Kalkan’ın yarısı yabancıların elinde

Anayasa Mahkemesi’nin, yabancılara taşınmaz  satışını öngören 4916 sayılı yasayı iptal etmesinden önce Kalkan’ın yarısı yabancıların eline geçti. 


Anayasa Mahkemesi’nin, yabancılara taşınmaz  satışını öngören 4916 sayılı yasayı iptal etmesinin ardından, güney sahillerinde emlak sektörü iyice hareketlendi. Alanya’da emlak almak için 2500’e yakın yabancının yasa ile ilgili yeni düzenlemeleri bekledikleri söyleniyor. Bölgede emlakçılık ve iş takipçiliği yapan girişimciler, yasanın iptalinin satışları pek etkilemeyeceği görüşünde birleşiyorlar.Antalya bölgesinde satışların en yoğun yaşandığı yerleşimlerden biri de Kalkan.


Kaş ve Kalkan, nüfusu yoğun olan yerleşimlere göre daha çok tercih edilen yerler konumunda. Yasanın iptalinde önce yapılan satışlar, neredeyse Kalkan’ın yarısının yabancıların eline geçmesine neden oldu.


Çoğunluğunu İngilizlerin oluşturduğu yabancıların bölgenin ekonomisine ve sosyal yaşamına getirdiği yeni koşullar, bölge halkının tepkilerine neden oluyor. Kalkan’da villa satın alan İngilizlerin, kısa süre kaldıktan sonra villalarını internet yoluyla ya da ülkelerindeki ilişkileri aracılığı ile kiralama yoluna gitmeleri, Kalkan’da turizm sektörünü zora soktu.


Taksicisinden, lokantacısına, manavından, otelcisine kadar Kalkan esnafı bu konuda dertli. İngilizlerin bölgede “kolonileştiğini” dile getiren bölge halkı,   başta Kaş ve Kalkan olmak üzere, dağ köylerine kadar yayılan  satışların, tarım arazilerine doğru yönelmesin! in tehlikeli boyutlara ulaştığını dile getiriyor. Köylüler, arazi taleplerinin dağ köylerine kadar yayılmasını, talebin sadece deniz ve güneşle açıklanamayacağının bir göstergesi olduğunu dile getiriyorlar.


“Yasanın iptali satışlara etki eder mi?” sorusuna köylülerin verdiği yanıt “hayır!” Bu durumu daha iyi anlamak için Kaş’ın Çukurbağ köyünden, yasanın iptal edilmesinden önce gerçekleşen satışların rakamlarına bakmak durumu daha net anlatıyor; Çukurbağ köyünde 3 dönüm arazinin 250 milyar gibi bir fiyata alıcı bulması, iptalin pek te çözüm olmayacağının göstergesi.


 Arazi satışlarında gözlenen bu hareketlilik, hazine arazilerinin irtifak yoluyla kiracılarına devredilmesi konusunda ciddi sorunların yaşanacağının habercisi. Yabancılara satış söz konusu olduğunda örneğin mezarlık manzaralı bir köy arazisinin dekarı 70-80 milyar gibi fiyatlarla satışa sunulurken, deniz kıyısında ve rantabl mevkilerde bulunan hazine arazileri üzerinde bulunan kiracılar için belirlenen fiyatlar için bu durum emsal teşkil etmiyor.


Bölgenin ekonomik dokusu yabancılara yapılan bu satıştan etkilenirken, sosyal doku da zarar görmeye başladı. Kaş’ta 22 yıldır avukatlık yapan Salim Cengiz, sosyal dokuya ilişkin görüşlerini şöyle dile getiriyor: ” Önceleri parasal değerinden çok manevi değerleriyle, babadan oğula el değiştiren arazilerin  yabancılara satışın hızlanmasıyla aile içi anlaşmazlıklar ortaya çıkmaya başladı.


Bu konuda açılan onlarca dava adli makamları meşgul ediyor. Üzerinde yaşanılan toprak parçası önceleri atadan kalan manevi bir mirastı. ‘ Ocağı tüttürmek’ deyimi, geleneksel aile içi bölüşümlerin belirleyicisi durumundayken, bunun yerini kavgalar, dargınlıklar ve aile yapısının parçalanması aldı. Yabancıların artan talepleriyle birlikte, yıllardır gidilip gelinmeyen ! araziler birden değer kazandı ve artık köylüler kendi köylerinden arazi alamaz konuma geldi…”


Bölgede yükselen tepkilerin bir sonucu olarak geçtiğimiz aylarda “Kalkan Ve Atamülkünü Koruma Derneği” adında bir dernek kuruldu. Yasanın iptalinden önce bu satışların oluşturduğu çarpıklığa dikkat çekmek üzere kurulan dernek bu konuda çok sayıda sivil toplum örgütünden de destek görüyor. Deneğin başkanı siyasetbilimci ve gazeteci olan Emine Karakitapoğlu, yasanın iptal edilmesinin kesin bir çözüm olmadığı görüşünde.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 2 =