KAMBOÇYA… Yeni yılın ilk haftası cep telefonsuz kalmak

KAMBOÇYA… Yeni yılın ilk haftası cep telefonsuz kalmak

0
PAYLAŞ

1 Ocak 2017’nin ilk saatleri Kamboçya’ya gitmek üzere Jakarta Soekarno- Hatta havalanına vardığımızda elektronik uçak biletimizle check-in yapmak için cep telefonuma uzanıp da ellerim çantamdan boş çıktığı an başımdan kaynar sular dökülmüştü!

Halbuki telefonumu hazırlayıp, masanın üzerine koymuştum, çıkmadan önce en son alacağım şeydi! Mesajlarımı son dakikaya kadar kontrol ediyordum. Hatta çıkmadan kendime bir eposta daha göndermiştim ki uçak e-bileti en üstte olsun, hemen ulaşabileyim diye. Aslında eşim çıktısını alacaktı unutmuş neyse!

Çaresiz öyle idare edecektik, ne de olsa bu iletişim çağında herşey elektronik, sanal olarak hallediliyor. Çıktılar, biletler tarih oldu nerdeyse.Ben eski usul bilet illa da elimde olsun isterim.

Gülseren Tozkoparan Jordan Kamboçya’da

E-bilet eşimin cebinde de olduğu için sorun çözüldü, Vietnam havayolları tıkır tıkır çalışıyordu. Ancak benim zaten bozuk olan moralim bu gereksiz unutkanlıkla iyice bozulmuştu…

Sabahın ilk saatlerinde İstanbul’dan aldığımız gecekulübüne silahlı saldırı haberi ile sarsılmış, epeydir beklediğimiz tatil için yola buruk bir şekilde çıkmıştık. Aklımız,yüreğimiz İstanbul’da, vatanımız güzel Türkiyemizdeydi…

Yine masum bir çok insan katledilmiş, bir çok yuvaya ateş düşmüş, insanların güvenlikte olma ihtiyacı sarsılmıştı! Yeni yıl sevinci herkesin kursağında kaldı, kutlamaya bile dilimiz varmıyordu.
Tarih tekerrüden ibaret! Gecen yıl da Bali’ye tatile giderken havalanında Ankara’da Barış Yürüyüşüne yapılan bombalı saldırıyı haber almıştık ve o tatil zehir olmuştu.

Haberleri okuyup okuyup patlamanın korkunçluğu, uzakta olmanın çaresizliği, tatilde olmanın suçluluğu ile göz yaşlarımı çocuklardan saklamaya çalışarak ağlayıp durmustum.

Cep telefonumu unuttuğuma benden çok üzülen çocuklarım oldu. Morali bozuk bir anne ile tatil çekilmez olabilirdi. Kendilerininkini kullanabileceğimi söyleyerek beni teselli etmeye çalıştılar. Empati yapıyorlardı. Cep telefonsuz tuvatlete bile gidilmeyen bugünlerde öyle düşünmekte haklılardı. Cep telefonunu tuvalate düşürmüş birkaç arkadaştan hikayelerini dinlemiştim, hangisi dayanıklı hangisi değil tecrübe edilmişti. Telefonu sudan çıkarıp birkaç gün pirince yatırırsanız kurtarmak mümkünmüş aklınızda bulunsun! Temizlensin diye sabunlarsanız tedavisi imkansız!

O sebeple onlara ve bana seyahatte bir hafta cep telefonsuz, internetsiz kalmak düşüncesi kabus gibi geliyordu ki bu gercekti. Aslında göz damlamı unuttum sanıp paniğe kapıldığımda taksiyi durdurmuştuk, damlayı buldum. O zaman geri dönseymişiz belki farkederdim cebimi masada!

Gülseren Tozkoparan Jordan Kamboçya’da

Aslında kötünün de kötüsü cep telefon kesesinde yakın-okuma gözlüğümünde olduğunu hatırlamam oldu. Hem de tam duruma alışmış ve daha çok kitap okurum dediğim anda jeton düşmüştü! Gözlüksüz de kalmak, bir hafta tatilde okuyamamak, ne eziyet!

Bu sefer de imdadıma eşim yetişti ve kendi gözlüğünü paylaşmayı teklif etti, zaten numaralar çok yakındı. İnsanın yaşının ilerlemesi bir yana bu süreçte bana en çok koyan okuma gözlüğüne ihtiyaç olması durumudur, sürekli yanında bulundurma zorunluluğu!

Kendime çok kızıyordum, nasıl unuturdum! Bu da mı yaşla ilgiliydi, unutkanlık! Kapıyı kilitleyerek en son çıkan bendim. Herşeyi kontrol etmiş herşeye karşın bir gün önce yaptığım poğaçaları almayı bile unutmamıştım.

Düşünüp dururken bu sefer de “ya o dalgınlıkla kapıyı da tam kilitlemediysem şüphesi” düştü içime ve kemirmeye başladı beni, bir de uçağın 3 saat gecikmesi tuzu biberi oldu. Karşı tarafta bizi bekleyen şoföre nasıl haber verecektim , 2017 güzel gelmişti!

