Kan ağlıyor Ortadoğu

GÜVERCİNLER
VARDI DÜŞLERİMİZDE
BARIŞ SİMGESİ GÜVERCİNLER
DÜŞLER
VE DÜŞLER ÖTESİNDE…
SONRA
KANATLARINDA BOMBA TAŞIYAN
UÇAKLAR HALİNE
DÖNÜŞTÜLER BİR BİR BU GÜVERCİNLER
VE İNSANLARIN ÜZERİNE
ÖLÜMÜ ATEŞLEDİLER…

Irak’da, Badat’a uçaklardan ölümün ateşlendiği günler henüz çok gerilerde kalmadı… Evlerimizde, televizyonlarımızı açtığımızda, bir şehrin üzerine bombalar yağdırıldığını gördük… Bombaların yanıp sönen ışığında insanların ölümünü, annelerin koynundaki bebekleri, oyun çağında çocukları, deli fişek delikanlıları, gelinlik kızların can çekişmelerini birebir izleyemedik belki ama alev almış gökyüzünün altındaki o cehennemi hissettik ve acıdı yüreklerimiz…

Peki bir şey yapabildik mi o günlerde?
Bugün bir şey yapabiliyor muyuz?
Yarın bir şey yapabilecek miyiz?

GÖRÜYORDUM
ORADAYDIN
SEN PEMBE RENKLİ
UÇUK BENİZLİ UMUT
BİR GÖRÜNÜYOR
BİR KAYBOLUYORDUN
DÜŞMÜŞTÜM YA ELİNE
BENİMLE OYNUYORDUM…


YÜRÜDÜĞÜNÜ HİSSEDİYORUM İÇİMDE
GÜN BE GÜN BÜYÜDÜĞÜNÜ
YİTMİYESİN DİYE KORUYORUM SENİ
GÖZÜMÜN İÇİ GİBİ BAKIYORUM SANA
‘UMUT’ YAVRUM
TERKETME BENİ EMİ?

Evet Ortadoğu’nun umuda ihtiyacı vardı. Umutsuz yaşanmazdı çünkü…
Umut olmayan bir ülkede hayat da yer bulmazdı…

UMUT BİR ÜLKEDİR
ADEMLE
HAVADAN BU YANA
TARİHİ ALTIN HARFLERLE YAZILAN…
UNUTULSA  TÜM DESTANLAR
UNUTULSA MASALLAR
VAROLDUKÇA İNSANLIK 
YAŞATILACAK OLAN…
ASILDIKÇA
İNSANLAR YAŞAMAYA
YOLUNDA İNANÇLARI
SEVDALARI
OLDUKÇA
UMUT BİR ÜLKEDİR 
HAYATI
YAŞANILIR KILAN…

Ortadoğu bekliyordu umudu. Her şeye rağmen yaşamak, çiçeklenmek, hayat bulmak istiyordu. Bir halk başka türlü nasıl ayakta kalabilirdi ki.

BEKLEDİM…
HEP BİR ŞEYLER OLACAK DİYE
BEKLEDİM…
ŞU DİYEMEDİĞİM
AD VEREMEDİĞİM
BİR ŞEYLER OLACAK DİYE…
HERGÜN
AYNI YERDEN DOĞAN GÜNEŞİN
BİRGÜN FARKLI YERDEN
DOĞACAĞI O GÜNÜ
BEKLEDİM
HEP BEKLEDİM….

GÖZLERİM ASILI KALDI TOMURCUĞA
GÖREBİLMEK İÇİN RENGİNİ ÇİÇEĞİN
SULAMAK GEREKLİYDİ
BELKİ BİRAZ ISITMAK
IŞIK TUTMAK…
GÖZ YAŞI AKITTIM İÇSİN DİYE TOMURCUK
BİR TUTAM ÇALDIM GÜNEŞTEN
HEM IŞISIN
HEM ISITSIN DİYE
AMA İNATLA
ISRARLA
DİRENDİ TOMURCUK
SANKİ YEMİN ETMİŞTİ AÇMAMAYA…
GÖZLERİM ASILI AMA HALA O TOMURCUĞA
UMUTLA
ISRARLA
İNATLA
VE BEN BEKLİYORUM HALA…

