Kanada notları… (I)

Son 10 yıl içinde üçüncü kez geldiğim Kanada’nın Montreal kentinin bir milim dahi değişmediğini görmek beni hayretlere düşürmedi.
Düşürmedi çünkü insanları da, yaşam da, ulaşım ve şehrin gelişmesinde de hiçbir gerileme yok.
Olumlu da olsa çok büyük gelişme de yok.
Yani on yıl içinde ilave olarak tek bir AVM dikilmemiş Montreal’da.
Kent yönetimi tutucu ve gerici(!) galiba..
Montreal Quebec, eyaletine bağlı Fransız bölgesi.
Dil olarak Fransızca hakim. Bir anlamda “Frankofon Cumhuriyeti” yani.
Fransızca dışında, yirmi tane yabancı dil bilseniz hikaye.
İş bulmanız için Fransızca şart…
İngilizce bilenler de iş buluyor, ayakta kalıyor ama Fransızca bilmek demek maça 1-0 önde başlamak demek.
Fransa Fransızcası değil, Kanada’lıların kendine has bozulmuş Fransızcası yeterli.
Yani burada, devletin bedava verdiği lisan kurslara katılıp Fransızca öğrenseniz de, bir işe başladığınızda bu gerçek Fransızcanız, pek para etmez.
Çünkü burada konuşulan Fransızca, Karadenizlilerin dili gibi.
Karadeniz dilini anlarsınız neticede ama burada doğanların konuştukları dili, gerçek Fransızlar dahi anlamakta güçlük çekiyor.
Burada hayat da tek düze…
Pek renkli ve heyecanlı değil yani.
Misal: Sokak ve caddelerinde trafik çok sakin.
Stres yok, korna sesi yok. Tartışma yok.
Fren sesi, hiç yok.
Korna çalana rastlamadım. Acaba araçlara korna konmamış mi diye kuşkuya düştüm desem yalan olmaz.
Sadece ambulanslara siren çalma izni verilmiş gibi..
Etrafta polis-molis de pek görünmüyor.
Polise hiç rastlamadım desem yeri.
Trafik polisini ise bir iki kez, bir köşede dinlenirken tesadüf eseri gördüm
Ne biçim kent ise ortalıkta asker de yok.
Tıpkı Türkiye’deki gibi.
Asker kışlasında.
Burada askerlik icat edildikten sonra hep kışlada eğitim görmüş askerler.
Nizamiye dışına hiç çıkmamışlar.
Öyle ihtilal-mihtilal yapmamışlar, teşebbüs dahi etmemişler anlaşılan.
Bizde askerin bir ayağı hep kışla dışındaydı ya.
Neticede 2007 yılından sonra, ünlü internet muhtırasından sonra bizde de asker kışlasına döndü.
Kanada ve ABD askerleri gibi bizim askerimiz de kendi sınırları içinde görev yapmaya başladı ya, çok şanslı sayılırız.
Yalnız burada dikkatimi çeken bir husus oldu.
TV’lerde Kanada Savunma Bakanlığı’nın yayınlanan ilanları dikkatimi çekti.
Kanada Ordusuna katılım azalmış olmalı.
Hatta Ordu kurulması bile güçleşmiş duyduğuma göre.
Yani ordu zayıflamaya(!) başlamış.
Bunu telafi etmek için de, Kanada hükümeti halka çağrı yapıyor “Gelin asker olun. Askerlik iyidir” diye her kanalda reklamlar devamlı dönüyor.
Eğer bu çağrıya uyulmazsa Kanada hükümetinin işi zor…
Hem de çok zor.

(devam edecek)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.