Kalkandan zile uzanan bir İstanbul hikâyesi

İlk olarak Osmanlı ordusuna kalkan üreten ve daha sonra mehter takımının aletlerini yapan Zilciyan’dan mesleği öğrenen Mehmet Tamdeğer, şimdi ürettiği zilleri 50’den fazla ülkeye satıyor.

İstanbul’da zil üretiminin serüveni 1623 yılında Samatya’ da Zilciyan ailesi tarafından kurulan Zilciyan atölyesinde başladı. İlk olarak Osmanlı ordusuna kalkan üretimi yapıyorlardı. Daha sonraları ise mehter takımına müzik aletleri ve kiliselere çan yapımı konusunda hizmet veren Zilciyan zamanla Batı tarzı müziğin Moda haline gelmesi ile müzik enstrümanı olan zilin yapımına başlamış oldu.

1940’lı yıllarda Trabzon’dan İstanbul’a göç eden Mehmet Tamdeğer’in Zilciyan ile yolu ise henüz 10 yaşında kesişmiş. Samatya’da yaşamaya başlayan Tamdeğer, 10 yaşında babasını kaybedince ailesine destek olmak için çalışma kararı almış. Zilciyanların atölyesine girip çalışmaya başlamış. Ustası Mikael Zilciyan’ın kendisine hem ustalık hem babalık yaptığını belirten Mehmet Tamdeğer sahibi olduğu İstanbul Zil’in hikayesine şöyle anlatıyor:

‘En iyisi Türkiye’de’

“Çalışırken hem iş arkadaşım hem de ileride ortağım olacak Agop ile tanıştım. Çok iyi arkadaş olduk Agop’la. 1978 yılında ustam Mikael Zilciyan hayatını kaybedince Zilciyan markası sona erdi. Ben de işsiz kaldım. İki sene aradan sonra zil yapımında çalıştığım arkadaşım Agop’la ortak bir zil yapım atölyesi kurmaya karar verdik.

Bağcılar’da kurduğumuz atölyede zil yapımına devam ettik. Ünlü müzik gruplarının davulcuları gelmeye başladı. Bir gün dönemin en ünlü davulcularından Amerikalı Billy Hart geldi, hangi zili alacağına karar veremedi. Çıkarken ‘Ben şimdi gidiyorum ama buraya kimler gelecek, göreceksin’ dedi. Zamanla dediği gibi birçok ünlü müzisyen bizim zillerimizi almak için atölyemize geldi.

1996 yılında ortağım Agop’un vefatı ile yoluma kendi firmam olan İstanbul Mehmet Zilleri olarak devam etme kararı aldım. Halen “İstanbul Mehmet Zilleri” bugün 50’den fazla ülkeye ihracat yapıyor. Tüm zamanların en iyi dördüncü davulcusu olarak anılan Tony Williams’ın yanı sıra Carmine Appice, Micke Backelin, Horacio El Negro Hernandez, Carmine Appice, Erik Smith, Elvin Jones, Kiko Freitas, Snowy Shaw, Jack DeJohnette gibi davulcular İstanbul’un zillerini tercih ediyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki dünyanın en iyi el yapımı zilleri Türkiye’de üretiliyor.”

İyi bir zilin formülü

Mehmet Tamdeğer, Mikael ustanın yanında çalışırken kendisine her şeyi öğrettiğini belirterek, iyi bir zil yapımında gerekli olan formülü öğrenme macerasını işe şöyle anlattı: “Bir gün ustamızın biz çıktıktan sonra ne yaptığını seyretmek için çatı arasına saklandık. Mikael ustanın bakırlarla kalayları nasıl tartıp karıştırdığını, erittiğini nefesimizi tutarak izledik. Zaten her şeyi biliyordum. Tek bilmediğimiz kalayın bakırın hangi ölçülerde tartıldığıydı. Zillerin sırrını böylece öğrenmiş oldum.”

‘Oğullarım bu işi devam ettirecek’

Mehmet Tamdeğer’e göre bu işin en önemli noktası işini sevmek. Kendisini hayata bağlayan en önemli şeyin zil olduğunu belirten Tamdeğer, “İşimle ilgili dünya üzerindeki tüm fuarlara gitmeye çalışırım. Zili daha iyi nasıl üretirim diye bütün yenilikleri öğrenmeye çalışırım. Üç tane oğlum var onlar da bu işi öğreniyor, üçü de bateri çalıyor. Birisi müzik okulunda eğitim alıyor. Fuarlara onları da yanımda götürüyorum. Bu mesleği onlar devam ettirecekler” diye konuştu. OZAN GÜZELCE – MİLLİYET İSTANBUL

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.