Umut bir yere kadardı ama, bu halkın kaderi üzerine oynanan oyunlar sürdükçe umut bir yere kadardı… Ortadoğu yıkıldı, yakıldı, toprakları yeniden kazılıyor, ve herkes biliyor ki Mevlana’nın bahsettiği o gülleri veya buğdayları yetiştirmek için değildi bu kazıma işi… Evet, şu anda bellenen, kazılan bu toprakların bir gün gül bahçesine, tarlaya, bostana dönüşebileceğini kimse ummuyordu Ortadoğu’da…

“Acaba Mevlana hiç düşünmüş müydü, bazılarının bellediği ya da kazdığı topraklara gül ya da buğday yerine kan ve zehir ekebileceğini ve sonra ölüm biçebileceğini… Delinen cerahatın iyileşmek yerine, paslı, mikroplu bıçakla delindiği için, daha da azdırılarak kangrene dönüştürülebildiğini… Söylemesi çok ağır ama yinede söyleyemeden geçemeyeceğim, Mevlana’nın mezarında kemikleri sızlamaz mıydı acaba, bu terzinin kestiği kumaşı insanlara  giysi niyetine değil  kefen niyetine biçtiğini görseydi…  Üzgünüm ama,  bunca ölüm, bunca yıkım, bunca güç, bunca  zor, bunca kuvvet, bunca silah bunca tank, bunca bomba, daha da arkası geleceklerle kan gölüne dönüşmüş bir Ortadoğu , daha iyi şeyler düşündürtmüyordu bana…”  

Irak’da ilk bombaların atılmasından ardından Açık Gazetedeki  ‘Devrimci Mevlana Irak’ı Görseydi Ne Derdi’ başlıklı yazımda böyle demiştim ve görüyordum ki, değişen bir şey yoktu dünden bugüne Ortadoğu’da şimdi de. Hatta her şey daha kötüye gidiyordu. Çünkü amaçlar belli, beklentiler, planlananlar belli ve bunların hiçbiri barış, kardeşlik, demokrasi ile ilgili değildi gerçekte…

AMAÇ HEP GÜÇTÜ
BARIŞIN ARDINDAKİ GİZLİ HECEDE BİLE
KİMİ PETROLDÜ
KİMİ ALTIN
KİMİ BAKIR
KİMİ BOR MADENLERİ
AMA HİÇBİR ZAMAN
OLMASI GEREKEN DEĞİLDİ
BARIŞ
SEVGİ
KARDEŞLİK 
DEĞİLDİ HİÇBİR ZAMAN
BU GÜCÜN AMACI…

SAVAŞ KONUŞMAYI SEVMEZ
BARIŞIN SÖYLEDİĞİNİ
YOK ETMEKTİR İŞLEVİ

SAVAŞ
HAYATA GEÇİRİLMEDEN ÖNCE
SOYUT BİR KAVRAMDIR
ONDAN KORKMAYIN
SAVAŞI YARATAN
BEYİNLERDEN KORKUN ASIL SİZ
SİLAHI KULLANAN ELLERDEN DEĞİL
KULLANDIRAN
DÜŞÜNCELERDEN SAKININ…

Çünkü bu düşüncelerin sahipleri kötü amaçlıdır… Hem de çok kötü amaçlı. Kardeşi kardeşe vurdurmakta, aynı ülke halklarını birbirine düşürmekte, kinden nefretten gözleri dönmüş insanları, kime, neye, niçin düşman olduklarını bilmeden savaşın, ölümün kucağına atmaktadırlar. Çünkü bunlar gerçekten acımasızdırlar… Ölü sevicidirler, insan yiyicidirler,  hayat kemiricidirler..Yani Sömürgecidirler…

İnsan uğruna savaştığı şeyi bilmeli öyle değil mi… Sırf birileri birbirine düşürdüğü için, karşısındakini kendisine düşman bellettiği için kurşun sıkmamalı öyle değil mi… Böyle bir dünya da kim yaşamak ister… Kim perdelerini açık  tutmak, çocuklarını sokağa bırakmak ister… Filistinli çocuklar bu yüzden ancak çatıda oyun oynayabiliyor, anneler pazardan aldıkları bir kilo meyve ile evlerine dönerken yollarda ölüyorlar, öğretim üyeleri Gazze’den Ramallah’taki Üniversitelerine can güvenliği nedeniyle gidemedikleri için öğrencileri ayaklarına geliyor bir şeyler öğrenebilmek için, hem de yollarında ölümün pusuda beklediğini bile bile… İsrail hükümeti tarafından mavi hüviyet verilmeyenler yok sayılıyor Filistin’de, insanlar  kontrol noktaları arasında kilometrelerce yol tepiyorlar işlerine gitmek, bir sonraki kasaba ya da köydeki yakınlarını görmek için.  Bu yüzden yıllardır yakınlarını göremeyenler var…  Perdeler ise hep kapalı Filistin’de, çünkü perdelerin ardında görmek istedikleri ne bir aydınlık, ne bir güzellik var…

