‘Kadınlara otobüs şoförlüğü öneririm’

Hergün ulaşım için kullandığımız, bazen gecikmelerine veya trafikte takılmalarına hatta durmaları için duraklarda elimizi kaldırdığımızda durmadıklarında inceden küfür ettiğimiz otobüs şoförleri. Bu durum otobüs şoförleri açısından daha farklı. Baktığımız konuma göre değerlendiriyoruz herşeyi, belki yeni bir bakış açısı kazanabiliriz diye, bu hafta bir otobüs şoförünü konuk ediyoruz. Çok fazla rastlayamayacağımız şekliyle hem Türk hem de kadın bir otobüs şoförü, Hikmet Kürek. Sarı saçları ve yüzüne uygun güneş gözlükleriyle ilk bakışta Türk diyemeyeceğimiz bir tarza sahip. Ve elbette 19 ve 16 yaşlarında iki çocuk annesi olduğuna inanabilmek de güç doğrusu. Günde ortalama 7 saat boyunca, klasik deyimle direksiyon sallamak kolay olmasa gerek. Hele bu işi bir kadın yapıyor ve Türkçe konuşan bir toplumda yaşıyorsa, direksiyon sallamanın yanısıra kırması gereken toplumsal önyargılar da vardır diye düşünürken, Hikmet Kürek’in bunları çoktan aştığını farkediyorum. İngiltere’de diğer etnik gruplara oranla çok fazla bir geçmişe sahip olmayan Türkçe konuşan göçmenlerden, bir kadın otobüs şoförüyle röportaj yapmak için çaba sarfettiğim sırada, gökte ararken yerde buldum misali bir Türk okulunun karne töreninde tanışıyor ve ilk fırsatta Kürek’in çalıştığı 76 numaralı otobüsün son durağı olan Tottenham Swan’da buluşuyoruz.


– Neden otobüs şoförlüğünü tercih ettiniz?
– İngiltere’de 17 yıldır yaşıyorum. Kolejde Administration (idarecilik) eğitimi aldım, ardından “administration” haricinde birçok iş yaptım. Mültecilere yönelik tercümanlık  veya form doldurmak gibi işlerde insanlara gönüllü olarak yardım ettim. Bu arada bilgisayar eğitimi de aldım; fakat idarecilik konusunda iki yıl boyunca iş bulamadım. Çocuklarımın okula gidişi benim otobüs şoförlüğünü tercihimi hızlandıran etkenlerden biri oldu. Kısaca kendi mesleğimde iş bulamadığım için otobüs şoförü oldum.


– İşinizde karşılaştığınız zoluklar nelerdir?
– Çok büyük zorluklar yaşamıyorum aslında. Daha çok otobüs şoförlerine herşeyi söyleme hakkı olduğunu sanan ve bu yüzden kabalık yapan yolcular, minicab ve blackcab sürücülerinin dikkatsiz davranışlarının yanında yaya ve bisikletlilerin bizleri zor durumda bırakan ve bazen ne yapabileceklerini önceden kestiremediğimiz ani hareketleri gün boyu insanı yoran bir dikkat gerektiriyor. Bunların yanısıra rasgele parkedilmiş araçlar, yayaların yoğun olması sonucunda trafiğin aksaması, duraklarda harcanan zaman, bilet satışı gibi gibi sebeplerden zamanında duraklarda olamıyoruz. Dışardan basit gibi görünen ama aslında merkezden kontrol edilen iyi bir organizasyon gerektiren ulaşım mekanizması var. Dakik olmak en önemli şartlardan birisi; çünkü bir otobüsün gecikmesi yolcu yığılmasına neden olabilir. Aynı sonuç, otobüsün varacağı hedefe erken ulaşmasıyla da ortaya çıkıyor. 15 dakikadan fazla geciktiğiniz anda merkezi arayıp konumunuzu bildirmeniz gerekmekte. Bazen yolcuları otobüsün üzerinde yazan son duraktan önce indirme nedenimiz, yolda kaybedilen zamanı geri kazanabilmek için yapılmakta. Yolcular pek hoşlanmazlar bu durumdan ama bunun nedeni otobüs seferlerinin düzenini devam ettirip, tüm yolcuların bekleme sürelerini en aza indirmektir.


– Peki bir kadın olarak otobüs şoförlüğünün zorlukları nelerdir? 
– Ben eskiden de ağır işlerde çalıştım. Hanım hanımcık yetişmedim. Fabrikada çalıştığım yıllarda üç defa parmağıma dikiş makinesinin iğnesi battı, hiç birşey olmamış gibi hastaneye gidip iğneyi çıkartırıp geldim. Ama bütün bunlara rağmen otobüs şoförlüğünün yorucu olduğunu söyleyebilirim. Nedeni de: vardiyalı çalışma şartları. Bir hafta sabah çalışmaya başlıyorsunuz, vücut bu saatlere uyum sağlıyor; fakat ertesi hafta farklı saat olmasına alışmak insan bedenini bazen yoruyor. Bir kadın olarak yaşayabileceğim en büyük sorun güvenlik sorunu. Gece vardiya değişimi yapılacağı durakta bazen kendinizi güvende hissetmeyebiliyorsunuz. Bu sorunu 76 numaralı otobüslerde yaşamıyorum. Kullandığım otobüsü garajdan alıp garaja teslim ediyorum.


– İşinizi seviyor musunuz?
– Gün boyu küçük sorunlar yaşasam da günün sonunda çok mutlu oluyorum. Bir buçuk yıldır otobüs şoförlüğü yapmaktayım. Ben bir işe girmekten çok yaptığım işi sevmeyi ve süreklilik kazandırmak gerektiğini düşünüyorum. Bu mesleği seviyorum ve uzun vadede sürdürmeyi planlıyorum.


– Türkçe konuşan insanlara da öneriyor musunuz otobüs şoförlüğünü?
– Tabii ki öneriyorum, şunu unutmamak gerek işe girmek değil işi sevmek önemli. Yapabileceğine inan arkadaşların da bazı şartları taşımaları gerekiyor. Otorum izni, 2 yıllık profesyonel sürücü ehliyeti, ve ehliyetinizde maksimum 3 puanınızın olması gerekiyor. Bunlar istenilen belgeler, bunların yanında: Dört haftalık eğitim süreci var. Eğitim süreci boyunca haftada 200 pound’luk bir ücret ödeniyor. Başarı ile bitirilmesinin ardından uyulması gereken küçük ama önemli konular var. Bunlar garaj supervisor’ı ile uyumlu olabilmek, işe zamanında gelmek, işe başlamadan önce kullanacağınız otobüsün eksikliklerini düzenli kontrol etmek ve işe başladıktan sonra telefonla konuşmamak. Bu küçük ayrıntılara dikkat edildiği vakit, çok fazla zorluğu olmayan ve diğer işlere oranla biraz daha iyi maddi getirisi olan bir meslek.


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here