“Kainatın olmadığı ispatlandı…”

PAYLAŞ

Aynı şeyleri düşünüyor olmak beni mutlu etti. Yöntem konusunda bir sıkıntımız yok ama, doğruyu bulma konusunda her zaman sıkıntı yaşadığımızı düşündüğüm için, Murat Tulga Buyruk ile konuşmadan edemedim.

RÖPORTAJ: Birsen Altıner

Hayatınız bir film gibi? Bağdat Caddesi çocuğusunuz. Genç bir delikanlı iken Bağdat caddesinde üç arkadaş trafik kazası geçiriyorsunuz. İki arkadaşınız hayatını kaybediyor ve siz 3,5 ay komada kalıyorsunuz. Sonra bambaşka bir yolculuk başlıyor sizin için… Neler oluyor? Açabilir misiniz?

Evet kaza akabinde beyin travması geçirdim ve 3.5 ay travma devam etti. Konuşuyordum ama konuştuğum anlattığım şeyler saçma sapan şeyler örneğin; birinci dünya savaşı, Kızılderili – kovboy dönemi, Bizans dönemi gibi ama, bu reenkarnasyon zannedilmesin çünkü bu gün bilim, kuant zerrede kainatın tüm kaydının olduğunu anlatmaktadır. Hz. Muhammed’de zerre küllün aynasıdır diyerek aynı şeye işaret etmiştir. İnsan oğlu da yoğunlaşmış kuant kitlesidir.

Beyin travması geçirdiniz ve beyninizde farklı açılımlar oldu ve siz yaşamadığınız, görmediğiniz dönemleri anlatmaya mı başladınız?

Anlayacağınız travma neticesinde bendeki kayıtlar sınırlı ölçüde açılmış.Zaten benim geçirdiğim an 15 – 20 saniye gibiydi ama dışarda yani hastaneye gelip gidenler için, ailem ve arkadaşlarım için 3.5 ay gibi bir süre. Bir sabah hastanede uykudan uyandığımda normale dönmüştüm doktorlarda bu duruma şaşırdılar.

Ondan sonra mı Allah kavramı üzerine düşünmeye başladınız. Tasavvufa ve dine ilginiz yokken, yaşadıklarınız sonucunda mı başladı bu ilgi?

Evet… Kazadan sonra n sonra bende Allah kavramına karşı bir merak başladı, ötede oturmuş bizi seyreden bir birim olması bana komik geldi ve araştırmaya başladım. Sene 1985 – 1986 Ben Kuran’ın ve Hz Muhammed’in ne anlattığını anlamak için kendimce yola çıkıp araştırmalara başladım. En başta şunu gördüm ve öğrendim diğer dinler diye bir şey yok. Din demek sistem, düzen demek. Gelen tüm nebiler, Musa, Davut, İsa, Muhammed hepsi aynı sistem ve düzeni anlatmışlar. Hepsi geldiği dönemin şartlarına göre anlatmış. En son Hz. Muhammed geldiği için son noktayı o koymuş. O yüzden de son nebidir. Çünkü artık anlatılacak, aktarılacak bir şey kalmamış. Bizlerde onun önerdiği yolu kullanırsak aynı noktaya gelebiliriz, Ancak amaca ulaşmak için kullanacağımız araçların ne olduğunu tam anlayamadığımızdan, araçları amaç haline getirdik ve ana amacı unuttuk.

Hz Muhammed tam olarak neyi anlatmıştır?

Tasavvuf yolu son noktaya ulaşılacak en kısa yoldur. Bunu da Hz Muhammed anlatır. İlk açılımları Hira dağı Hira mağarasında yaşar. O mağaranın yapısı oldukça önemlidir. Hira mağarası mika mineralleri ile kaplıdır. Mika mineralleri dışarıdan hiçbir enerjiyi içeri almaz, içerdekinden yani Hz. Muhammed’den çıkan tüm kayıtları katlayarak ona geri döndürür ve hologramda tüm sistemi seyretmesini sağlar. Bunun üzerine Hz. Muhammed kendindeki açılımları herkes ile paylaşmak ister. Çünkü şunu fark eder kendinde ne varsa herkes de var. Bu paylaşımları kendi evinin sofasında o dönemin değerli zatları ile yapar Ali, Ebubekir gibi zaten sufi’lik ilk olarak Hz. Muhammedin sofasında başlar “sofilik” adı altında başlar, sonradan “sufilik” denmiştir.

Hz. Muhammed’in Hira mağarasında inzivaya çekilmesi esnasında yaşananlar nelerdir?

Hz. Muhammed ilk miracı yani FAKR’ı (yokluk) yaşayan kişidir zaten fakrımla iftihar ederim buyurmuştur. İşte bu sistemi bize anlatmıştır yani maddenin olmadığını sadece Allah adı ile işaret edilen olduğunu tabi burada Allah adı ile işaret edileni anlamak önemlidir. Namazı önerir çünkü namaz kök çakradaki kundalini enerjisini en kolay harekete geçiren ve tepe çakrasına ulaştırma yoludur. Kundalini Allahın Kudret vasfıdır ve bu her ademde yani insanda vardır işte kundalini enerjisi tepe çakrasına ulaştığında madde algısı düşer tüm illüzyonlar çözülür. Ve özü görmeye başlarız bu ilk adımdır yani kuant, diğer deyişle nur olduğumuzu ve kâinat dediğimizin ilk etapta kuant okyanusu olduğunu madde olarak algıladıklarımızın yoğunlaşmış kuantlar olduğunu anlarız.

