirilmesi, sağlık bakım hizmetlerinin bütün basamaklarında kadının insan haklarının desteklenmesi, bu yönde atılacak gerekli adımlar olmalıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

BİR CEVAP BIRAK

fifteen − fifteen =