Kızmın WhatsApp’ından komşum Sibel’i arayarak kapıyı kontrol etmesini rica ettim. Komşuluk hala önemli, ev alma komşu al diye boşuna söylenmemiş! Sibel’den iyi haber gelince artık kısmen rahatladım, kapı kilitli, kediler doyurulmuş, bekleyecek şoföre de bir şekilde haber ulaştırılmıştı.
Kamboçya’nın Siem Riap şehrinde ilk aradığım ve aldığım ucuzundan bir okuma gözlüğü oldu. Nişantası Pazarında 10 lira olan gözlüğe 8 dolar istediler de pazarlıkla 3 dolara aldım.Pazarlık şart!

Yine de arkadaşlardan gelen mesajları cevaplamak tatil sonuna kalacaktı, durumu açıklardım elbet.

Aileye mesajları çocuklar çekti, haberleri otellerde BBC izleyerek güncelledim.

Barabaros Şansal’ın tutuklanması ve İzmir terör saldırısını BBC’den öğrendik. Kötü haberler hızını kesmeden dünyanın her tarafından gelmeye devam ediyordu.
Ben bu arada telefon ve internetsiz yaşamaya alışmıştım bile! Tıpkı eski günlerde olduğu gibi, tek eksiğim fotoğraf makinasıydı.

Cep telefonu hayatımıza gireli beri fotoğraf makinalarımız eskidi, bozuldu güncellemedik, ihtiyaç yok ki! Nasıl olsa bir taşla bir çok kuş vuruyoruz. Böyle bir durumda kalınca onların yine de bir tatilde elzem olduğunu farkettim.

Bu seferlik Kamboçya- Angkor Wat Arkeloji Parkı, Öldürme tarlaları fotoğrafları çocukların cep telefonları ile çekildi.

Cep telefonsuz gözümde büyüyen bir haftalık tatil sonunda aslında bunun bana nasıl iyi geldiğini farkettim. Kamboçya’daydım, tatildeydim, elimin altında sürekli bipleyen bir telefonum yoktu. Her fırsatta wi-fi peşinde koşmuyor, sosyal medyadan da uzakta, bulunduğum yerin ve anın tadını çıkarıyordum.

Kızımın okulunda yapılan her tür okul gezisinde öğrencilerin yanınına cep telefonu alması yasaktır. İlkeleri “Disconnect for connect”, “Bağlanmak için bağlantıyı kes” ilkesi uygulanıyor. Bulunduğu ortama tam yoğunlaşması ve öğrenmesi için dikkati dağıtan ve bir tür yalnızlaştıran cep telefonunu yasaklıyorlar. Kurulan web sayfasına zaman zaman haber ve fotoğraflar yüklenerek aile ile iletişimi kendileri sağlıyor.

Planlamadığım halde ben de bu gezide aynı ilkeyi uygulamış oldum. Daha çok gözlem yaptım, kafam dinlendi, içinde olduğum ortamı tam hissettim. Acıları ve üzüntüleri bir süre erteledim. Oradaysam tam anlamıyla oradaydım, sohbetler daha tatlı oldu, daha iyi dinledim!

Yeni yıl kararları

Her yeni yılda yapılması gelenek olduğu üzere alacak yeni kararlarım yoktu 2017 için ama bu sayede oldu…

Tatil olsun olmasın cep telefonu ile araya mesafe koymak gerek diye düşünüyorum hayatımızı işgal etmesinler!

Eskiden sadece eposta vardı ve en uygun olduğumuzda oturur cevap verirdik. Şimdi WA da iki yeşil çizgiyi gördükten sonra anında cevap bekliyoruz. Aksi halde hemen senaryolar yazılmaya başlanıyor. Ne yemek saati kaldı, ne dinlenme, ne izleme,her an cevap verme, iletişimde olma, her yere yetişme gibi bir his, bir durum var. Hele de cevaplama konusunda hassassanız benim gibi yandınız! Zaman farkında olmadan uçup gidiyor. Bu konuda zaman yönetimi şart!

Doğal sonuç olarak bir haftadır WA mesajlarını, e-postaları cevaplayamadım, Arkadaşlarımın doğum günlerini kaçırdım. Hepsini sıraya koydum uygun bir zaman da yanıtlayacağım.

Sonra da kendime yeni yıl hediyesi olarak güzel bir fotoğraf makinesi alacağım.. Her yıl görmediğim bir yere mutlaka gitmeye çalışıp, yeni yemekler tadacağım.

Aslında insanlığın yüzkarası Pol Pot’un ülkesi Kamboçya gezisi izlenimlerimden de bahsedecektim ama çok uzattım, artık onlar bir sonraki yazıya kaldı.
Gecikmeli olarak yeni yılınızı kutlar, acıların son bulmasını, insanlığın artık kendine gelmesini Kızıl Khemer lideri Pol Pot gibilerin cezasız kalmayıp, aslında dünyaya hiç gelmemesini dilerim.

Devamı var…
Gülseren Tozkoparan Jordan /9 Ocak 2017 / Cakarta-Endonezya

BİR CEVAP BIRAK