Kafasını kaşıyan adam (III)

Kafasını kaşıyan adam, yani KKA’ya gelen tepkileri yanıtlamak bana vacip oldu.
Önce göbeğini kaşıyan adam  (GKA) yeni bir prototip midir, onu hatırlayalım…
Bu tip, yani halkımızın çoğunluğuna yakını hep vardı, 1950 öncesinde de vardı, sonrasında da…
DP döneminde, Bayar-Menderes ikilisinden Adnan Menderes “Ben odunu aday göstersem, milletvekili olur” dediğinde, tam da göbeğini kaşıyan adamı işaret ediyordu.
Küçümsemek için değil, kendi gücünü göstermek için.
Çünkü göbeğini kaşıyan adam DP’liler için en büyük oy deposuydu.
Aslında aynı dönemdeki  “çarıklı erkanı harp” denilen tiplemenin, göbeğini kaşıyan adamdan (GKA) ayrılan fazla yanı yok.
1960 sonrası GKA’lar yok mu?
Yine çoğunluğa yakınlar.
Aynen bugünkü gibi…
Ama bu kez Demirel’i iktidara taşıdı bu GKA’lar..
KKA  azınlıktaydı çünkü.
Ta ki 1974’lere gelinceye kadar, GKA nedense hiç anımsanmadı.
Rahmetli CHP’nin eski lideri Ecevit, 1974-1977 arasında oylarını yüzde 42’ye dayandırınca, ortalıkta tek bir  GKA kalmadı adeta. Kimse göbeğini kaşıyan adamın adını anmadı birden.
Sanki yerin dibine geçtiler.
Oysa dağ-taş aynı GKA’larla doluydu…
1980 ihtilalinden sonra GKA sayısı azaldı mı?
Hayır, hatta tam tersine…
Hem GKA’lar arttı, hem din adamları sayısı.
Orgeneral Ahmet Kenan Evren sayesinde, İHD’lerin sayısı ve dolayısıyla göbeğini kaşıyan adamların dinci olanların sayısı da bereketlendi (!)
ANAP Lideri rahmetli Özal’ı iktidara, kafasını kaşıyanlar değil, GKA’lar getirdi.
Özal onlara “İşte benim ortadireğim”dedi.
Bakmayın Özal’ın ellerini havada birleştirip yaptığı dört eğilim işaretine ve söylevine.
Rahmetli Özal’ı da omuzlara alan GKA’lar oldu.
Ama kimse küçümsemedi onları..
Geldik 2000’li yıllara..
Onuncu cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in rahmetli Ecevit’e anayasa fırlatması ile krize girilen yıllarda, Devlet Bahçeli’nin erken seçime evet demesi, GKA’ların bu kez kıblelerini değiştirmesine yol açtı.
MHP’yi, ANAP’ı ve DSP’yi dibe vurduran GKA’lar yine vardı.
Yani AKP’ye yönelen GKA’lar bu kez de,  Erdoğan’ı iktidara taşıdılar.
Ama yine kimse çıkıp beş yıl boyunca “göbeğini kaşıyan adam”a çamur atmadı.
Sadece 22 Temmuz 2007 seçimlerine kadar.
Ve CHP’nin iktidarını bekleyen “miting tacirleri” genel seçimlerde sonuç kötü çıkıp, oylar yüzde 20’de kalınca GKA’lara yönelik ilk hücum borusunu öttürdüler.
Olmadı ama…
CHP iktidara gelseydi kesinlikle göbeğini kaşıyan adamın esamisi okunmayacaktı.
Ama Deniz Baykal dördüncü kez kaybetmesine rağmen “kazandım” dedi ve de göbeğini kaşıyan adam hedef tahtasına oturtuldu.
Hiç olmadı.
Gelelim yazıma gelen tepkilere…
Yüreği ülke sevgisiyle dolu olarak bildiğim ve tanıdığım Gönül hanım ve eşi Yüksel bey, Türkiye’yi uzaktan ama bizim siyasetcilerden daha iyi izliyor ve değerlendiriyorlar. Ama yine de uzaktalar ve özgürlük ülkesi Kanada’dan bakınca bazı gerçekler pek net görünmeyebilir. Benim yazımda bahsi geçen göbeğini kaşıyan adamlar topluluğu, “makul çoğunluk” değil. Okuyan-aydın sınıf hiç değil. Ben nüfusun yüzde 80-90’larına varan orandaki mutlak çoğunluğun göbeğini kaşıyan adamlar olduğunu varsayıyorum. Bu kesin ilk defa gün ışığına çıktı, güneş altında ısınmaya ilk defa başladı, adam yerine konmaya başladı ama başını uzatınca darbeyi yedi.
Evet, tahsil, terbiye ve yüksek eğitim ne yazık ki “eşek” olanın sınıfını etkilemiyor ve değiştirmiyor. Ama bizimki ortalama insan. Hep sırtına binilmiş. Şimdi kendisine daha yakın gelene, evine misafir olana oyunu verdiği için mutlu olabilir. CHP de GKA’ların evine kadar girebilseydi, onları kazanabilseydi ve GKA’lar da süratle değişebilselerdi. Hatta sosyal demokrat çizgiye gelebilselerdi.

Bir başka dostum ve meslekdaşım Ali Haydar Nergis de özgürlükler ve mutluluklar ülkesinden yazıma tepki vermiş. Aslında benden daha iyi bir toplum analizcisi kendisi. Yıllarca burada, Ankara’da gazetecilik yaptı. Ona bazı şeylerin değiştiğini söyleyemem. Tabi ki GKA’ların kötü siyasetcilerin elinde değişime uğrayamadıkları, eğitilemedikleri bir gerçek. Bunda tüm siyasi parti liderlerinin suçu var. Demirel’in belki değil, hepsinden fazla suçu olduğu aşikar. nBu suçu ve günahı nsıl taşuyacak bilemem.
Ama Bekir Coşkun’a göre, 84 yıllık birikmiş ihmal ve suçların hepsi göbeğini kaşıyan adama ait.
Ama insaf ile söyleyelim, tüm suçlunun göbeğini kaşıyan adam olması için hepimizin, Oranların benim ve Nergis’in de üzerimize düşeni tam yapmamız gerekmiyor muydu?
Yaptık mı?
Samimi ve içten…
Dürüstce düşünelim ve cevap arayalım…
Ne yaptık?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + 17 =