Tasavvufla Kuantum birbirleriyle örtüşüyor. Kuantum deyince akla kuantum düşünce uzmanları, yaşam koçları geliyor ama ben Kuantum deyince Kuantum fizikten söz ediyorum. Kuantum fizik Newton fiziğin iddialarını neredeyse çürüttü. Maddenin olmadığına inanmak beş duyula yaşayan indanoğlu için mkabul edilecek bir şey değil gibi… Bu durumda ben yokum, siz yoksunuz, şu elimde tuttuğum telefon da yok… Peki biz ne görüyoruz ve nasıl herkes aynı şeyi görüyor?

Beynimizin çalışma sisteminden dolayı hepimiz aynı hologramdayız ve baktığımız her şeyin ana hattını aynı algılıyoruz çünkü tüm beyinler aynı prensip ile çalışıyor aslında hologram anlaşılınca parçaların olmadığı sadece Allah adı ile işaret edilenin olduğunu anlarız. Bunun için önce şartlanmaları kırmamız, genetik kayıtları temizlememiz lazım yoksa aynı döngü devam eder. Tıpkı Galileo döneminde insanların dünyayı düz zannetmeleri gibi. Ama bu gün herkes dünya yuvarlak diyor bende “dünya yok diyorum” nasıl Galileoya inanmadılar şimdide bana şaşkın şaşkın bakıyorlar ancak. Biz 5 duyu sınırında olduğumuz için sadece yoğunlaşanları algılıyor aradaki bağı görmüyor ve boşluk var zannediyoruz ancak idrak arttığında böyle olmadığı anlaşılıyor bu gün kuantum fiziği bunu ispatladı hatta daha ileri gidilerek Cern de Yokluk (Hiçlik) bulundu yani Hz. Muhammedin, evliyaların anlattığı dünya âleminin ve tüm âlemlerin bir hayal olduğu Hologram olduğu ispatlandı.

Cern’de ne buldular? Neyi ispatladılar?

Cern’de Kainatın olmadığı maddenin olmadığı bulundu. 25-30 sene sonra herkes benim şimdi anlattığım bilgilere sahip olacak bunlar çok sıradan basit bilgi olacak zaten biz 3. Boyutta(en, boy, derinlik) 4 e (zaman) kayıtlı yaşıyoruz. 6. Boyuta çıktığımızda AN da oluruz ki her şeyin olup bittiği farkındalığı ile tüm âlemleri seyrederiz, daha basit dille hologram genişler. Hz. Ali bunu çok güzel anlatır. “ilim bir nokta idi cahiller onu çoğalttı” kısacası benim yaptığım kendimdeki kaydı açabildiğim kadarı ile insanlara aktarmak, paylaşmak çünkü bende ne varsa herkes dede aynısı var burada da Halife özelliğimiz açığa çıkar Kuran bunları mükemmel anlatır bizim en büyük sıkıntımız Kuran’ı anlamamak onu putlaştırmak ya da ölü arkasından okuma kitabı yapmak. Kuran insandır. Kuranı anladığınızda kendinizi anlarsınız. Yine Hz. Ali ne demiş “ben yürüyen Kuran’ım” sistemi 1460 sene önce ne güzel anlamış ve aktarmış Hz. Muhammed bizler anlattıklarını anlamak yerine onu ve Kuran’ı putlaştırmışız ki Hz.Muhammed putları kırmış ama biz sistemi anlatan Kuran’ı anlayaıp hayatımıza geçirmek yerine put yapmış ona tapıyoruz.

Seminerlerinizde bunları mı anlatıyorsunuz?

Seminerlerimde bütün bunları hem bilimsel hem de ilim yoluyla anlatıyorum çünkü ikisi bir bütün. Ama maalesef bizler ayırıyoruz çünkü Allah adı ile neye işaret edildiğini anlayamadık Allah’ı öteye koyduğumuzda o ve biz yani çokluk olur ve şirke düşeriz. Namaz müminin miracıdır yani FAKR ı yokluğu namazda yaşarsınız kundaliniyi tepeye çıkartırsanız. Tabi burada sadece şekilde kalmayalım okuduklarımızın ve söylediklerimizin önemi ve açığa çıkan frekans çok önemli onun bilincindemiyiz yoksa ezberden namaz kılıp duruyormuyuz? Zikir çok önemli çünkü bizler esma terkipleriyiz beyin hücrelerimiz esmalardan açığa çıkan frekanslara göre programlanmış tabi bu bilimsel bir konu bunları seminerlerimde uzun uzun anlatıyorum. Zikir ile çok şey yapabiliriz ancak neyi nerede kullanacağımızı bilmemiz gerekir çünkü ihtiyacımız olmayan bir frekans yükleyerek ayarı da bozabiliriz ki, zaten önce bilinçaltını temizlememiz gerekli. Bende seminerlerimde herkesin anlayacağı dilde bunları anlatıyor insanları bilgilendiriyorum ve enerjimizi nasıl kullanabileceğimizi, bilinçaltı yüklerimizi nasıl temizleyebileceğimizi anlatıyorum

CEVAP VER