Kanunnağme-i valide

Ben naçiz kulunuz böyle ulu işlerden anlamam.  Anayasa değişecekmiş dediler, olabilir.
Bu anayasanın   NETEKİM  paşa tarafından kaleme alındığını söylerler bu yüzden elbette vardır birkaç kusuru.

Örneğin bazı yerler paşanın hayran olduğu bir Picasso tablosu.
Ama Picasso’ nun en son zamanları. Kübikleri de aşmış olmuş sana en güdük insani haklar karmaşası…

Ama o Marmaris paşası. Elinde su şişesi.. yani kakafoninin en hızlı tekerlemesi…O bir  askeri kalem.  Askeri kelam.

Her durumda vatandaşı hazır ol-da tutan bir büyük emir komuta zincirlemesi.

Elbette vardır bir yerinde prangalara mahkum etmesi.

Amma velakin şimdi bu yeni düzeltmenlere bakıyorum da eski anayasa onun yanında sanıyorum bir çeşit insan hakları beyannamesi.

Maruzatıma açıklık getireyim. Bendeniz kitaplardan  hukuk ta okudum, azıcık bilirim. Hukuk bir boşluklar arazisidir.

Bu atmosferde  tıpkı uçak türbülanslarına benzeyen hava boşlukları vardır.
Hani uçak bu boşluğa düştüğünde , dindar olanlar kelime i şahadet getirir, olmayanlar son kelime i saadetlerin hatırlayıp oracıkta krizlenir.

Neyse ki uçak düzelir. Kaptan pilot un o hem uhrevi hem teknoloji bileşeni sesi duyulur:
-Türbülanstı  atlatıldı. Altına dolduranlar tuvalet kapısı önünde birikmesin. Uçak yan yattı.

İşte böyle boşluklar efendim.

O boşluklarda Allah-ü talanın izniyle ne biçim at oynatırsın.

Sana sunulan ilk maddeden yola çıkarak öyle noktalara varırsın ki
millete parmaklarını ısırtmaz, yedirirsin.

Yüzük parmağındaki yüzük bilahare evlatlarının şeyinde boncuk arayan anaları nihayet mutlu edecektir.

Bu anayasanın ben önce bir vatandaş olaraktan ismi değişsin derim.

Çünkü Türk dil kurumu sözlüğüne de geçmiş bulunan ananı al git
deyimi anayasamızın  içtihatına  uymamakta adeta bir iç iltihap vazifesi yapmaktadır
.
Benim arzum ve de arzım son Osmanlıların anayasayı  KANUNNAĞME-İ VALİDE olarak değiştirmeleridir.

Resim kelimesi yasak edilip resmi gazete yerine minyatür gazete denilip, minimize halinde Memalike  sunulmasıdır.

Ayrıca MHP ile olan yakınlaşma nedeniyle bu anayasa Polat Alemdar be Memati’ ye de tasdik ettirilmelidir.

Hat ustalarımız bu konuda devreye girmeli,  Hat ı alan Ankaraya gitmelidir.

Çünkü ey kari, , ( okuyucu demektir eski dilde, karının inceltilmişi değil yani  )Bu anayasa uygulamalarının gerçek yüzü ortalara  çıktıkça halkımızın anayla başlayan engin edebiyatının bu büyük kitabı kebir i etkileyeceğini düşünmekteyim…

Ana ağlaması bu edebiyatın ilk deyimi olacaktır kanaatindeyim.
Sonrası Allah kerim.

Özellikle büyük bilgin Üskül  hoca efendinin bizzat atamızın annesi hanımefendi Zübeyde hanımı da alıp gitmesini gerektiren maddeleri
bu ülkenin ulemasını bahtiyar ederken, biz Atatürk sevenlerini erken yaşta ihtiyar edecek niteliktedir.

Sanırım ilk takdiminde insancıl ve adeta  AİHM i “biz bunları daha önce niye düşünmedik”  diye ahlandırıp inletecek kıvamdadır.

Ama ismiyle müsemma Budun beyefendi gerekli budamaları bizzat yapacak, ve biz alem i budalalar olarak bu değişikliklere hayran hayran bakacağız

Nasıl  ki  Susurluk ayranını içen ve hala otellerde geğiren Çakıcılara yarasın der gibi Budun budamalarına da yarasın diyeceğiz.

Ama bir süre sonra sanırım bizzat bu kitabe i hukuk mazrufuna bakıp “ahhh çekeceğiz ve diyeceğiz ki
” SEN ESKİSİNDEN DE BÜYÜK BİR YARA-SIN”

Diyeceksiniz ki nereden biliyorsun.
Görünen köy kılavuz ister mi ?
Barajları bahçe havuzuna çeviren bir anlayış hangi konuda çatlak topraklar misali kuruyup  kalmayacak , merak eden var mı ?

Bakın borsa dünya borsalarına endeksli olarak ilk refleksini dibe çökmekle yaptı.

Hani ekonomik patlama yaşıyorduk, elimizde patladı.

Sattık savuyoruz.  Her gün 3 şehitle vatanı savunuyoruz. Acemi politikalarla Acemlere her gün biraz daha yaklaşıp, Ahmet Necdet’ ten Ahmed-i Necat cihadına  doğru mesafeler kat ediyoruz.

BİR ATATÜRK CUMHURİYETİNİ KATLEDİYORUZ !

Ah ben sade vatandaş,  ben de dilimi budadım. Bana ne sonra…

Ama isterim ki bizim evin önünden akan bir dere var, onu bana versinler.

Emekli maaşımdan  kessinler, çünkü susuzluk kapıda…

Biz temiz milletiz. Susurluk çamuruna battık ama susuzluk istemeyiz.

Ayrıca  Üskül hoca efendi de bütün maddelere birer püskül taksın isteriz.
Budunla olmaz, bu budama işi için mutlaka birkaç ehil bahçıvan da gelmeli deriz.
Unkapanı sigorta önündeki arzuhalcilere dileklerimizi bir dilekçe olarak yazdırıp yeni cami avlusuna bırakacağımızı belirtiriz.

Cami avlusuna mutlaka geleceklerini biliriz.

Demokrasi, Cumhuriyet koskoca bir ağaçtır, bir çınardır, malumunuz.
Bunun bütün dallarını budamak zarardır diyebilir bu ehil bahçıvanlar…

 Hatta derler ki bindiğin dalı da kesme sayın Budun…

“Demokrasi karşısında insanlık gelişmesinin illaki bizim kıyılara da vuracak akıntısı karşısında nedir ki senin etin budun.”

Aman bunlar  beni alakadar etmiyor. Siz ismi değiştirin yeter.
Kanunnağme i Valide…

Son Osmanlılar geliştikçe kanun-nağme-i valide sultan da olabilir.

Kanun karşısında boynumuz kıldan incedir.Yoktur aksi bir
düşünce !

Ama bir gün kanun karşısında boynuz kulağı geçerse bakarsın başlarız yakınmaya ince ince.

Sivil sivilce olunca…

Hele çıban da olursa  sıkmak gerekir .
Şirpençe çıbanından daha beteri:

Şerpençe çıbanı…

Şeriat irinli, iltihaplı…
Dua edelim de biz de “sivilce” temizleyelim bu çıbanı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here