PERDELERİM
CANINIZI SIKMASIN
SAKLADIĞIM BİRŞEY YOK
SİZLERDEN…
BEN SADECE
BENİM OLANI KORUYORUM…
SEVGİYİ
BARIŞI
DOSTLUĞU
EMEK VERİP
BÜYÜTTÜĞÜM YUVAMA
DIŞARDAKİ DÜNYANIN
BARUT KOKAN SOLUĞU
GİRMESİN İSTİYORUM…

DEVLEŞMİŞTİ
DUYGULAR MERCEĞİN ÖN YÜZÜNDE
ÖFKELER DEVLEŞMİŞTİ
KEDERLER DEVLEŞMİŞTİ
ACILAR DEVLEŞMİŞTİ
KORKULAR DEVLEŞMİŞTİ
HERŞEY
HERŞEY
ÖYLESİNE DEVLEŞMİŞTİ Kİ
MUTLULUK
KÜÇÜCÜK
KÜÇÜCÜK KALMIŞTI
MERCEĞİN TERS YÜZÜNDE…

Mutluluk küçücük kalmıştı gerçekten merceğin ters yüzünde Ortadoğu’da Irak’da, Filistin’de… Umutlar kaybolmak üzereydi… Ama hayaller vardı hala. Çatıda oynayan çocuklar belki yıldızlara uzanamıyor, dokunamıyordu onlara ama avuçladıklarını, tutabildiklerini düşünebiliyorlardı hayallerinde yıldızları ..  

DÜŞÜNCEMİN
YETECEĞİNİ SANARAK
YILDIZLARA DOKUNAMAM
AMA DÜŞÜNEBİLİRİM
İSTEDİĞİM KADAR
DOKUNDUĞUMU ONLARA
KUCAKLADIĞIMI ONLARI
VE HATTA
AVUÇLARIMDA TUTTUĞUMU…

Evet Ortadoğu kan ağlıyordu, ümitler azalmış, korku yürekleri dağlamıştı ama yine de vazgeçmiyordu çocuklar düşlerinde yıldızları avuçlamaktan… Onlar çocuktular, cehennemi bile unuturdular… Ama çok şansızdılar, böyle kanlı bir coğrafyada, Ortadoğu’da doğdukları için çok şansızdılar…

 ÖYLE KISIR Kİ BENLİĞİM
ŞU KIRAÇ TOPRAĞINDA
ÖYLE SOLGUN
ÖYLESİNE  SARARMIŞ Kİ BAHÇEM…
NE OLURDU BIRAKSA ZAMAN
KOŞSAM ÇİTSİZ YAŞAM BAHÇELERİNDE
SINIR TANIMASAM
KIZMASA BAHÇIVAN AMCA
BİRAZ KIR ÇİÇEĞİ TOPLASAM…

İsterdim ki tüm bahçeler sizin olsun Ortadoğu’nun talihsiz yavruları, ana kucağında bebekler ölmesin, çocuklar çatılarda oynamak zorunda kalmasın… İsterdim ki bahçıvan amcalar böylesi acımasız olmasın, bir poşet meyve almak için pazara çıkmış anaları yollarda vurulmasınlar, babaların işlerinden evlerine dönerlerken canlarına kıymasınlar; mavi hüviyetler, sarı hüviyetler olmasın Filistin topraklarında, Gazze’den Ramallah’a gitmek için kontrol noktalarından geçmek zorunda kalmasın insanlar; Irak’da, Bağdat’da, Felluce’de çocuklar çitsiz bahçelerde özgürce, tüm çocuk neşesiyle koşabilsinler, oynayabilsinler… Önlerine engel olarak bahçıvan amcalar çıkmasın dünyanın hiçbir yerinde koşmak  isteyen, oynamak isteyen çocukların…

_________________

*Yrd. Doç. Dr. İ.Ü İktisat Fakültesi

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.