Kafa Kesmek Daha Uygarcaydı

Kafa Kesmek Daha Uygarcaydı

0
PAYLAŞ

Günümüzde de halen kullanılan idam cezaları, kurşuna dizmek, asmak, çarmıha germek, gaz odası, elektirikli sandalye, kılıçla kafa kesme, boğazlama, giyotin, aç bırakma, iğne, recm ve hatta fillere ezdirerek öldürme gibi çok çeşitli yöntemlerle gerçekleştiriliyor. Bu cezalar genellikle kıstas esasına dayandırıldığından infazdan sonra adalet sağlandığına inanılıyor. Tabii ki dinlere ve yörelere göre idam çeşitleri değişse de cellatlar hükümete bağlı olmak zorunda.

Diğer dinlerden farklı olarak müslümanlıkta öldürülenin ailesi kıstas olarak mal alırsa (kan parası) katil serbest kalabiliyor. Hz. Peygamber zamanında belirlenen diyet miktarları açıkça belirtilmiş. Seçenekler a) Yüz deve, b) Bin dınar (miskal) altın, c) On veya onkibin dirhem gümüş, d) İkiyüz tane sığır, e) İkibin koyun, f) İkiyüz takım elbise…Yani kurbanın ailesi bu mal ve ya malları kabul ederse katil kelleyi kurtarıyor.

Son zamanlarda İŞİD vasıtasıyla popüler olan kafa kesme yoluyla idam, aslında MO 1200’lu dayanan bir infaz şekli. Eski Mısır, Roma, Britanya (hatta Keltlerin bu idam şekli konusunda oldukça büyük bir üne sahip olduğu iddia edilir)uygulanmış. Yakın Tarihte Fransa’nın meşhur giyotin’in yanı sıra Finlandiya, Norveç, Danimarka, Yunanistan, İsveç, Tunus ve Almanya da cezalandırma yöntemi olarak kafa kesmiş. İlginç bir detay olarak Almanlar 1967 yılına kadar, Çinliler 1949, İsviçre 1940 ve Fransa 1977 yılına kadar bu cezalandırma yöntemi kullanmaya devam etmiş.

Kafa kesmek su an hemen her şeriat ülkesinde uygulanan idam şekli. Amerikalılar bunu çok vahşi buldukları için Saddam Hüseyini asmıştı. Yani bazı istisnai durumlarda asma cezası da islam ülkelerinde kullanılabiliniyor.

Her ne kadar idam cezası İran ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle gündeme gelse de aslında bu ülkelerde yıllık idam oranı taplam 100-300 kişi arasında değişirken bu rakam Çinde 3000-5000 arası. Bu ülkeleri 30-50 arası rakamlarla Japonya, Kuzey Kore ve Amerika takip ediyor.

Bir de bunlara son yıllarda tabii İslam Devletini(İŞİD) de eklemek gerekiyor. İŞİD özellikle kendi uygar dünyasında sakince yaşayan beyaz adamı son derece tedirgin edecek törensel idam yöntemleriyle artık hemen her gün kendinden söz ettirmeyi başarıyor. Ürdünlü savaş pilotu Muaz el-Kesasibe’nin yakılarak gerçekleştirilen insanlık dışı idam görüntüleri ise tüm dünyayı ayağa kaldırdı.

Ancak akıllara ister istemez başka sorular takıldı. İslam dininde yakılarak öldürme var mı? Bu daha çok katolik ve hıristiyanların kullandırdığı bir cezalandırma şekliyken nasıl oluyor da müslüman bir gurup bunu uyguluyordu. Savaşta yakalanan esirler için belirtilen 2 ceza, kafa kesme ve taşlama iken İŞİD yakma yöntemini niye kullanmıştı? Ve bu yöntem sevap ya da sünnet yerine geçer miydi?

Tüm bu soruların dinsel yanıtlarını işin uzmanları verecektir ama İŞİD yaptığı açıklamada “Ürdünlü savaş pilotu Muaz el-Kesasibe nin bir savaş pilotu olduğu ve bombalama yaptığı köyde bir ailenin yanarak öldüğünü açıkladı. Ele geçirdikten sonra infazın da ölen ailenin evinin önünde yapıldığı” idi. Yani bir nevi kısas’a-kısas yasasını uygulamışlardı. Bu da doğal olarak yine islam bilginlerinin çözmesi gereken yeni bir problem olacak. Her ne olursa olsun kafa kesmek daha uygarca bir yöntemdi. İŞİD için bile.

PAYLAŞ
Önceki makaleBanka kapamak…
Sonraki makaleGeçmişten koptuk mu?

BİR CEVAP BIRAK

2 × 3 =