KANADA… Söylemiştik, dinlemediniz!

Biz boşa haber vermiyoruz, dediğimiz çıkıyor. 

Beş yıl evvel, 2014 yılının Şubat ayında Açık Gazete’de bir haberimiz yer aldı:

¨1 Dolara Satılık Tren İstasyonu!¨

Kanada’nın British Columbia’sı, yani İngiliz Kolombiya’sındaki Abbotsford kasabasında bulunan 3 katlı bir tren istasyonu, artık oradan tren miren geçmediği için satılığa çıkarılmıştı. 

Bir Dolar bastıran alacaktı. 

E, sen niye gidip almadın birader, demeyin; alamazdım.

1 Doları bastırmak yetmiyor, içerisine masraf yapmayı şart koşuyordu demiryolları idaresi.
Bir de Frasier Vadisi olarak bilinen yerdeki bu bina, sırtını dayadığı dağın arada bir çığ tehlikesine maruz kaldığından, satın alacakların bir yüksekçe set inşa etmesi gerekiyordu; bütün masraf bu…

Restore etmek şart; süresi de vardı: 5 yıl içinde adam edilmesi gerekiyordu.

Yüz elli yıllık tarihi binayı alan yaşadı, demiştik.

Sonunda Kanadalı bir yatırımcı 1 dönümlük arazi üzerindeki buraya 1 Doları bastırdı, toplamında 400 metre kareye yayılmış üç kata 11 oda, geniş salonlar, mutfak, tuvalet, balkon, işte ne lazımsa hepsini yerleştirip restore etti. 

Kaç para harcadığını muhasebecisi bilir, teferruatlı bir havadis alırsak yazarız; şimdilik bilmiyoruz.

Yalnız burayı 3 milyon 750 bin Dolara satılığa çıkarttığını biliyoruz. 

Bu fiyatın içinde lüks bir evde bulunabilecek her tür semi-klasik / yarı yarıya modern mobilyalar da bulunuyordu. 

Geçen Nisan ayında bir müzayedeye çıktı evvela bu şato gibi ev, yeterince fiyat görmedi, satıcı vazgeçti, malını geri çekti; mal onun değil mi, ister satar ister üstüne yatar.

Bu sefer fiyatı 4 milyon Dolara çıkarttı; demek neymiş, satılmayınca fiyatı indirmeyecek, aksine artıracaksın. 

Bunları bilsek zaten kapitalist olmuş, böyle gazete köşelerinde sürünmezdik.

Şimdi Abbotsford Tren İstasyonu pazarlıksız, ¨elini öpene¨ ve ¨göbeğini kaşıya kaşıya¨ satıcı tarafından ¨markete çıkarıldı.¨ 

Tırnak içinde yazdıklarımıza bakarsanız, fark edeceksiniz ki, birazcık piyasa dilinden de anlarız hani…

Diyeceğimiz şu, biz Açık Gazete’de yazdık mı boşuna yazmayız, paranın bile kokusunu alır, haberdar ederiz. Keşke o vakit 1 Doları bastırsaydık, bizim Yayın Yönetmeni, editörümüz Faruk Eskioğlu’yla; elli, elli kırışırdık. 

Fakat dediğim gibi, gerisini nasıl hâllederdik?

Para parayı çekiyor, a dostlar!

¨Zengin arabasını dağdan aşırtır, fakir düz ovada şaşırır!¨

Bu atasözünü de buraya iliştirip şunu söyleyerek Kanada’dan bu mühim havadisi tamam edelim: 

Siz, bir daha, böyle elli kuruşa bina haberi yazarsak, kulak verin; e mi!

Yabancıya gitmesin…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.